🪷 Anoreksiya nervoza hastalığı üzerine olan bu film , hastalığı öyle şahane betimlemiş ki empati kurmamak mümkün değil . Biliyorum ki , bugün bu toplumda , dünyanın her yerinde empati yoksunluğu var . İnsanlar birbirlerini anlamıyorlar . Kimse kimsenin ne…devamı🪷 Anoreksiya nervoza hastalığı üzerine olan bu film , hastalığı öyle şahane betimlemiş ki empati kurmamak mümkün değil . Biliyorum ki , bugün bu toplumda , dünyanın her yerinde empati yoksunluğu var . İnsanlar birbirlerini anlamıyorlar . Kimse kimsenin ne hissettiğini önemsemiyor . Çoğu insan empati kurmaktan çok uzak , buna gereksinim duymuyor .Oysa ihtiyacımız olan yegane şeylerden biri . Bu film , yeme bozukluğunun ne kadar zor olduğuna dair , bu hastalıkla mücadele eden insanları anlamamızı sağlıyor .
🪷 Başrol karakterimizi Lily Collins canlandırıyor . Biraz internetten baktım . Sanırım kendisi de geçmişinde bu hastalıkla mücadele etmiş . Ve filmde elde etmek istedikleri zayıflık için kontrollü bir şekilde kilo vermiş . Makyaj , görsel efekt olmadan bu rol için gerçekten kilo vermiş . Ve bu taktir edilesi bir durum . Tabi ki , rolü için kilo veren tek oyuncu değil fakat bu her şekilde önemli bir ayrıntı bence . Lily Collins’in oyunculuğu da çok güzeldi kesinlikle .
🪷 Filmde çoğu kişi gibi benimde en çok etkilendiğim sahne , Ellen’in annesinin , onu bebek gibi besleyip ninni söylediği sahneydi . Bebekken onunla ilgilenemeyen annesi , bu yöntemle kuramadıkları duygusal bağı kurmak istedi .Bunun işe yarayabileceğine inandı . Anne ve çocuk ilişkisinde kurulan bağ gerçekten çok önemli . Buna yapılan vurgu , bu hastalığın sebebine yapılan vurguydu esasen .Ellen’ın ebeveynleri ile sorun yaşaması , bu hastalığa yakalanmasında büyük rol oynamıştır .Tabi sadece bunlar da değil , Ellen diğer herkes gibi . Beden eleştirilerine , modern zamanın oluşturduğu güzellik algılarına maruz kalmış olabilir . Bu filmde gösterilmiyor . Ama zaten yeme bozukluğu psikolojik bir rahatsızlık , toplumun bedenler için oluşturduğu normlar , aile içi ilişkiler ve zorbalık üzerine ortaya çıkması mümkündür . Filmin sonu kötü bitmedi , olumlu bitti . Fakat , Ellen’in tamamen iyileştiği ve güzel zamanlar geçirdiği , hayat dolu olduğu anları görmek isterdim . Bu nedenden ötürü finalini yetersiz buldum . Ama onun dışında , bu filmi izlemenin faydalı olduğunu düşünüyorum .
🪷 Yeri gelmişken söyleyeyim . Bu konu hakkında başka filmler için yorum yapmışlığım var . Fakat , üzeri çabuk kapatılabilecek bir konu olduğunu düşünmüyorum . İnsanların oluşturduğu güzellik algıları , yine insanlara zarar veriyor . Gerçekten hiç anlamış değilim . Etrafımda bedeninden hiç memnun olmayan insanlar tanıyorum . Hep başkalarının onlar üzerine düşüneceklerinden yakınıyorlar . Bu duruma her şahit olduğumda çok üzülüyorum . Bana sorarsanız , kendi kilon ya da bedeninle barışık mısın diye . Bu konu hakkında pek yanıt veremem çünkü elimden geldiğince düşünmemeye çalışıyorum . En nihayetinde bedenler sadece bedendir işte . Bir hastalık taşırken , iyileşme isteğinden başka bir şey düşündürtmeyen . Mutlak sonumuz olan ölüme varınca , topraklar altında kalacak olan . Bu topraklar üzerinde beğenmediğimiz bedenler , bu topraklar altındayken rahat uyusunlar . Ne diyebilirim ki , herkes kendine göre bir kural çıkardı . Çirkin ve güzel diye bir mantık ortaya çıktı . İnsanlar , bedenlerinden ruhlarından , sözlerinden , giydiklerinden yargılandılar . Sanki bir suçluymuş gibi . Gerçekten yargılandılar . Kilo , sivilce , zayıflık vs. bırakın artık . Hala bunlar üzerine mi konuşuyoruz gerçekten . Bu dünya da sevilecek binlerce şey varken , biz sadece pis nefretimizi kusuyoruz . Hoşçakalın , ve kendinize kocaman sarılın bence . Çünkü başkasının sevip sarılmasına gerek yok . Herkesin bedeni de ruhu da kendisine yeter . Biz sadece sevgimizi paylaşalım . Ve başkalarının her hangi bir şeyine dil uzatmaktan cayalım artık .🪷
“İnsanlar seni sevdiklerini söyler.
ama kastettikleri şey , seni sevmenin onlara
kendilerini nasıl hissettirdiğini sevmeleridir.”
🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷