Uçsuz bucaksız sular. Canlı türünün yarısından fazlasını içinde barındıran okyanuslar, denizler. Bir de ona hiç saygı ve ya sevgi duymayan bizler. Bizim ve içinde yaşayan canlıların hayatının tehlikede olduğunu göre göre o suları kirletiyoruz? Kolay olan bu olduğundan mı? Bir…devamıUçsuz bucaksız sular. Canlı türünün yarısından fazlasını içinde barındıran okyanuslar, denizler. Bir de ona hiç saygı ve ya sevgi duymayan bizler. Bizim ve içinde yaşayan canlıların hayatının tehlikede olduğunu göre göre o suları kirletiyoruz? Kolay olan bu olduğundan mı?
Bir türün gözle görülür şekilde azalması demek onunla beslenen türlerin de azalması ve onun besini olan türlerin ise gittikçe artması demek. Bu bir ekosistemin tamamen bozulması ve sonucunda bizlerin, dünyanın tehlikeye girmesi demek. Dünya'nın sonu da bizim sayemizde gelecek.
İzledikçe şok yaşamaya devam ettim çünkü her şeyin arkasından başka bir olay, başka bir gerçek çıktı. Para uğruna yapılan bir sürü şey. Dolandırıcılık ve sahtekarlık. Gözümüze çok güzel gözüken o markalar ve ya denizi korumak uğruna kurulmuş kuruluşların hepsinin arkasında yatan pisliği gösteriyorlar. Para kazanmak için yapılmayacak şey kalmadığını bir kez daha görmek çok üzücü.
Sudaki canlıların hayatını riske atan şeylere dikkat çeken ve en azından bir adım atarak elimizden geleni yapmamız için bizi teşvik eden güzel bir belgesel. Dünya'ya bakışımıza yeni perspektifler katan bu belgesele bence bir şans vermelisiniz. Çünkü nerede ne olduğunu bilmek hepimizin hakkı.
❗Spoiler içeren alan.❗(Eğer izlemeyi düşünmüyorsanız lütfen okuyun. Gerçekleri öğrenmelisiniz...)
Balina avlamak 1986'da yasaklanmış. Tüm dünyaya. Fakat bu yasağı umursamadan gizlice ava devam eden birkaç ülke var. Bunların başında da Japonya ve özellikle Fransa geliyor.
Taiji. Bunu gizlice yapan Japonyadaki yerlerden biri. Bu belgeselde de denizleri kirletmekten daha büyük bir tehditin varlığını hisseden Ali, bunu çözmek için cesaret isteyen bir adım atıyor. Ve adımı Taiji'ye denk geliyor.
Bu yunusların neden öldürüldüğü en büyük merak konusu tabiki. Yunus eti tercih edilen bir şey değil. Para da etmiyor bu yüzden. Öldürmeden sadece esir alarak eğlence parklarına götürmek gerçekten güzel para ediyor. O zaman neden bu Yunuslar avlanıyor? İşte bunun cevabı çok saçma. Balıkçılara göre onlar bir tehtid. Yediğimiz yani para eden balıklar Yunusların besin kaynağı olduğu için. Bu nasıl bir caniliktir... Bir hiç uğruna koskoca bir düzen bozuluyor. Yüzlerce can alınıyor. Bir hiç uğruna.
Köpekbalıklarının yüzgeçlerini kesip suya geri bırakmak da bu caniliğin başka bir örneği. Onları ne kadar sevmesek de denizleri yani bizi etkileyen önemli bir canlı köpekbalığı. Onların neslinin tükenmesi demek denizlerin bataklığa dönüşmesi ve bizim de yaşayamamamız demek.
Sonra balıkçılığa dikkat çekiliyor. Aslında duyduğumuz onca plastiklerden uzaklaşın sözlerinin arkasındaki büyük yalanı öğreniyoruz. Balık avında kullanılan misinalar, teller ve ağlar... Bunlar sudaki kirliliğin en büyük nedenleri. Bizim evimizde kullandığımız plastikler bunların yanında aslında hiçbir şey. Tabiki bu demek değil ki çöplerinizi denize atın. Yapabileceğimiz ilk ve en basit şey plastik kullanımımızı azaltmak belki de. Sonrası daha zor gibi. Balık yemeyi azaltmak ve azalttıktan sonra da balık avlamayı daha temiz hale getirmek gibi.
Dünya'da bizim bilmediğimiz çok pis işler dönüyor gerçekten. Çok yazık. Kendimizi öldürmekten başka bir işe yaramıyoruz...
✔10/10
'26.06.22