IMDb puanı ile raf puanı arasında hatrı sayılır fark olan filmlerden. Ancak çok ilginçtir ki benim filme verdiğim puan ikisinin arasında. Bu yüzden yorum yapmayı tercih ettim. Öncelikle yeniden çekim olan filmler, eğer önceki film iyiyse ciddi bir dezavantaj ile…devamıIMDb puanı ile raf puanı arasında hatrı sayılır fark olan filmlerden. Ancak çok ilginçtir ki benim filme verdiğim puan ikisinin arasında. Bu yüzden yorum yapmayı tercih ettim.
Öncelikle yeniden çekim olan filmler, eğer önceki film iyiyse ciddi bir dezavantaj ile başladığını ifade ederek başlamak gerekiyor. Tabi Dolittle hikayesinin dördüncü diyebileceğimiz uyarlaması bu. İlk örneği 67 yılında vizyona girmiş. Onu izlemedim. Ardından 90'lı yıllarda Eddie Murphy'nin oynadığı 2 filmi izledim. 2006 yılında Dolittle 3 adı altında ancak Dolittle karakterinin kadın olduğu bir versiyonu var ki IMDb puanı düşük olduğu için izlemedim. Yorum yaptığım film ise bu yüzden bana göre dördüncü versiyon.
Böyle bir senaryo için 90'lı yılları ele alırsak ya Eddie Murphy ya da Jim Carrey başrol için en uygun kişiler olurdu. Eddie Murphy bu yüzden Dolittle rolünde sırıtmıyordu. Puanı öyle yüksek olmasa da benimsenmiş bir karakter ve dolayısıyla izlenebilir hale gelen bir film ortaya çıkmıştı. Bizler ise doğal olarak kıyaslamayı bu versiyon ile yapıyoruz. Beğenmeyenlerin de muhtemelen çocuk yaşta diğer versiyonu izledikleri için ve o zaman içerisinde izledikleri bir avuç film arasında yaptıkları sıralamayı baz aldıkları için bu versiyonu beğenmediklerini düşünüyorum. Yoksa aynı tadı veren, çok farklı bir Dolittle tiplemesi var karşımızda.
Robert Downey Jr bu rol için uygun kişi miydi sorusuna gelecek olursak, Ryan Reynolds gibi birisini ya da Kevin Hurt tarzında birisini seçenekler arasına alırdım. Ama Robert Downey Jr da gayet uygun bir isim olmuş. Sırıttığını düşünmüyorum. Role oturduğunu ve hatta kendinden bir şeyler katması ile izlenebilir tarzda olmasını sağlamış. Tabi senaryo zayıf kaldığı için önceki versiyondan ileri giden bir yapım olmayı da kaçırmış.
IMDb ile Raf arasındaki puan farkına gelecek olursak, bizler puan verirken daha duygusal davranıyoruz. Bunda sadece konuya bakıyor oluşumuz, sadece film sonundaki hissimizin tüm filmin önüne geçiriyor oluşumuz, sadece başrol oyuncusuna hissettiğimiz yakınlık gibi gibi tek kriter üzerinden puan veriyor oluşumuz... Kısaca tek kriterdeki duygusallığımız... Eddie Murphy versiyonda da aynı şekilde ciddi bir puan farkı olması, Raf kamuoyunun bu tarz bir senaryoyu beğendiğini gösteriyor bizlere. O yüzden yetkililere buradan sesleniyorum; lütfen bir filmin sayfasına girdiğimizde o filme benzer filmleri de görebileceğimiz bir arama algoritması gibi bir seçeneği masanıza almanız gerekmektedir :)
Konuyu çok uzatmadan film ile ilgili son yorumuma geçiyorum. İzlerken eğlendim. Ancak özel olarak yeniden izlemek için çaba göstermem. İzlemediğim ama izlemek için çok çaba sarf etmediğim listemde bulunan ya da daha özel bulduğum başka bir filmle farklı TV kanalında yayınlanmazsa veya o an özel olarak yeni bir şey izleme hevesimin olmadığı zamana denk gelip de tv'de görürsem yeniden izleyebileceğim filmler listeme girmiş bulunmaktadır. Başka bir deyişle izlemezseniz bir şey kaybetmezsiniz ancak izlerken de eğlenirsiniz. Öyle bir film işte.