Bir sabah uyandım. Kahvaltımı yaptıktan sonra bir araca binip yol gittim. Gittiğim yolun sonunda bir köye, köyün sonunda da bir ormana vardım. Ormanın içinde yürüdüm. Bir dere kenarına geldim. Dere kenarında da bir miktar daha yürüdüm. Sonra uygun bir çeşme…devamıBir sabah uyandım. Kahvaltımı yaptıktan sonra bir araca binip yol gittim. Gittiğim yolun sonunda bir köye, köyün sonunda da bir ormana vardım. Ormanın içinde yürüdüm. Bir dere kenarına geldim. Dere kenarında da bir miktar daha yürüdüm. Sonra uygun bir çeşme başında oturdum. Çantamda getirdiğim şeylerden yedim. Kuş seslerini dinledim. Kurbağaların suya atlayışını izledim. Yola devam etmek istiyorsam dereyi geçmem gerekiyordu. Ama hava kapalı her an yağmur yağabilirdi. Yanımda terlik ya da yedek ayakkabı, yedek çorap yoktu. Hepsini çıkardım ve paçalarımı dizime kadar sıvadım. Dereyi taşların keskin yerlerine ayaklarımı kestirmeden yalın ayak geçtim. Oturup ayaklarımın kurumasını bekledim. Ben bekledim ama kurbağalar ve kuşlar yaşamına devam ediyordu. Hatta örümcekler, solucanlar, salyangozlar da devam ediyordu. Hepsini görmüştüm. Yoluma devam etme vaktim gelmişti. Devam ettim. Yer yer derenin taşan kısımlarından dolayı çamurlaşmış ve hatta balçıklaşmış yerlerden geçtim. Geçen arabalar oldu, onlara selam verdim. Yürümeye devam ettim. Hava iyice kapanmış ama yağmur henüz başlamamıştı. Yürümeye devam ediyordum. Kuşlar ötmeye, dere akmaya, rüzgar da esmeye devam ediyordu. Ben devam etsem de, dursam da hayat devam ediyordu. Sonra yağmur başladı. Çok ani şekilde, ama ona rağmen her bir damlasının takibini yaparken başladı yağmur. Bu yağmurda ya ıslanacaktım ya ıslanacaktım. Başka seçeneğim yoktu. Koşmak çare değildi. Yavaşlamak da akıl kârı değildi. Normal seyrinde yürümeye devam ettim. Yağmurun ıslattığı toprağın kokusu ağaçların kokusunu, havadan düşen suyun sesi akan derenin sesini bastırmıştı. Ama biliyordum ki hem ağacın kokusu hem de derenin çağlayan sesi oradaydı. Yol ise önümde. Yürümeye devam ettim. Başladığı gibi ani şekilde bitti o yağmur. O yağmura rağmen çamurlaşmayan yerlerden yürüdüm. Ama yol boyunca ne ufak ne büyük bir balık gördüm. O yüzden eve varınca açtım bu filmi izledim.
Herkes her gün bir takım şeyler yaşar. Herkes yaşadığı şeyleri bir grup insana anlatır. Herkes anlattığı şeyleri bir kısım hikayeleştirir. İşte Big Fish böyle bir hikayenin filmi. Uzun zamandır listemde bulunmasına rağmen balık görmediğim bu günün sonuna, sanki özellikle bırakmışım gibi açtım ve izledim. İyi ki de izlemişim. Her dakikasında devamını merak ederek bitirdim filmi. Güzel de bitirdim. Güzel bir film izlemek isteyenler için tavsiye olunur.