Spoiler içeriyor
Daha bugün bitirmeme rağmen şimdiden kendimi koca bir boşluktaymışım gibi hissediyorum. Hikayeye, karakterlere öyle alışmışım ki keşke bu kadar hızlı bitirmeseydim. Jamie-Claire aşkına hayran kaldım. Bu ikilinin enerjisi, birbirleriyle olan uyumu tam anlamıyla mükemmeldi. Benim için unutamayacağım dizi çiftlerinden biri…devamıDaha bugün bitirmeme rağmen şimdiden kendimi koca bir boşluktaymışım gibi hissediyorum. Hikayeye, karakterlere öyle alışmışım ki keşke bu kadar hızlı bitirmeseydim. Jamie-Claire aşkına hayran kaldım. Bu ikilinin enerjisi, birbirleriyle olan uyumu tam anlamıyla mükemmeldi. Benim için unutamayacağım dizi çiftlerinden biri oldu. Diziyi Sam Heughan'ın olduğu sahnelerde sürekli ağzım açık ya da büyük bir hayranlıkla izledim. Sanki sırf bu karakteri oynamak için doğmuş gibi. Oyuncu normalde sarışınmış ama dizi için saçlarını kızıla boyatıyormuş. Bence verilen en iyi kararlardan biri. Kızıl olması, cesur duruşu, karakteri falan her şey cuk oturmuş. Kendine özgü Sassenach demesi de var tabii ve Sam Heughan hakkında ufak çaplı bir araştırma yaptıktan sonra Sassenach isimli bir viski markası olduğunu öğrendim. Herhalde o da benim kadar alışmış bu kelimeye. Her ne kadar son sezonda birazcık tuhaf davranmış olsa da Fergus bendeki yeri ayrı olan karakterler arasında. Jamie'ye sadık kalmasıyla, her zaman yanında oluşuyla bence çok güzel bir karakterdi. İlk başlarda Fergus-Marsali çiftine soğuk baksam da sonradan aslında ne kadar uyumlu ve hoş olduklarının farkına vardım. Umarım diğer bölümlerde geri dönerler, ben de gönül rahatlığıyla şu çiftin aşkını izleyebilirim. Dizide birçok sevdiğim karakter oldu ama maşallah dediğim 3 gün yaşamadığı için çoğu ya savaşta ya da bir şekilde öldü. Onlardan biri de Murtagh'dı. Öldüğünde en az Jamie kadar üzüldüm. Nedense yakın arkadaşlarımdan birini kaybetmişim gibi hissettim. Dizi fazlasıyla kan, şiddet, tecavüz içeriyor. Benim bile izlerken zorlandığım sahneler oldu, tüm oyuncular bu zorlu sahnelerin üstesinden başarıyla gelmiş. Her bölüm öyle bitiyor ki ben ister istemez merak edip diğer bölüme geçiyorum. Her karakterin başına sürekli bir şeyler geliyor. Diyelim, karakterler sessiz sakin bir ormanda, her şey yolunda ilerliyor. Ben hemen birileri gelecek, başları belaya girecek hissine kapılıyorum. Dizide kullanılan mekanlara, kıyafetlere, manzaralara, hepsine bayıldım. Özellikle de manzaralar "Keşke orda olup doyasıya izleyebilsem." dedirtti. Dizinin soundtrack'ini çok beğendim. Sürekli söyleyerek evdeki insanlara eziyet etmek şu sıralardaki meşguliyetim haline geldi. Outlander'ı izleyerek kaç gece sabahladığımı hatırlamıyorum bile. Sonunda bitirebildiğime göre artık rahatça uyku düzeni oluşturabilirim. "Dance of the Druids" tekrar tekrar seyretmekten doyamadığım sahnelerden birisiydi. İzleyen herkesin seveceği bir dizi olduğunu sanmam ama dönem dizisi arayanların çok beğeneceği bir yapım olduğunu düşünüyorum. Umarım yeni bölümleri çabuk gelir, fazla özlem yaşamam. 9/10
Diziyle ilgili çok doluydum, o yüzden yorumum biraz uzun olabilir. Sanırım söyleyeceklerim bu kadardı. Buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ederim, sağlıcakla kalın efenim. 🥃