⭐️9/10⭐️ 3. Sezon 🎃 İlk iki sezonu ayıla bayıla izlediğim dizi. 3. sezonunu da severek izledim. Beni asla sıkmıyor, akıp gidiyor. Her bölümün jeneriği konusuna uygun olarak yapılıyor. Bu bile yapılan işin kalitesinin göstergesi bence. Bilindiği gibi her bölüm farklı…devamı⭐️9/10⭐️
3. Sezon 🎃
İlk iki sezonu ayıla bayıla izlediğim dizi. 3. sezonunu da severek izledim. Beni asla sıkmıyor, akıp gidiyor. Her bölümün jeneriği konusuna uygun olarak yapılıyor. Bu bile yapılan işin kalitesinin göstergesi bence. Bilindiği gibi her bölüm farklı konuyu ele alıyor. Bu sezonda cadılar bayramı özel 4 bölümlük bir prömiyer yayınladı. "Bestie" adlı bölümde sanal arkadaşlığın korkunç yüzünü, "Daphne" adlı bölümde yapay zekanın dehşetini, "Tenya" adlı bölümde güzel olabilmek için zayıflamanın korkunç tarafını ve "Organ" isimli son bölümde ise kadın düşkünlüğünün, organ kaçakçılığına kadar giden korkunç hikayeyi izliyoruz. Her bölümü ayrı güzel bu diziyi tavsiye ediyorum.
2. YARI
Backrooms: Açıkçası çok sıkıcı bir bölümdü. En merak ettiğim bölümlerden bir tanesiydi, çünkü fragmanda çok güzel göstermişlerdi. Fakat yalanla yaşayan bir insanların halüsinasyon görüp Backroom denilen bir odada kapana kısılmasını anlatıyordu. Hikayede çok tatmin etmedi
Clone: Bu sezonun açık ara en iyi bölümü budur. Zengin, yaşlı bir adam rahatsızlığı yüzünden tedavi olurken, geride sevdikleri için bırakabileceği bir klon tasarlamıştır. Kedisinin birebir aynısı bir android ile geride kalanların neler yaşadığını anlatıyordu. Seyir zevki yüksek bir filmdi.
X: Bu sezonun en sevdiğim ikinci bölümü oldu. Siyah beyaz bir bölümdü, sıkıcı olacağını düşündüm. FAkat düşündüğümden daha heyecanlı ve sürükleyici geçti. Bir hastanede illegal şekilde insanlar üzerine deney yapılan ve hastanenin altında bulunan X adında bir koğuşu ve bu gerçekleri gün yüzüne çıkarmaya çalışan bir hemşirenin macerasını izliyoruz. Gerilim ve korkuyu yeterince sağlayan, güzel bir tam AHS tadında bir bölümdü.
Leprechaun: Fena sayılmazdı. Daha iyi olabilirdi. Leprikon hikayesi izliyoruz, soygun çetesi aç gözlülüğü yüzünden Leprikonlara yem oluyor. Başta soygun filmi havası veriyor, sonlara doğru işin mit, olağanüstü hikaye kısmını izliyoruz. Yani çokta beğendim diyemeyeceğim.
The thing under the bed: En merak ettiğim bölüm. Hem Bölümün başrolü çocukken sevdiğim bir oyuncu olan Debby Ryan olduğu için hem de bölüm tamamen halk efsanesine dayalı olduğu için çok meraklanmıştım. Fakat kötü bir bölümdü, pek beğenemedim. çok korkutmadı ve hikayeside çok tatmin etmedi, daha iyisi olabilirdi bence bu sene ki bölümlerin genel olarak ortalama buldum.
🩸Her bölümü farklı bir olayı ele alıyor. Aslında ele alınan olaylar korkutucu halk hikayeleri olarak bilinen olaylar. Çok gerçekçi bir şekilde işleniyor. AHS serisini çok severim bu dizide aynı evrende geçen bir spinn-off dizisi. Korku severlere tavsiye ederim.