Yine bir Walter Isaacson biyografisi. Yine aşırı detaylı bir anlatım. Walter Isaacson kimdir bilmeyenler için: Steve Jobs biyografisinin yazarı. O kitabın da incelemesini yapmıştım yine burada. Ada Lovelace'tan başlayıp Page ve Brin'e kadar teknolojinin, bilgisayarın, web'in, makinelerin, akıllı cihazların nasıl…devamıYine bir Walter Isaacson biyografisi.
Yine aşırı detaylı bir anlatım.
Walter Isaacson kimdir bilmeyenler için: Steve Jobs biyografisinin yazarı. O kitabın da incelemesini yapmıştım yine burada.
Ada Lovelace'tan başlayıp Page ve Brin'e kadar teknolojinin, bilgisayarın, web'in, makinelerin, akıllı cihazların nasıl geliştiğini neredeyse en küçük detayına kadar anlatan bir kitap olmuş.
Neredeyse 1 aydır elimdeydi ve zor bitirdim. Biyografilerin akıcı olmasını tabii ki bekleyemeyiz ancak benim kişisel işlerimden dolayı da elimde fazlasıyla süründü. Kendi işlerim olmasaydı ve belli bir düzende okusaydım, hani ölüme yaklaştığımız anlarda hayatımız film şeridi gibi geçer ya gözümüzün önünden. Heh işte aynı onun gibi, teknolojinin tüm gelişimi de bu kitapta o şekilde geçiyordu gözümüzün önünden.
Ben sevdim. Mühendislik okuduğum için daha da çok sevdim. Şu an halihazırda kullandığım şeylerin nerelerden geldiğini bilmek hoşuma gidiyor.
Hoşuma giden ve daha sonra dönmek istediğim birkaç noktayı aşağıya bırakıyorum her zamanki gibi.
.
.
.
.
.
.
.
"Bazen yenilik bir zamanlama meselesidir. Büyük bir fikir, onu uygulayacak teknolojinin mevcut olduğu çok doğru bir anda gelir. Örneğin, Ay'a insan gönderme fikri, tam da mikroçiplerdeki ilerleme sayesinde roketin ucuna bilgisayar güdüm sistemi takılabildiği sırada gelmiştir. Ama zamanlamanın iyi olmadığı durumlar da vardır. Charles Babbage sofistike bir bilgisayara dair ilk makaleyi 1837'de yayımlamıştı ama öyle bir şeyi yapmak için gerekli teknolojiye ancak yüz yıl sonra ulaşılabildi."
"Bir fizikçi gerçeğin ne olduğuyla ilgilenir, bir mühendis ise işi bitirmekle."
"Savaş, bilimi hareketi geçirir."
"IBM'e göre teknolojik yenilikçiliğin yeri kurumlardı. Bir laboratuvarda ya da bodrum katında tek başına çalışan radikal mucit mitinin yerini, kurumlarda işbirliği içinde çalışarak ilerlemeye katkı sağlayan isimsiz mühendislerin oluşturduğu ekiplerin gerçekliği aldı."
"Programlamanın makinelerden bağımsız olması gerektiğini hissediyordu, zira bu meslektaşlar arasında her zaman işbirliği olmasını da sağlayacaktı. Ona göre, makineler bile kendi aralarında uyumlu olmalıydı. Bilgisayar çağının en önemli gerçeklerinden birini daha o zamandan anlamıştı. Donanım metalaşacaktı ve asıl değer yazılımda olacaktı. Bill Gates'e kadar çoğu erkek bunu fark edememişti."
"Jefferson daha da ileri giderek 'duygu ve içgüdüler'den söz ederken tekrar tekrar 'cinsel dürtüler' örneğini kullandı. 'İnsan cinsel dürtülerinin kurbanıdır' dedi. 'Bu yüzden kendini aptal durumuna düşürebilir.' Cinsel arzuların insan düşüncesini ne kadar etkilediğinden o kadar çok bahsetti ki BBC editörleri, Jefferson'ın bir bilgisayarın dişi bir bilgisayarın bacağını sıktığını görmeden düşündüğüne inanmayacağı ifadesi de dahil olmak üzere yayının bir kısmını kestiler."
"Liderliğe, organizasyona ve ekip çalışmasına yapılması gereken tüm vurguya rağmen birey her zaman en büyük öneme sahip olmaya devam etti. Yaratıcı fikirlerin ve kavramların doğduğu yer, tek bir kişinin zihnidir."
"Sadece birbirlerinin makalelerini okumak yerine şahsen bir araya gelmek daha değerli bir şeydi: Yoğun etkileşimler, fikirlerin elektronlar gibi daha üst yörüngelere çıkmasını ve bir süre sonra kurtulup zincirleme reaksiyonlara neden olmasını sağlıyordu."
"Marifet, insanların gidemeyeceklerini düşündükleri yerlere gitseniz bile sizi takip etmelerini ve görev duygunuzu paylaşmalarını sağlamaktır."
"Önemli bir liderlik becerisi, çalışanları ne zaman zorlamak ve ne zaman onlara kulak vermek gerektiğini bilmektir."
"O dönemde IBM'de çalışanlar beyaz gömlek, koyu renk pantolon giymek, siyah kravat ve şirket rozeti ya da onun gibi bir şey takmak zorundalardı. Atari'de insanların yaptığı iş, nasıl göründüklerinden daha önemliydi."
"Yenilikler genellikle onları yaratan organizasyonların izlerini taşır. İnternet bu bakımdan özellikle ilginçtir, çünkü üç grubun ortaklaşa çalışmasıyla inşa edilmiştir: ordu, üniversiteler ve özel şirketler. Süreci daha da hayranlık uyandırıcı kılan, bunun, kendi amaçları için çalışan üç grup arasında gevşekçe dokunmuş bir konsorsiyum olmamasıydı. Aksine, İkinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında bu üç grup demir bir üçgen gibi birbirlerine kenetlendi: ordu-endüstri-akademi birlikteliği."
"Umudumuz yakın gelecekte insna beyni ve bilgisayar arasında çok sıkı bir ortaklık kurulmasıdır. Sonuçta ortaya çıkacak ortaklık, bugüne kadar hiçbir insanın daha önce düşünmediği gibi düşünecek, bugün bildiğimiz makinelerden çok daha farklı bir şekilde bilgiyi işleyecektir."
"Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu, onu icat etmektir."
"Bana göre, diyecekti Bill Gates sonradan, kişisel bilgisayar olarak anılması hak eden ilk şey Altair'di."
"Sağlam kodcular bazen güzelliğin özünün sadelik olduğunu unutur."
"Internet de kişisel bilgisayar da 1970'lerde doğdu ama birbirlerinden ayrı geliştiler. Bu tuhaf durum on yıldan fazla devam etti. Bunun bir nedeni, ağ kurmanın keyfinj benimseyenler ile bir kişisel bilgisayara sahip olma düşüncesiyle kendinden geçenlerin kafa yapılarının farkıydı."
"Yeni fikirler, rastgele kavramlar birlikte çalkalanıp sonunda kaynaştıklarında oluşur. Farklı yerlerden gelirler ve zihnin bunları günün birinde her şey yerli yerine oturana kadar üst üste yığmak gibi muhteşem bir yöntemi vardır. Önce o kadar iyi oturmayabilirler ama sonra, örneğin bisikletle bir gezintiye çıkarız ve daha iyi hâle gelirler."
"Gerçekten harika bir rüya karşınıza çıktığında onu yakalayın!"
"Tarih boyunca en iyi liderlik, birbirlerini tamamlayan tarzları olan kişilerin bir ekip olarak liderliği olmuştur."
"Uygulaması olmayan vizyon halüsinasyondur."
"Bu kitaptaki başarılı yenilikçilerin ve girişimcilerin ortak bir özellikleri vardı: ürün adamıydılar. Mühendislikten ve tasarımdan çok iyi anlıyor ve bunlara önem veriyorlardı. Esas olarak pazarlama, satış ya da finans adamı değillerdi. Böyle kişiler şirketleri devraldığında bu genellikle yeniliğin zararına olur. 'Satışçılar şirketi yönetmeye başlayınca ürün adamlarının bir önemi kalmadı ve çoğu gitti' demişti Jobs. Larry Page de aynı şeyi hissetmişti: 'En iyi liderler mühendislik ve ürün tasarımını en doğru anlayanlardır.' "
"Sanatı ve beşeri bilimleri göklere çıkaran, okullarda bunlara verilen önemi takdir eden pek çok kişi utanmaksızın, hatta bazen övünerek matematiği ya da fiziği anlamadıklarını söylerler. Latince öğrenmenin erdemlerini överler ama bir algoritma yazmak, BASIC'i C++'dan, Python'ı Pascal'dan ayırt etmek hakkında hiçbir fikirleri yoktur. Hamlet'i Macbeth'ten ayırt edemeyenlere cahil derler ama gen ile kromozom, transistör ile kapasitör, integral ile diferansiyel arasındaki farkı bilmediklerini keyifle itiraf ederler. Bu kavramlar zor görünebilir. Evet ama Hamlet de öyledir. Ve aynı Hamlet gibi bu kavramlar da güzeldir. Zarif bir matematik denklemi gibi evrenin güzelliğini ifade ederler."