Wang 20 yaşında bir üniversite öğrencisidir. Anne ve babası o küçükken boşanmış sonra da babası hayatını kaybetmiştir. Bunun üzerine annesi bu kaybın acısıyla nasıl başa çıkacağını bilemediğinden Wang’ı yatılı okula gönderir. Fakat buna rağmen anne ve oğlun arası iyidir. Bazen…devamıWang 20 yaşında bir üniversite öğrencisidir. Anne ve babası o küçükken boşanmış sonra da babası hayatını kaybetmiştir. Bunun üzerine
annesi bu kaybın acısıyla nasıl başa çıkacağını bilemediğinden Wang’ı yatılı okula gönderir. Fakat buna rağmen anne ve oğlun arası iyidir. Bazen kendilerini kavga ederken bulsalar da bir anne-oğuldan çok iki arkadaş gibidirler.
Wang kendini çok yalnız hissettiği yatılı okuldan mezun olur ve üniversiteye başlar.
Küçüklüğünden beri babasını çok sevmiştir ve aralarında özel bir bağ olmuştur. Küçükken babası ona dünya şeklinde küçük bir cam küre vermiştir. Babasının hayali kuzey kutbundan güney kutbuna aynı boylamı takip ederek seyahat etmektir ve kendi hayali şimdi de oğlunun hayali olmuştur. Wang bu yolculuğun hayalini kursa da hep Tayland’da kalmıştır.
Wang, babası Siam’ın gençlik fotoğraflarını karıştırırken her karede aynı adamı görür. Tuhaf bir şekilde içi bu adamı tanıma isteğiyle dolar. Ondan babasının nasıl biri olduğunu dinlemek ister. Annesinin söylediğine göre bu adam hem onun hem de babasının en yakın arkadaşı olmuştur.
Wang’ın annesi Mol ünlü bir yönetmendir ve birgün ikili,annesinin yeni dizisinin çekim alanına önceden bakmaya giderler. Fakat yolda kaybolurlar ve arabaları toprağa gömülür. Wang yakınlardaki kişilerden yardım istemeye gittiğinde babasıyla fotoğrafları olan o adamla karşılaşır. Bu adamın adı Inthawut’tur.
Inthawut şehirden uzakta,kendi konfor alanında yaşayan bir mimardır. Siam ve Mol ile çok uzun süredir görüşmemiştir ama eski en yakın arkadaşının kaybı onu da çok üzmüştür. Nazik ve bilge birisi olsa da çok içine kapanıktır. Ve gözlerinden geçmişe dair pişmanlıklar okunuyordur.
Siam’a bu kadar çok benzeyen genç bir çocuğu görmek onu şaşkına uğratır. Ve sonradan onun kim olduğunu öğrenir.
Inthawut,Wang ve Mol’ü evinde ağırlar. Wang uzun süredir görüşmek istediği bu adamla sırf babasını tanımak için görüşmek istemediğini fark eder. Aralarında tuhaf bir çekim oluşur ve birbirlerine çekilirler.
Yavaş ve sakin bir dizi. Ama bence güzel şeylerden bahseden bir diziydi. 180.meridyen ile kişinin “anda” veya “geçmişte” yaşaması,hiç kimsenin sesini duymadığı ama şarkı söylemeye devam eden yalnız 52 Hertz balinası,kişinin dünyada nerede olduğu ve kendi dünyasını nasıl kurduğu vs gibi.
Güzel simgeler de vardı. Mesela In’in evinin önündeki köprü. Odasındaki paravan. Karakterlerin hep aynı renk şeyler giymesi de. Wang siyah-gri,In yeşil ve Mol de hep lacivert giyiyordu. Bununla da bir şey anlatıldığını düşünüyorum. Yeşil doğa,üretmek ve paylaşmayı simgeliyordu. In gerçekten de kabuğuna çekilen ve yaşam sanatından keyif alan bir doğa adamıydı. Gri hem kararsızlık hem de dengeyi simgeliyormuş. Wang bir karmaşanın içindeydi ve dizinin sonunda onun aklındaki birçok şeyi çözdüğünü görüyoruz. Lacivert otorite ve kişinin kendini işe adama rengiymiş. Wang’ın annesi Mol hep oğlunu yönetmeye çalışıyordu ve bir yönetmen olarak kendini işine çok adamıştı.
Herkese uygun bir dizi olduğunu düşünmüyorum ama ben keyif aldım.
Şimdi gelelim spoilerlı alana;
Siam Mol ile evlendikten sonra In evli çiftin arasından çekilerek yurt dışına okumaya gidiyor. Fakat bir süre sonra Siam, In’e aşık olduğunu fark etmiş ve ona hislerini bir telefon konuşmasıyla itiraf etmiş. In,Siam ve Mol’ün ailesini yıkma korkusuyla bu hisleri reddediyor. Siam o gece kaza yapıyor ve hayatını kaybediyor. Ben aslında In’in başından beri Siam’a aşık olduğunu düşünüyorum. Ve kader öyle bir şey ki Wang ile In karşılaşıyorlar. Siam’ın oğlu Wang da In’e aşık oluyor.
In duygularından,kendinden ve geçmişteki pişmanlıklarından kaçan bir 52 Hertz balinası. Kendini kapadığı dünyasında aslında hep bu aralıkta dünyaya sesleniyor birisi onu duysun diye. Ve onu Wang duyuyor...
Sonunda aralarında neredeyse 18-20 yaş olan bu çiftin araya geldiğini göremiyoruz. İkisi de birbiri sayesinde bir sürü şey öğreniyor ve keşfediyor. Sonra da yollarının ayrıldığını görüyoruz. Ama benim hayalimde ikisi de yıllar sonra da olsa tekrar bir araya geliyor. In,konfor alanından çıkamayan ve duyguları konusunda korkak bir adamdı. Ama bence yine de onlar görüşmüşlerdir diyerek kendimi avutuyorum. Çünkü son sahnede In köprüde yürüyordu. Ve bence o da Wang’a aşık olmuştu. Sadece yine duygularından kaçıyordu.