Dizi, 1980 yılının mayıs ayında, Gwangju Ayaklanması'nın çalkantılı zamanlarında aşık olan iki gencin etrafında dönüyor. İçerisinde tarih,dram,romantik, gençlik ve çokça hüzün barındıran bir yapım. Gwangju ayaklanmasıyla ilgili gerçek fotoğrafları sahnelemeleri de çarpıcı bir ayrıntı olarak yer almakta. Genel olarak k-dramaların…devamıDizi, 1980 yılının mayıs ayında, Gwangju Ayaklanması'nın çalkantılı zamanlarında aşık olan iki gencin etrafında dönüyor. İçerisinde tarih,dram,romantik, gençlik ve çokça hüzün barındıran bir yapım. Gwangju ayaklanmasıyla ilgili gerçek fotoğrafları sahnelemeleri de çarpıcı bir ayrıntı olarak yer almakta.
Genel olarak k-dramaların 16 bölüm olmasına alışık olsak da bu yapımda da olduğu gibi bazı diziler yalnızca 12 bölüm oluyor. Fakat süre kısa tutulmasına karşın bize sundukları hikâye oldukça yeterli ve öz şekilde verilmişti.
Dizinin ilk başlarında çiftin tanışma kısımları bana göre oldukça mantıksız başlasa da sonra hikâyenin gidişatı hoş bir şekilde devam ediyor. Naif bir aşka tanıklık ediyor ve onların sımsıcak duygularını hafif bir tebessüm eşliğinde seyrediyoruz.
Hüzünlü hikâyelerde o kısacık mutluluklar içimi fazlasıyla burkar benim. O yüzden ayrı bir dikkatle, zihnime işleye işleye izlerim o anları.
Sonra bunu neden yaptığımı irdelediğimde kendi hayatıma da böyle baktığımı gördüm. Eğer mutluluk verici bir anı yaşıyorsam sanki zaman etrafımı yavaş bir çemberin içerisine alıyor, tadını çıkarmam için diğer her şeyi siliyor benim için. Sonra üzerinden yıllar geçiyor ve o anlar tatlı bir geçmişe, buruk birer anıya dönüşüyor.
Yorumlarımda izlediğim şeylerden kendime ait bir duygu çıkarmayı seviyorum. Bu bakış açısıyla izlediğimde sanki değişik taraflarımı keşfediyormuşum gibi geliyor. Bu yüzden kısa da olsa bana ne gibi farkındalıklar kattığına ilişkin değinmeye çalışıyorum.
(Kısa bir not: Yorum sonunda şarkı tavsiyesi olarak yazdığım şarkılar diziyi yansıttığını düşündüğüm şarkılar oluyor.)
Diziye geri dönecek olursak o yılların çalkantılı atmosferi bizde bir dönem yoğun yaşanan sağcı/solcu çatışmalarına benziyor. Bizim dizilerimizin o dönemi yansıtış tarzına paralel olarak bu dizide de bir dava edinen insanların nelerden vazgeçtiği, kendince hangi mücadeleleri verdiği konu ediniliyor. Tabi ki içerisine bolca iç acıtan aşklar serpiştirilerek...
Başrol erkek karakterin (Hwang Hee Tae) sevgisini göstermesi, ifadeleri, tavırları o kadar güzeldi ki diziye ayrı bir sevecenlik kattı diyebilirim. Aynı şekilde başrol kızın da (Kim Myung Hee) ilk başta yaşadığı ikilemler, sergilediği cesaret dolu davranışlar, duruşu ve mücadelesi çok güzel yansıtılmıştı.
Genellikle dram ağırlıklı bir dizi olmasıyla beraber yer yer mutlu kısımlara da yer veriyor. Ama yine de tüm hüzünlü hikâyelerde olduğu gibi o mutlu anların ardından gidişatın sancılı bir yere doğru ilerlediğini hissediyorsunuz. Dram severler için kesinlikle tavsiye edeceğim dizilerden bir tanesi diyerek sözlerimi noktalıyorum.
Bir Kesit | "Tanrım, beklenmedik bir şey olursa ve birbirimizin ellerini bırakmamız gerekirse, lütfen kederin geride kalanların hayatlarını alt etmesine izin verme."
Bir Şarkı ♩ Indıla, Love Story