Bu filmi ta çocukken izlemiştim. Film, Rus bir silah tüccarından ilham alınarak çekilmiştir. Bu silah tüccarıyla ilgili yıllar önce bir yazı yazmıştım. Yazı için buyrun: Viktor Bout, savaş lordu ve ölüm taciri olarak bilinir. Hatta Nicolas Cage’in başrolde olduğu “Lord…devamıBu filmi ta çocukken izlemiştim. Film, Rus bir silah tüccarından ilham alınarak çekilmiştir. Bu silah tüccarıyla ilgili yıllar önce bir yazı yazmıştım. Yazı için buyrun:
Viktor Bout, savaş lordu ve ölüm taciri olarak bilinir. Hatta Nicolas Cage’in başrolde olduğu “Lord of war” filmi de Viktor Bout’dan ilham alınarak çekilmiştir. Bu rus silah tüccarının yıllardır süren birçok çatışmalarda eli vardır. 2008’de hapis cezasına mahkum edilmiştir. Peki bu Viktor Bout’un gücünün arkasında ne vardı? Viktor Bout dünya silah ticaretinde yüzlerce milyon dolarlık para kazanmıştır. Kimi uzmana göre Viktor Bout, Usame Ladin’den bile daha fazla dünyaya ölüm ve terör yaymıştır.
Viktor Bout, 1967 senesinde Tacikistan’da dünyaya gelmiştir. Annesi muhasebeci ve babası bir araba tamircisiydi. Bout, Rus Askeri Enstitüsü’nün yabancı diller bölümünden mezun olmuştur. Yedi dili iyi bilir. Bunlar; Rusça, Farsça, İngilizce, Fransızca, Almanca, Portekizce ve İspanyolcadır. Viktor Bout kariyerine Rusya’nın atıl kalan birçok uçağını satın alıp pazarlayarak başlamıştır. Daha sonra Soğuk Savaş sonrası Rusya’nın elinde patlayan silahları dünyadaki kriz ve iç savaş bölgelerine pazarlayarak önemli bir taşeronluk vazifesi görerek Rus devletine ve kendisine büyük paralar kazandırmıştır. Mozambik ve Angola’da Portekizce tercümanlık yapmıştır. Dil öğrenmeye olan yeteneği sayesinde uluslararası anlamda sivrilebilmiştir.
Viktor Rus silah ticaretini dünyaya yayma kararı vermiştir. En başta Sierre Leone’daki iç savaşta silah satışı yapmıştır. Liberya’nın bu savaşta rolü vardı. Liberya RUF(Revolutionary United Front)’ü destekliyordu. Viktor Bout Liberya lideri Charles Taylor’a yüklü miktarda silah satmıştır ve Sierre Leone’daki elmaslarda pay sahibi olmasını sağlamıştır. Hatta Charles Taylor aldığı o elmaslardan birkaçını Naomi adlı bir güzellik mankenine hediye etmişti. Naomi’de görülen bu kanlı elmaslar magazin haberlerinin epeyce gündemine oturmuştu. Viktor Bout, Liberya liderini başkent Monrivia’daki sarayında sık sık ziyaret ederdi. Hatta sarayla o kadar içli dışlı olmuştur ki sarayın uşakları ona saygıyla “Bay Vik” diye hitap ederdi. Charles Taylor, Viktor Bout’tan aldığı silahların ödemelerini iç savaştan kazandığı elmaslar üzerinden yapmaya karar vermişti. Taylor, uyuştucuyla başı bozulmuş çocukların eline Viktor Bout’tan aldığı silahları vererek onların elmas madenleri üzerinde hüküm sahibi olmasını sağlıyordu. Bout, bu kanlı savaşta silah satarak BM silah ambargosunu da deliyordu.
Aynı zamanda Bout, Afganistan’da, Angola’da, Lübnan’daki birçok örgütlere de silah satmıştır. Örneğin Afganistan’da iki düşman taraf olan Taliban ve Kuzey İttifakına silah satmıştır. Silah pazarlamada iki düşman taraf ayırmamıştır. News Week gazetesi ise Viktor Bout’un Lübnan Hizbullah’ına da silah sattığını beyan etmiştir. Filipinler el-Kaidesi olan Ebu Seyyaf’a da silah ticareti ağına sahip olduğu iddia edilmişti.
Amerika Rusya’nın gayrımeşru anlamdaki silah pazarının uzantısı olan Viktor Bout’u yakalamaya niyetlendi. Bout Tayland’tayken Amerika çok iyi Rusça bilen bir ajan ayarladı. Ajanlar FARC gerillası olarak gözüküp örgüt adına Bout’tan silah satın almak istediklerini söylediler. Daha sonra yapılan bir buluşma sonrasında ajanlar ve Tayland polisi Bout’u derdest edip tutukladı ve Amerika’ya iade edildi. Amerika’da yapılan yargılamasında ise 25 yıl hapis cezasına mahkum edildi. Rusya Bout’u geri almak için birçok diplomatik girişimlerde bulunsada başarısız olmuştu. Hatta Rusya’nın Viktor Bout’u almak için Edward Snowden’ı ABD’ye iade edileceği bile tartışılmıştı.
Bout yakalanmadan yıllar önce bir Amerikan gazetesine “Size her şeyi anlatırsam, alnımın şurasında kırmızı bir delik açılır.” Yakalandıktan sonra ise “Eğer hapishanede ölürsem, bu doğal yollardan olmayacaktır.” demiştir.