Çıktığı yıl bir çok ödüle aday gösterilmiş, kimini almış ve bir çok tartışmaya sebep olmuştu. İsminden de belli olduğu üzere Stalin’in ölümü etrafında geçen olayları absürd-kara mizah ile ele alan, fransız bir çizgi romandan uyarlanan-ilham alan, bana sorarsanız gayet başarılı…devamıÇıktığı yıl bir çok ödüle aday gösterilmiş, kimini almış ve bir çok tartışmaya sebep olmuştu.
İsminden de belli olduğu üzere Stalin’in ölümü etrafında geçen olayları absürd-kara mizah ile ele alan, fransız bir çizgi romandan uyarlanan-ilham alan, bana sorarsanız gayet başarılı bir komedi.
Komedi filmlerini genelde komik bulmam çünkü özellikle son yıllarda artık hem komik değiller hem de sadece aptalca bir biçimde sizi güldürmeye “zorluyorlar”. Bu onlardan birisi değil. Şakalar bazen siyasi bazen günlük bazense evrensel.
Gerçeklerden “esinlenilmiş” (bkz. Burası çok önemli) hikayede vermek istediği karışık ve zincirleme olayları güçlendirmek bazende itici unsur olarak kullanmak amacıyla zaman çizelgesi gerçeğe uymuyor ama bu da bir belgesel değil. Yapmak istediğini yapması açısından ben bunda bir sıkıntı görmüyorum. Olayları ayrı ayrı bilip okuduğunuzda evet hiç komik değil ama o saçmalığı ve çarpık düzeni “kral çıplak” diye haykırmak için bu yolu seçmeleri anlaşılabilir. Çünkü karışık olaylar silsilesi ve bu yapımın batı için olması bi noktada sizi makbul özetler geçmeye zorlar.Beria’nın şahsında bütün karanlık işleri toplamak veya Zhukov üzerinden kızılorduyu temsil etmek gibi kısa ve hikayeyi güçlendiren yollar izleyebilirsiniz.
(Bu anlamda yapılan bazı değişiklikler
Molotov o sırada kabinede değil
Zhukov sürgünde
Piyanist kadından kayıt alınması olayı 10 sene önce gerçekleşmiş Stalin kendisine bu lütfu için 20.000 ruble ödemiş
Etc,etc)
Bbc’nin oyuncu kadrosu ise harikalar yaratıyor, bir tek oyuncu sırıtmıyor herkes olduğu yeri-rolü inanılmaz bir şekilde sonuna kadar oynuyor.
Bunu aptal bir komedi olarak görürseniz zamanınıza yazık edersiniz. Çok derin okumalı bir docu-serie zannederseniz edgy kişiliğinizle alay ettirirsiniz.
Ama ne yalan söyleyim Kızılordu-Zhukov beni en çok eğlendiren tercih oldu. Tam anlamıyla eğer bir olaya ordu karışırsa kafalar nasıl çalışır kime ne denirin mükemmel bir özeti. (İnsanların biraz çekingen biraz korkak halleri ancak herkesin onu yanında istemesi, eli güçlü olan herkesin korkması. Ordununsa çıldırtıcı basit anlayışı inanılmaz anlatılmış) Zhukov’un paltosunu atmasıyla anladım ki inanılmaz bir parodi izleyeceğim.
Sonuç olarak, mantığın zorlandığı, olayların içinde yaşamayıp biraz da değişik bir bakış açısıyla dışarıdan bakıldığında korkunçluğunun bulanmasıyla komediye dönüşebilecek bir hikaye(belki tanıdık gelmiştir) son derece güçlü oyunculuk ve yapımla hakkıyla işlenmiş.
Herkese tavsiyemdir. Olaylara çok hakim olmasanızda birşeyler bulabileceğiniz kaliteli bir yapım.