Onu ilk kez yeni yılın ilk günlerinde bir akşamüstü gördüm. Beni büyüleyen neydi acaba? Çaresizlikten yanına sığındığım annemin evine gitmek için böyle fare gibi, kuytulardan bir yol bulmaya çalışırken onun hiçbir şeyi umursamadan bu durakta oturup kitap okuması mıydı? Bana…devamıOnu ilk kez yeni yılın ilk günlerinde bir akşamüstü gördüm. Beni büyüleyen neydi acaba? Çaresizlikten yanına sığındığım annemin evine gitmek için böyle fare gibi, kuytulardan bir yol bulmaya çalışırken onun hiçbir şeyi umursamadan bu durakta oturup kitap okuması mıydı? Bana bir zamanlar, başka türlü bir dünyada başka türlü bi insan olduğumu hatırlatması mı? Ona bir çare gibi, matematiksel bir imkansızlığın gerçekleşmesine bakar gibi, harika bir düşten o düşün gerçek olduğu bir sabaha uyanmış gibi bakarken buldum kendimi. Aramızda 10, 15, 20 metre, belki bir ışık yılı, belki 5 santim vardı. Ağlayacak gibi oldum.
Betonu delip fırlamış bir çiçek ya da güzel bir kadının aşkı, seni hayata bağlayabilir mi? Hâlâ bir şansın var mı?
(Bölüm 1, Dakika 05.30)
Sadece var olmak için altımda kayıp giden zeminin aksine yürüyorum. Peki ya yok olmak? Neden bırakmayayım kendimi boşluğa? Neden izin vermeyeyim beni parçalamaya gelen şeye?
(Bölüm 1, Dakika 59.20)
Renksiz yeşil fikirler, kızgın bir şekilde uyurlar. Bu cümlenin abuklamadan ne farkı var? …
6. seviye bir abuk. Beynimin derinliklerinde kopan bağlantı. Bana kimse öyle bakmamıştı. O kadar yoğundu ki, neredeyse bakışının tadını ağzımda hissettim.
(Bölüm 2, Dakika 00.25)
Hep böyle miydim ben? Nasıl bu kadar saf olabildim? İçimde nasıl böyle bir umut yeşertebildim? Uyumak istiyorum. Sadece uyumak. Uyandığımda eski ben olmak.
(Bölüm 3, Dakika 09.20)
Bir meşale işte ancak böyle tutuşturabilir karanlığa ışık olacakları. Bir kadının ışığı, bir şehre umut olabilir mi?
(Bölüm 3, Dakika 34.30)
Hemen enseyi karartma. Eğer nefes alıyorsan umut var demektir.
(Bölüm 5, Dakika 12.40)
Sarmaşık ve aşk, aynı kökenden geliyor. Biliyorsun, değil mi?
(Bölüm 5, Dakika 36.40)
Her neyi arıyor, neyin peşinden gidiyorsan osun sen. Sen ne arıyorsun, hiç düşündün mü?
(Bölüm 6, Dakika 08.00)
Ne demişler, güneş herkesin üstüne eşit doğarmış. Ama gül başka, leş başka kokar. Sen çiçek olup etrafına gülücük saçmaya söz ver, toprak olup seni başında taşıyan bulunur.
(Bölüm 6, Dakika 16.00)
Ne büyük lüks, değil mi? Kendi mazinin nasıl yazıldığına kendin karar verebilmek.
(Bölüm 6, Dakika 19.40)
Ya böyle düşünmeni istiyorlar zaten. İlk önce bir işin aslı neymiş onu öğrenelim. Eğer gerçekten doğruysa da başka bir yol bulunabilir. Sakin ol. … Görüyorum! Ama bu kafanın nasıl çalıştığını da gördüm. Savaşmadan pes mi edeceksin? Sen teslim olursan anneni bırakacaklarını mı sanıyorsun? O kadar vazgeçmişsin ki kendinden, asıl sen hiçbir boku göremiyorsun.
(Bölüm 6, Dakika 20.40)
Kim olduğunla yüzleş. Vakit tamam. Şimdi aklın filiz. Bırak kök salsın. Ben sana daha önce de söyledim. Şafak söktü. Akrep öldü.
(Bölüm 6, Dakika 34.00)
Hepimiz çabalarımızın sonuç verdiğini görmek isteriz, Suat Bey. Önünüzde parlak bir gelecek var. Ödülleri çok önemsemeyin. İnsan, geleceğini seçimleriyle yaratır.
(Bölüm 6, Dakika 48.50)
-Tutuklanabilirsin.
-Önemli değil.
-Ya nasıl önemli değil ya?
-Ben yine de denemiş olacağım. Her şeye rağmen inançla oraya gitmiş ve hakkım olanı almak için çaba sarf etmiş olacağım. Artı 1 bu demek, Murat.
(Bölüm 7, Dakika 09.15)
Torunumu hayatının baharında benden alanlar, bizi de soldurmak istiyorlar. “Başka bir yol yok.” diyorlar. Çaresizliğe, karanlığa teslim olmayalım. Umuda tutunalım. Neyin peşinden koşarsanız osunuzdur.
(Bölüm 7, Dakika 26.00)
Kardelen, umut demek. Her şeye rağmen, demek. Sen yarın her şeye rağmen yürüyeceksin, Şule. Başka yerlerde başka kardelenler açabilsin diye. Bu benim için her şeyin başlangıcıydı. Belki sana da uğur getirir.
(Bölüm 7, Dakika 29.50)
“Oyunun galibi, sondan bir önceki hatayı yapan olur.” Sen bu adamdan istediklerini aldıysan şimdi iki kere düşüneceksin. Oyunu mu kaybetti, taş mı verdi?
(Bölüm 7, Dakika 31.50)
Galiba yapamam ama denerim.
(Bölüm 7, Dakika 33.00)
-Uyku tutmuyor bu ara.
-Çok uzun bir uykudan uyandın be oğlum, ondandır.
(Bölüm 7, Dakika 33.10)
-Bölüm 7, Dakika 35.00-47.30)
Yani gerçeklik, geleneksel olarak kullandığımız anlamda algıyla sınırlı değil. Buna bilim de dahil, bilinç de.
(Bölüm 8, Dakika 11.00)
Ben yanındayım. Yalnız değilsin. Her şeye rağmen içinde bir güç bulacaksın ve ona sıkı sıkı sarılacaksın. Başka çaren yok. Duydun mu beni? Başka çaremiz yok.
(Bölüm 8, Dakika 14.25)