Kitabın içinde kimisi tadı damakta kaldı diyebileceğim kadar kısa, kimisi de bir şölen misali uzun mu uzun toplamda 14 hikâye var. Kitabın sonunda da çevirmen Oğuz Baykara'nın yazar ile ilgili hazırladığı kapsamlı bir biyografi ve devamında da öykülerinin incelendiği bir…devamıKitabın içinde kimisi tadı damakta kaldı diyebileceğim kadar kısa, kimisi de bir şölen misali uzun mu uzun toplamda 14 hikâye var. Kitabın sonunda da çevirmen Oğuz Baykara'nın yazar ile ilgili hazırladığı kapsamlı bir biyografi ve devamında da öykülerinin incelendiği bir kısım var ki yazara dair bilmediğim pek çok detayı bu bölümde öğrenmiş oldum. Yazarın hayatına dair bazı ipuçlarını otobiyografik nitelikteki öykülerinde de görmek mümkün.
"Cehennem Tablosu" isimli hikâye kurgu ve betimlemeleri ile beni en çok şaşırtan, aklıma kazınan hikâyelerden biri oldu. Japon edebiyatından eserleri okumayı seviyorsanız bu kitaba da bi göz atın derim.
📌Kitabın içindeki hikâyeler:
Raşōmon
Burun
Mendil
Örümcek İpi
Cehennem Tablosu
Mandalinalar (otobiyografik nitelikte)
Çinli İsa
Toşişun
Sonbahar
Balo
Çalılıklar Arasında
Vagon
Çarklar (otobiyografik nitelikte)
Serap (otobiyografik nitelikte)
📌 Alıntılar:
- Bu sıralarda kendini nasıl hissediyorsun?
- Her zamanki gibi... Yani bütün sinirlerim ayakta...
- Bu hastalık ilaçla geçmez canım; imanla geçer.
- Neden İsa'ya iman etmiyorsun?
- Benim gibi bir insan bunu bir başarabilse neden olmasın!..
- Bunun zor bir tarafı yok ki... Sadece, Tanrı'ya, oğlu İsa'ya ve İsa'nın mucizelerine inanacaksın o kadar...
- İstesem Şeytan'a bile inanabilirim ama...
- O halde?... Neden Tanrı'ya da inanmıyorsun? Gölgeye inanan insanın ışığa da inanması gerekmez mi?
- Fakat ışıksız karanlıklar da var...
Susmaktan başka çarem yoktu. Çünkü yaşlı dostum da benim gibi karanlıklarda yürüyordu. Ancak, karanlığın içinde aydınlığın da bulunduğuna inanıyordu... Aramızdaki tek fark buydu. Ama bu fark ikimizin de aşamayacağı kadar büyük bir uçurumdu...
s.193
Akutagava her şeyden önce mükemmeliyetçidir. Bunun nedenini yazılarından birinde açıklar: "Sanatın vatanında mükemmel olmayan hiçbir şeye yer yoktur. Bir sanat eseri ancak mükemmel olduğu zaman ölümsüz olur."
s.217
"Akutagava'nın altmışın üzerindeki öyküsünün konusunu Koncaku Monogatari ve Ucişui Monogatari gibi eski Japon klasiklerinden ya da Çin, Hint kaynaklarından aldığı bir gerçektir. Etkilendiği en önemli Batılı kaynak
ise İncil'dir.
Ayrıca, Caxton, Swift, Defoe, Goethe, Poe, Browning, Butler, Gogol, Dostoyevski, Flaubert, Régnier, Mérimée, Loti, Strindberg ve France gibi yazarlardan esinlendiğini de söyleyebiliriz."
s.218
Akutagava bir zamanlar şöyle yazmıştı:
"Eğer bir yazar ölümünden sonra geriye, hâlâ okunabilen on kitap bıraktıysa o büyük bir ustadır. Beş kitap bıraktıysa o ünlü bir yazardır. Şayet üç kitap bıraktıysa o yine de yazar olarak anılmaya hak kazanmıştır."
s.224