Spoiler içeriyor
Bu hangi çarpık aklın ürünüydü, bilmem. Yüzlerce ergeni iyi fonlanmayan okullara kapatmak ve hayattan bezmiş hocalara emanet etmek. Ama bu sadistliğe hayranım. (Bölüm 1, Dakika 00.30) İmgelemlerle lanetlendiğimi kardeşimle paylaşacak değilim. İnsanı gafil avlıyorlar. Ardında tatlı bir sızı bırakmayan bir…devamıBu hangi çarpık aklın ürünüydü, bilmem. Yüzlerce ergeni iyi fonlanmayan okullara kapatmak ve hayattan bezmiş hocalara emanet etmek. Ama bu sadistliğe hayranım.
(Bölüm 1, Dakika 00.30)
İmgelemlerle lanetlendiğimi kardeşimle paylaşacak değilim. İnsanı gafil avlıyorlar. Ardında tatlı bir sızı bırakmayan bir şok terapisi gibi.
(Bölüm 1, Dakika 01.30)
Sosyal medya, insanı hayattan bezdiren samimiyetsiz bir övgü çukurudur.
(Bölüm 1, Dakika 13.55)
Ben, sen değilim anne. Asla aşık olup aile kurmayacak ve ev kadını olmayacağım.
(Bölüm 1, Dakika 16.00)
Dünya katlanılması gereken bir yer. Hayat felsefem de “Ya öl ya öldür.”
(Bölüm 1, Dakika 30.00)
Edgar Allan Poe “Duyduğunun hiçbirine, gördüğünün yarısına inan.” demiş. Nevermore’un en meşhur mezunu bunu burada öğrenmiş olmalı. Bağımlı olup kafayı sıyırmasına şaşmamalı.
(Bölüm 2, Dakika 03.30)
Hisler başka şeylere gebedir. Giderek büyür, gözyaşlarına dönüşürler. Ben gözyaşı dökmem. Sartre “Cehennem başkalarıdır.” der. Sartre ilk aşkımdı.
(Bölüm 2, Dakika 04.30)
Başkalarının seni tanımlamasına izin vermemek, bir yetenektir. En ilginç bitkiler, gölgede yetişir.
(Bölüm 2, Dakika 27.05)
Vaktiyle büyükannem “Sırlar, zombilere benzer.” demişti. “Asla tamamen ölmezler.”
(Bölüm 3, Dakika 16.20)
Kendimi korkusuz sanırdım. Ta ki Joseph Crackstone’un gözlerinin içine bakana dek. … Cennete ya da cehenneme inanmasam da intikama inancım tam. Genelde yanında ızdırapla sıcak servis ederim ama daha önce hiç bronz düşmanım olmamıştı.
(Bölüm 3, Dakika ?)
-Şans dile.
-Kalbini kırarsa onunkini çivilerim.
(Bölüm 3, Dakika 37.00)
Zorunlu tutulan gönüllü işlere, allanıp pullanmış tarihe ve mutlu sonlara inanmam. Ama daha az inandığım bir şey varsa o da tesadüflerdir. Agatha Christie’nin deyişiyle; tek bir tesadüf, tesadüften ibarettir. İki tesadüf, ipucudur. Üçü kanıttır. Rowan’ın elindeki çizimdeki Crackstone ve ben geleceğe aitiz. Goody Adams’ın Crackstone’a ait uyarıları geçmişe ait. Canavarsa şimdiye ait. Birbiriyle bağlantılı üç tesadüf. O canavar herhangi biri olabilir. Şerif, canavarların bu okula mahsus olduğunu sanıyor. Ama aslında canavarlar her yerde. Bazen en öngörülemez canavarlar en tehlikeli olanlardır. Dehşet saçmak için pençelere ihtiyaç duymazlar. Kimse bakmayıncaya dek gölgelerde pusuya yatar, birden saldırırlar. Ama artık gözümü açtım. Gerçeği bulana kadar da kapatmayacağım.
(Bölüm 3, Dakika 39.00)
Bazen esas niyetiniz fırsatlara boyun eğmek zorunda kalır. Olası bir seri katille yakınlaşmak için elime bir fırsat geçtiyse bunu nasıl reddedebilirim?
(Bölüm 4, Dakika 09.00)
Bak, sen ve ben diğerlerinden farklıyız. Biz ergenlik denen foseptik çukurunda özgün düşünen, cesur asileriz. Onay almak için bu saçmalıklara ihtiyacımız yok.
(Bölüm 4, Dakika 16.00)
-Şanslısın.
-Ne anlamda?
-İnsanların ne düşündüğü umrunda değil.
-Keşke biraz daha umursasam.
(Bölüm 4, Dakika 38.00)
Abartılı sevgi gösterilerine ve sapkın entrikalara düşkün bir adam.
(Bölüm 5, Dakika 00.20)
Bana güçlü ve bağımsız olmayı öğrettin. Hıyanet ve önyargı dolu dünyada yolumu bulmayı öğrettin. Kendimi gözetmenin önemini senin sayende öğrendim. Yani bence babalık konusunda hiç de fena değildin.
(Bölüm 5, Dakika 24.00)
Ama sizin gibi erkekler, dediklerinize inanılmamasının nasıl olduğunu bilmezsiniz.
(Bölüm 5, Dakika 38.38)
-Goody.
-Sen soyumdan gelen kuzgunsun.
-Bana gücümü kontrol etmeyi öğret.
-Azgın bir nehir kontrol edilemez. Boğulmadan ilerlemeyi öğrenmelisin. Zaman aleyhimize işliyor. Crackstone’u arıyorsan burayı bulman gerek.
-Hep şifreli mi konuşursun?
-Hep basit cevaplar mı ararsın? Kuzgunlar yalnız olur. Kimseye güvenemez, yalnız kalırsın. İnsanların yalnızca karanlığını görürsün.
-Korkmam mı lazımdı?
-Korkmalısın.
(Bölüm 6, Dakika 04.50)
“Kimse kötülük etmek için kötülük yapmaz. İyilik ve mutluluk sandığı için yapar.” Shelley, Weems gibi iyilik kisvesi altında kötülük yapanları bu cümle ile anlatmış.
(Bölüm 6, Dakika 24.00)
Gerçeği aradığım için özür dilemeyeceğim.
(Bölüm 6, Dakika 40.00)
Goody, yalnızlığa mahkum olduğumu söylemişti. Belki bunun kaçışı yoktur. Ama hayatımda ilk kez bana keyif vermiyor. Ayrıca bir şey daha var. İçimi kemiren bir his. Ölüm çok yakınımda. Beni izliyor. Ama korkup sinmeyeceğim, asla vazgeçmeyeceğim.
(Bölüm 6, Dakika 43.20)
Onu özlediğim filan yok. Arkadaşlar yük ve zayıflıktır. Zaaf yaratırlar.
(Bölüm 7, Dakika ?)
İlk öpüştüğüm çocuk tabii ki sayko bir seri katil çıkacaktı. Hep aynı tipleri buluyorum.
(Bölüm 7, Son)
Romanımın aksine gerçek hayatta çözülmemiş gizemler, cevapsız sorular var.
(Bölüm 8, Son)