Sinema sezonunu açmış olduk Bugün arkadaşlarımla sinemada bu filmi izledik. Ben aslında Avatar izlemek istiyordum da uzun olduğu için arkadaşlara uygun olmuyordu ben de film seçimi onlara bıraktım. Genel olarak güzeldi, arkadaşlarımla anlamlı film izlemiş olduk. Filmin konusu aktör (oyuncu)…devamıSinema sezonunu açmış olduk
Bugün arkadaşlarımla sinemada bu filmi izledik. Ben aslında Avatar izlemek istiyordum da uzun olduğu için arkadaşlara uygun olmuyordu ben de film seçimi onlara bıraktım. Genel olarak güzeldi, arkadaşlarımla anlamlı film izlemiş olduk.
Filmin konusu aktör (oyuncu) bir adamın ve kadının geçmişten bugünlerine uzanan bir hikaye anlatılıyor. Anlamlı bulduğum kısım adamın kendisiyle yüzleşmesi oldu. Hikaye zaten bize bir şeylerin önemi ve değerini anlatıyor.
Ünlülerin hayatı güzel ve lüks görünür bize ve ayrıca çok mutlu görünüyorlar ama gerçekten böyle midir? Ben mutlu olduğunu düşünmüyorum ve en boş hayatı yaşadıklarını düşünüyorum. Özellikle bu filmle beraber net anladım.
Ayrıca maalesef şunu anladım ki film sektöründe hâlâ da gelişmiş değiliz. Filmi sanki bir iki ayda çekip bitirmişler. Amatör bir hava var hâlâ filmlerimizde. Yabancılar aylarca, yıllarca uğraşıyorlar ama bizimkiler apar topar duygusal bir hikaye bulup bol bol dram vere vere tamamlıyorlar. Ayrıntılara ise zerre dikkat edilmemiş. 1970 yılından şimdi ki zamanı anlatıyor ve geçmişe gitme oluyor. Geçmişe gidildiğinde mekan değişmiyor sadece karakter giyimi ve efekt değişiyor. Yahu insan biraz ayrıntılara dikkat eder. Neyse işte genel olarak güzeldi. Anlamlı ve akıcıydı. Hayatın yani gerçek hayatın önemini göz önüne seriyor. Türk filmlerinde zaten iyi olan şey dramı illa yansıtır. Arkadaşlarım ağladı yahu, bu bir başarı sonuçta. Ama sıkıntı şu ki benim arkadaşlarım zaten duygusal. Neyse biz de ki bir diğer sıkıntı verdiğimiz mesaj iyi olsa da yine de bunu en iyi şekilde yansıtmıyoruz.
Tezer Özlü'nün bir kitabı vardı' Yeryüzüne Dayanabilmek İçin' diye, orada sinema, yönetmenler falanla ilgili yazıları vardı. O dönemde Almanya'da olan ve Almanca'yı ana dili gibi bilen Özlü, yönetmenlerle röportaj yapar. Onlara Türk filmlerimizi (yeşilçam dönemi oluyor bu) sorduğunda, yönetmenler (kendileri ödüllü kişiler), Türk sinemasını çok iyi buluyorlar ve onlara göre maliyet yönünden sadece eksiğiz.
Şimdilerde ise maliyet, yönetmen, oyunculuk, konu vs her alanda geriledik maalesef. Neyse Tezer Özlü'nün kitabını da kesinlikle siz film severlere tavsiye ederim.
Çağan Irmak olmasına rağmen basit bir film bu bence. Sinemada ben, arkadaşlarım ve iki kişi sadece vardı yani toplam altı kişi idik. Tuhaf.
İzleyecekler için keyifli izlemeler. Verdiği mesajlar iyi olduğu için izlenebilir bir film.
Not: Beklentiye girmeden izlerseniz oldukça keyifli olacaktır sizin için.
Puanım: 7