Spoiler içeriyor
Bu diziyi, geçen sene Ramazan ayında, diziye hayran olan canım ciğerim bir dostumun önerisi ile izlemeye başladım. SONUNDA bugün bitirebildim. O "SONUNDA", dizi çok kötü veya sıkıcı olduğu için değil bu arada. Netflix'i açıp izlemeye devam et kısmına baktığımda, bütün…devamıBu diziyi, geçen sene Ramazan ayında, diziye hayran olan canım ciğerim bir dostumun önerisi ile izlemeye başladım. SONUNDA bugün bitirebildim. O "SONUNDA", dizi çok kötü veya sıkıcı olduğu için değil bu arada. Netflix'i açıp izlemeye devam et kısmına baktığımda, bütün parasını içkiye yatırdığından çocuğuna flüt alamadığı için, çocuğuyla Yamaha'nın önünden geçmemek adına yolunu değiştiren İbrahim Tatlıses gibi artık yolumu değiştirmek istemeyeceğim için... (Çocuğunun canı bir şeyler çeker diye bakkal önünden geçemeyen babaya yorum katmak istedim.)
Diziye gelirsek... of çok güzeldi ya bu dizi. Bölümleri biraz uzundu ama "Şu da ne gereksiz bi' sahneydi ya, neden koymuşlar ki?" diye düşündüğüm bir sahnesi gelmiyor aklıma şu an (belki de çoğu bölümünü önceden izlediğim için unutmuşumdur, şimdi bilemedim bi'). Lise yılları, ilk aşk, yakın arkadaşlıklar, ilk aşkla yaşanan bütün ilkler, ilk kalp kırıklıkları, aile ilişkileri, ekonomik kriz, eskrim, 90'lar, idealler, vazgeçişler, söylenmek istenip susulan sözler, hayatın gerçekleri... (dizi için konulan etiketlere döndü iyice.) Dizi bende çok farklı duygular uyandırdı. Belki şu an taze bitirdiğim için duygularım çok coşkuludur ya da şu sıralar geçmişe -özellikle lise yıllarıma- sık sık özlem duyduğum için bu kadar etkilenmişimdir, bilemiyorum. Hiç düşünmezdim ama bittiğinde biraz üzüldüm bile. Farklı bir ülke de olsa ben iki binler çocuğu da olsam o 90'lar nostaljisini çok iyi hissettirmişler bence. Bir de Kore'yi bazı açılardan bize çok benzetiyorum, o benzerlik de biraz yardım etmiş olabilir bu nostalji konusunda. Karakterlerin hepsi birbirinden güzeldi. "Favorim şuydu" diye düşünürken aklıma teker teker diğerleri de geliyor hep ve ben seçemiyorum. Hem arkadaşlık açısından hem de romantik ilişkiler açısından toksik ilişki görmemek tarif edilemez bir duyguydu. Beni, izlerken aynı anda hem ağlatıp hem güldürmeyi başardı. 14. bölümün sonundan itibaren bitirene kadar sinir krizi geçiriyormuşçasına bir ağlayıp bir gülerek izledim (hızlandırıp izledim bu arada. Cidden çok uzun geldi bölümleri). Ama son bölümde baştan sona kadar, zevcini kaybetmiş gayri Müslim bayanlar gibi zırıl zırıl ağladım. Sonu her ne kadar üzüntüden başımı ağrıtsa da gerçekçi bir şekilde bitmiş bence. Hee-Do'nun ve Yi-Jin'in yaşadıkları zorluklar, aile ilişkileri, geçmişleri çok farklı ve bu farklar da hayattaki seçimlerini ve önceliklerini ister istemez etkileyecekti. Dizinin sonlarında Hee-Do'nun günlüğünü bulduğunda geçmişe gülümseyerek bakması ve o zamanki hâlinin, kendini ne kadar yenilmez sandığını düşünmesi ve yaş aldıkça da ne kadar yanıldığını anlaması, "seni öylesine iyi anlıyorum ki" diye uzaklara dalmama sebep oldu.
Sonuç olarak çok tatlı bir diziydi. Benim gibi Kore dizisi izleyemiyorsanız bile eğer türü size hitap ediyorsa izlemenizi öneririm. 1 senede bitmiş de olsa, iyi ki izledim, dedim. 10/10 verip üç evetle uğurluyorum diziyi.