Etrafımdaki herkese tek bir kitap önerecek olsam kesinlikle bu kitap olurdu. Üfff. Okuduğum en başarılı kitaplardan biriydi. Neden başarılı diyorum: sorunlar belli, çözümler belli, örnekler verilmiş, gerçek hayattaki karşılıkları yaşanan olaylarla verilmiş, yazar bu konunun en iyi örneklerinden biri ve…devamıEtrafımdaki herkese tek bir kitap önerecek olsam kesinlikle bu kitap olurdu.
Üfff. Okuduğum en başarılı kitaplardan biriydi. Neden başarılı diyorum: sorunlar belli, çözümler belli, örnekler verilmiş, gerçek hayattaki karşılıkları yaşanan olaylarla verilmiş, yazar bu konunun en iyi örneklerinden biri ve kitap insanı harekete geçirme konusunda müthiş bir güce sahip.
İş ve yaşam/ ekonomi/ eğitim/ kişisel gelişim kategorilerine girebilen bir eser olmuş.
Kesinlikle başucu kitaplarımdan biri olacak. İlk fırsatta orijinal dilinde de okuyacağım (çeviri açısından kesinlikle bir sıkıntısı yok, tamamen daha çok zevk almak, konuya ana dilinde hakim olmak, tekrar üzerinden geçmek için istiyorum bunu)
Önemli gördüğüm çok fazla yer var. Kitap her an yanımda olmayabilir diye alabildiğim kadarını buraya alacağım bu önemli yerleri. Karakterler sınırından dolayı yorumlarda devam edeceğim.
~ Bana daha azını yapmamı söyleyen ya dostum değildir ya da kafası bir hayli karışıktır!
~ Hayli başarılı olan kişiler, gelişip büyüdükten sonra bile çalışmaya, üretmeye ve yaratmaya devam ederler. Dünya, bu insanları hayret ve şaşkınlıkla izleyip, "Neden hâlâ zorluyorlar?" gibi sorular sorar. Cevap basittir: Fazla başarılı insanlar, yeni başarılar kazanmak için çabalarının devam etmesi gerektiğini bilir. İstenilen nesne veya hedef için başlanan av bırakıldığında, başarı döngüsü sona erer.
~ 10X kuralının odak noktası budur: İstediğinizi düşündüğünüzün 10 katı büyüklüğünde hedefler belirlemeli ve sonra bu hedefleri gerçekleştirmek için gerekenlerin 10 katını yapmalısınız. Muazzam düşünceleri muazzam eylemler takip etmelidir. 10X kuralı sıradan değildir. Tam da söylediği şeydir: Düşüncelerin 10 katı ve diğer insanların yaptıklarının 10 katı. 10X kuralı katışıksız bir otorite anlayışıdır. Başkalarının yaptığını asla yapmazsınız. Yapmayacaklarını yapmaya istekli olmalı ve hatta "mantıksız" kabul edeceğiniz eylemleri bile gerçekleştirmelisiniz.
~ Etrafınıza bakarsanız büyük olasılıkla insanoğlunun genelde ortalamanın altında hedefler belirleme eğiliminde olduğunu görürsünüz. Aslında birçok insan, kendi amaçları bile olmayan hedefler koymak için programlanmıştır. "Çok para"nın ya da zengin, fakir ve orta sınıfın ne olduğu bize öğretilir. Neyin adil, neyin zor, neyin mümkün, neyin ahlaki, neyin iyi, neyin kötü, neyin çirkin, neyin lezzetli olduğu, neyin iyi göründüğü vb. dair önceden belirlenmiş kavramlarımız vardır. Bu yüzden hedef koymanızın da bu önceden belirlenmiş parametreler tarafından etkinlenmediğini sanmayın. Koyduğunuz herhangi bir hedefe ulaşmak zordur ve yol boyunca bazı noktalarda kaçınılmaz olarak hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Öyleyse neden daha en başından bu hedefleri daha yükseğe koymuyorsunuz? Eğer çalışma, emek, enerji ve sebat gerektirecekse, neden her birinin 10 katını harcamayasınız? Ya yeteneklerinizi hafife alıyorsanız?
~ Asla hedef küçültmeyin. Bunu yerine, eylemleri arttırın. Hedeflerinizi yeniden düşünmeye, bahaneler uydurmaya ve bir şeylerden kaçınmaya başladığınızda, hayallerinizden vazgeçersiniz!
~ Normal eylemler, seviyelerin en tehlikelisidir, çünkü toplum tarafından en çok kabul görendir. Bu eylem seviyesi kitleler tarafından da onaylanır ve bu nedenle normal eylemde bulunmayan insanlar, onları hızla başarıya ulaştırmak için gereken dikkati üzerlerinde toplayamaz.
~ Yetişkinler bana aksini söyleyene kadar, muazzam eylem dışında başka bir şey bilmiyordum. İçinde yaşadığımız evrenin en temel ögeleri bile büyük miktarda eylemi destekler niteliktedir. Okyanus yüzeyinden dibe doğru dalarsanız, sürekli ve büyük miktarda eylemin gerçekleştiğini görürsünüz. Üzerinde yürüdüğünüz gezegenin kabuğunun hemen altında hiç durmayan muazzam bir hareket vardır. Bir karınca tümseginin veya bir kovanın içine bakarsanız, gelecekte hayatta kalmalarını sağlamak için büyük miktarda eylem üreten canlı kolonileri görürsünüz. Bu ortamların hiçbirinde geri çekilme, eylemsizlik veya normal eylem seviyesi olarak düşünebileceğinize yakın herhangi bir şey yoktur.
~ Yine de etiketlendiğim her zaman bu, dördüncü eylem seviyesinden daha az çalışan biri tarafından yapılıyordu. Aşırı eylemlerde bulunmamın kötü bir şey olduğunu düşünen benden daha başarılı birisine hiç rastlamadım çünkü başarılı insanlar ne tür bir başarıya ulaşmak için ne gerektiğini bilir. Gitmek istedikleri yere nasıl ulaşacaklarının farkındadırlar ve asla muazzam eylemleri istenmeyen şeyler gibi tanımlamazlar.
~ Para ve güç, dikkatin ardından gelir, bu nedenle en fazla dikkat çeken kişi, en fazla eyleme geçen ve er ya da geç en fazla sonucu alacak kişidir.
~ Öyleyse bu da benden size nasihat olsun; her şeyi planlayamazsınız ve insanlar kendi yaratamadıklarını sizden almaya çalışırlar.
~ Aslında, çoğu insan hedeflerine o kadar ilgisizdir ki, onları yılda sadece bir kere yazar. Bana kalırsa, yılda yalnızca bir veya iki kez yapılan bir şeyi zaten yapmaya değmez. Hayatınızın en önemli dayanak noktaları, günlük yaptığınız eylemlerden oluşur. Bu yüzden daima iki şeyi yaparım: (1) Her gün hedeflerimi yazarım ve (2) ulaşamayacağım hedefler seçerim. Bu, her gün eylemlerimi beslemek için kullandığım potansiyelimin tamamını harekete geçirir. Bazı insanlar, uygunsuz hedefler koymanın bir kişinin hüsrana uğramasına ve ilgisini kaybetmesine neden olabileceğini öne sürer. Ancak hedefleriniz günlük olarak gözden geçirmenize gerek bırakmayacak kadar ufaksa, ilginizi zaten kaybedersiniz!
~ "Takıntılı" kelimesi olumsuz bir çağrışıma sahiptir çünkü birçok insan bir şeye (veya kişiye) takıntının genellikle yıkıcı veya zararlı olduğuna inanır. Peki bana bir seviyeye kadar takıntısı bulunmadan azamet sahibi olan tek bir kişi gösterin. Bunu öylece yapamazsınız. Önemli şeyler başaran herhangi bir birey veya topluluk, o fikre bütünüyle takıntılıdır. İster bir sanatçı, müzisyen, mucit, işadamı, borsa simsarı ya da hayırsever olsun, onların büyüklüğü fikirlerinin bir sonucuydu.
~ Unutmayın: Ayağa kalkıp yola devam etmenizin herhangi bir sınırı yok! Siz bırakmadığınız sürece başarısızlık olmaz! Tüm enerjinizi ya da yaratıcılığınızı "bitirmeniz" imkansız. Fikirlerinizin tükenmesi mümkün değil. Yeni hayaller kurma, daha fazla enerji sahibi olma, yaratıcı düşünme, bir duruma veya olaya farklı bakma, bir başka müşteriyi arama, başka taktik kullanma veya sebatla hareket etme yeteneğinizi asla kaybetmeyeceksiniz. Her zaman size uzanan başka bir el, başka bir gün ve başka bir şans olacak. Çalıştığınız banka sizi yeni enerji, yaratıcılık ve sebatla doldurmayı sürdürüyorsa, neden her şeyinizi ortaya koymayasınız ki?
~ Söyleyeceğim şu ki, eleştiri hayranlıktan önce gelir ve -beğenin ya da beğenmeyin- başarıyla kol kola yürür. Siz etrafa başarı saçmaya devam ettikçe, er ya da geç, sizi tenkit edenler yaptıklarınıza hayran kalacak. Başlangıçta eylemlerinizi yargılayanlar -eleştiriyi büyüyen başarınızın bir işareti olarak aldığınız ve eylemlerinizi 10X seviyesinde hızlandırmaya devam ettiğiniz sürece- daha sonra övgü dolu sözler söyleyecek. Ne de olsa, eleştiriye karşı misillemede bulunmanın en iyi yolu başarı göstermek değil midir?
~ Gerçekten müşteri memnuyeti sağlayan markalar, müşteri hizmetleri hakkında konuşmuyor; müşteri kazanmaya odaklanıyorlar. Gelişen şirketler önce insanların onlar hakkında bilgi sahibi olmasına ihtiyaç duyar, daha sonra onları mutlu etmek için ellerinden geleni yapar. Unutmayın, müşteri memnuniyeti müşteri yoksa var olamaz.
~ Zengin olmak isteyebilirsiniz peki ama neden? Parayı ne için kullanmak istersiniz? Hizmet etmek istediğiniz daha yüksek bir amacınız mı var? Ne de olsa, belli bir zenginliğe ulaştığınızda parayı umursamamaya başlarsınız. Belki daha fazla insana yardım etmek ve tüm insanlığın koşullarını iyileştirmek için zenginleri bir araya getirmek istersiniz. Bu ise her yerdelik -her yerde, her zaman hazır olmanızı- gerektirir.
~ Bahane bulma ile olayların gerçek, sağlam sebeplerinin farkına varma arasındaki ayrımları anlamaya başlamalısınız. Bu kitap, başarılılar ile başarısızlar arasındaki birçok ayrıma odaklanıyor ve çok belirgin farklardan biri, başarılı insanların mazeret yaratmamalarıdır.
~ Etrafınıza bir bakın, dünyanın ortalama insanlarla, ortalama düşünceyle ve -en iyi ihtimalle- ortalama eylemlerle dolu olduğunu göreceksiniz. Tekrar bakın. Bu ortalamanın kabulünün aslında gerçekten gördüğünüz, hayallerinden vazgeçmiş ve dinamik bir amaçla yaşamayı bırakmış insanlar. Aksine "normal"e dair kanıları her ne ise ona razı gelmeye isteklidirler. Bir şeyler öğreneceğiniz insanları seçerken, istisnai olanı -yaşamlarına yaklaşım biçimleri nedeniyle öne çıkanları- arayıp bulun. Onların ne kadar özel veya sizden farklı oldukları konusunda endişelenmeyin. Nasıl düşündükleri, nasıl hareket ettikleri ve sizin bunun aynısını nasıl yapacağınız üzerine odaklanın. Başarı bir seçim ya da seçenek değildir; doğru düşünce ve eylem düzeyinde çalışmak sizin görevinizdir. Bu yüzden, bu gezegende bir ayak izi bırakmak konusundaki görevinizi yerine getirin -böylece görev sürenizi tamamladığınızda, en büyük hayallerden ve en olağanüstü eylemlerden hiç de aşağı kalmayan hayatınıza yaklaşım biçiminizle hatırlanacaksınız. Unutmayın: Başarı sizin göreviniz, yükümlülüğünüz ve sorumluluğunuz- 10X seviyelerinde düşünerek ve 10X eylemler yaparak hayal ettiğinizden de fazla başarı yaratacağınızdan eminim!