Kitapla ilgili fikirlerim: Tüm kitap sohbet havasında yazılmış, okurken sanki okumuş gibi değil de yazarla birebir sohbet ediyormuşsunuz hissi veriyor. Onun dışında aslında buraya eklemek istediğim çok güzel bölümleri de var ancak cümlelerin anlam kazanabilmesi için içinde bulunduğu tüm metne…devamıKitapla ilgili fikirlerim:
Tüm kitap sohbet havasında yazılmış, okurken sanki okumuş gibi değil de yazarla birebir sohbet ediyormuşsunuz hissi veriyor.
Onun dışında aslında buraya eklemek istediğim çok güzel bölümleri de var ancak cümlelerin anlam kazanabilmesi için içinde bulunduğu tüm metne sahip ve hâkim olmak gerekiyor aslında siz de takdir edersiniz ki… Affınıza sığınarak söylüyorum ki, önceki cümlede bahsettiğim neden yüzünden benim için paha biçilemez olan bu eseri daha da kısımlara bölüp parçalamak istemedim açıkçası. Kitabın içinde yazarın kendi başından geçenler de dâhil olmak üzere kendinizle ilgili de çok şey bulacaksınız. Kitap bittiğinde ise “insan” olduğunuzu gerçekten hissedeceksiniz. Dilerim ki bu kitabı ve aynı yazarın diğer kitaplarını da bir gün okursunuz hatta yazarla tanışma imkânına bile sahip olursunuz…
❕️Hayatındaki her insan seni bazen üzecek, bazen mutlu edecek, bazen sinirlendirecek, bazen ayaklarını yerden kesecek… Sen de hayatındaki her insana bazen tüm sevgini, ilgini akıtacak, bazen uzaklaşacak, bazen arzulayacak, bazen kapılarını kapatacaksın. Tıpkı yaşamdaki her şeyin aktığı, şekilden şekle girdiği gibi… Sürekli mutlu, sürekli üzgün, sürekli her şeyin ters gittiği ya da sürekli her şeyin iyi gittiği bir hayat doğanın da evrenin de hiçbir noktasında hiçbir zaman olmadı, olmayacak da.
❕️…”keşke”lere inanmıyorum. Hepimiz yapabileceklerimizin en iyilerini yaptık.
❕️Artık öğrendim ki geçmişteki kararlarımız için duyduğumuz pişmanlık, kendimize yaptığımız en büyük hakaret.
❕️Mesih İsa çarmıha gerilirken onu çivileyenleri affettiğini ve sevdiğini söylüyordu. Böylesi güçlü bir sevgiyi içimizde hissedebiliyor muyuz gerçekten? Karşındaki ne yaparsa yapsın, nasıl olursa olsun onu sevmeye devam edebiliyor musun?
❕️Sonuçta her insan, “Ben zengin olayım, benim karnım önce doysun, ben daha mutlu olayım” derken, diğerlerini yok saydı. “Ben”in hemen arkasından “biz” geliyordu. Benim çocuğum, benim ailem, benim arabam, benim gibi inananlar, benim gibi yaşayanlar… “Ben”den “biz”e genişleyen bir olgu… “Ben” ile “biz” kavgaya tutuşuyordu arada sırada. Çünkü bazen “biz” olabilmek için “ben”den vazgeçmemiz gerekiyordu.
❕️Vazgeçmiyorsan, umut var demektir…
❕️Hepsinin ve daha fazlasının payı vardır belki ama temelde insan her zaman “haklı” olduğunu bilmek için yapar her şeyi. Her zaman kendini haklı görmek, haklı bulmak ister.
❕️Kötülüğün kazanmak için ihtiyaç duyduğu en güçlü eylem: İyilerin bir şey yapmamasıdır.
❕️Sorgulamadan inanan, inandığı şeyi din sanır…
❕️Lao Tzu, “Ağaçlara bak, nehirlere bak, yıldızlara bak. Eylemsiz eylemin ne olduğunu anlayacaksın.” der. Ayrıca hiçbir erik ağacı, ceviz ağacı olmaya çalışmaz. Kesinlikle nehir okyanusa doğru akıyor ama sen ona eylem diyemezsin çünkü onu okyanusa doğru gitmeye zorlayan bir irade yok. Acelesi yok, hızı yok, ulaşacağı yer özlemi yok, diğer nehirlerle rekabeti yok. Şarkı söyleyerek, dağların arasından, yeşilliklerin içinde kayarak ve her an hep dans ederek amacına ulaşır üstelik amacına ulaşma kaygısı da yok. Nehir sadece akar.
❕️Hedeflere yürürken çalışmak kadar önemli olan şey kaybetmeye ve reddedilmeye hazır ve dayanıklı olmaktır. Reddedildikçe, istediğine ulaşamadıkça vazgeçmeden inançla devam edebilmelisin.
❕️Tek bir kişi bile olsa, birinin senin varlığından dolayı daha mutlu ve huzurlu olduğunu bilmek, ne olursa olsun inandıklarından vazgeçmemek, seni, sen gibi yaşamak, sana söylenenleri değil, yüreğindekileri gerçek kılmak… Bunlar başarı değil de nedir?
-Aret VARTANYAN