Spoiler içeriyor
Hiç konuşulmamış, artık konuşmak için fazlasıyla geç kalınmış ve aslında üzerine konuşulacak bir şey de kalmamış bir vaka Kevin. Hayatla ve kendiyle ilgili bir sürü planı varken kendini hiç hazır hissetmediği bir zamanda hamile kalan Eva'nın, doğum yaptıktan sonra bebeğine…devamıHiç konuşulmamış, artık konuşmak için fazlasıyla geç kalınmış ve aslında üzerine konuşulacak bir şey de kalmamış bir vaka Kevin.
Hayatla ve kendiyle ilgili bir sürü planı varken kendini hiç hazır hissetmediği bir zamanda hamile kalan Eva'nın, doğum yaptıktan sonra bebeğine pek ısınamadığını görüyoruz. Çocuk sanki başka birinin çocuğuymuş da çocuğun anası-babası, çocuğu Evalara birkaç günlüğüne emanet edip tatile gitmişler ve geri dönmemişler gibi. Yani anne ve çocuk arasında güvenli bir bağlanma yaşanmıyor, çocuk sevildiğini hissetmeden büyüyor. Kendini hazır hissetmediği hâlde çocuk yaptığı için bayağı kızdım kadına ama çocuğunu sevebilmek, onunla iletişim kurabilmek için gerçekten de çabaladığını gördük sürekli. Kadının hem geçmişini hem de bugününü izlerken yaşadığı o çaresizliği iliklerime kadar hissettim. Hele haberi alıp okula o endişeyle oğlunu aramaya gittiğinde okulun kapısında Kevin'ın sipariş ettiği kilitleri gördüğünde yaşadığı yıkım, içime oturdu izlerken. Ben açıkçası kadın, yaşanan olaylarda oğlunu savunacağı için bu kadar zorbalığa uğradığını düşünmüştüm fakat kadının kendisi de bir kurbanmış aslında. Kadının gördüğü muameleyi izlemek fazlasıyla üzücüdüydü. Zaten eşini, kızını kaybetmiş, oğlu okulda bir katliam yapmış, hapse düşmüş hâlâ kadına hayatı dar ediyorlar. Tabii ki kurban ailelerini de anlıyorum ama burada kadın da kurban, oğlunun hareketlerinden mesul tutulması ne kadar doğru, bilemedim. Gerçi, kadının oğluyla olan ilişkisini izlemesem ben de belki kadını suçlayabilirdim, bilemiyorum...
Filmde Eva, günlük hayatını yaşarken onun düşüncelerine, daha doğrusu anılarına gidip geliyoruz. Sanırım burada, karakterin aslında yaşadığı gerçeklikten ne kadar kopuk olduğunu, gününün çoğunu geçmişini düşünerek orada takılıp kaldığını anlayabiliriz. Son sahnede evini temizleyip oğlunun kıyafetlerini ütüleyip odasını toparladığını gördük. Acaba kadının kafasında şimdi ve geçmiş birbirine girdiği ve artık ayrıştıramadığı için mi gördük o sahneyi yoksa oğluna karşı içinde hâlâ bir umut beslediği ve eve dönmesini istediği için odasını hazır beklettiği mi gösterilmek istenmiş? Filmin sonunda, Eva'nın intihar ettiğini düşünüyorum. Kevin'la son kez görüşüp mantıklı bir cevap alsaydı belki yeni bir başlangıç yapacaktı ama Kevin'ın yaptığı katliam için bir sebebi olmadığını (zaten içten içe bilse bile bi' umut sordu bence) duyunca bardak, o damlayla taştı bence. Zaten o sahnede çalan şarkının ismi de "Mother's Last Words to Her Son" imiş. 🥲
Kevin'ın babası Franklin de her ne kadar ilgili bir baba gibi görünse de aslında bayağı ilgisiz biri. Eşinin ve oğlunun hâlini gördüğü hâlde uzaktan izliyor sadece. Yani bunu Orphan filminde de gördük, hiç mi izlemedin be adam be? Böyle bir sorun varsa demek ki ya eşin çocukla ilgili yalan söylüyor ve sevmiyor ya da çocuk gerçekten de problemli bir çocuk. Her iki durum da sıkıntılı. Ama adam bunları görmezden geliyor. Belki de Kevin kendisine daha sevgi dolu yaklaştığı için "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mantığıyla hareket ediyordur. Bu arada ben, Kevin'ın herhangi birini sevdiğini ve sevebileceğini de düşünmüyorum. Psikopati özellikleri gösteriyor, babasını kullanabildiği için onu seviyormuş gibi yapıyordu bence. Aile aslında sosyoekonomik açıdan gayet iyi durumda ve eğitimliler, ona rağmen oğullarını bi' psikiyatriste götürmek akıllarına gelmedi; çıldırdım izlerken. :D
Film gayet sürükleyici ve etkileyiciydi. Başladığıyla bittiği bir oldu sanki. Geçmişle şimdi arasındaki gidiş gelişler benim hoşuma gitti izlerken. Ve oyunculuklar da gayet güzeldi. Tilda Siwon çok gerçekçi oynamış, bana o annenin yaşadığı hisler çok güzel geçti. Küçük oyuncular da çok başarılılardı. 🥺 Hele 2-3 yaşındaki Kevin'ı oynayan bebişi elime alıp yuğurasım geldi.