Spoiler içeriyor
NEDEEEEEEN Elimde değil, seyahat içeren filmleri özellikle arar bulurum. Hele ki spiritüel, içe dönük bir motivasyonla yapılan seyahatlerse bunlar. Julia Roberts filmlerini ayrıca severim ama hiç bu kadar uzun hissettireni olmamıştı. Yani öyle ki 2 saat 20 dakika olmasına rağmen…devamıNEDEEEEEEN
Elimde değil, seyahat içeren filmleri özellikle arar bulurum.
Hele ki spiritüel, içe dönük bir motivasyonla yapılan seyahatlerse bunlar.
Julia Roberts filmlerini ayrıca severim ama hiç bu kadar uzun hissettireni olmamıştı. Yani öyle ki 2 saat 20 dakika olmasına rağmen annem yarısında “Ne uzun bir film! Bir sürü işim var, hepsi kalır bitirirsem.” diyip kalktı gitti.
Ben de bunun üzerine film izleyen insanları ikiye ayırdım:
Olay akışından etkilenler ve duygu akışından etkilenler.
Bu film duygu akışıyla ilerleyen bir film ve ben de o insanlardanım muhtemelen. Elizabeth’in yaşadıklarına yaklaşımı ve pes etmeden içsel yolculuğunu sürdürüşünü izlemek keyifliydi.
Ayrıca Javier Bardem’le ilk karşılaşışım. Tabi o şoku çoğu kadın gibi ben de yaşadım. Başta fiziksel özellikleri sahnede görmeye alıştığım şekilde ‘mükemmel ve standart’ değildi. Kafası zamanla gelen bir yakışıklılık. Ancak Felipe karakteri için bir başkası düşünülebilirdi gibi geliyor bana. Çünkü Bardem’i Barcelona Barcelona filminde de izledim ve oradaki rolüne inanılmaz yakıştırmıştım. (Tabi bu başka bir yazının konusu)
Bu filmde o etkiyi yaratmadı bende. Sanki “Julia ile yakışırlar, e kadınların da bir şekilde çekici bulduğu iyi bir oyuncu. O zaman koyalım biz onu.” denilmiş gibiydi. Tabi oyunculuklara lafım yok. Şehirler ve insan tiplemeleri de ilgi çekici. Özellikle Roma’da geçirilen süre boyunca verilen mesajlar çok hoşuma gitti.
Ancaaaak senaryonun gidişatı beni sarmadı.
Uyarlandığı kitabı okumadım ama birebir sahneye geçirilmişse muhtemelen kitap da beni sarmayacaktır.
Neden?
Konu artık hayatından keyif almayan bir kadının içine dönmek ve kendini bulmak için yolculuğa çıkması değil mi? Oldukça geniş bir başlık baktığın zaman.
Liz birlikteliklerini, işini bırakıp huzuru bulmak adına dünyayı geziyor. Yeni insanlarla tanışıyor, sınırlarını zorluyor. Buraya kadar akıyor film zaten.
Sonra?
Sonunda dönüp dolaşıp yine bir erkeğe aşık olup adamın peşinden gidiyor.
Yani asıl olan Liz’in sınırlarını biraz zorlamak için bu yolculuğa çıkması mı? Gerçek aşkı yine bir insanda bulması mı?
Iıııııı.. Mesaj iletilemedi.
Aşık da mı olmasın Buse? Adam kibar, zevk ve sorumluluk sahibi.
Aşık olsun, hobi olarak yine olsun. Ama yaşlı bir şifacının el falına bakıp aşk görme sahnesini de koymayınız be. Filmi dönüşüm yolculuğundan romantik dramaya çeviren bir hareket bu.
E filmin türü zaten romantik drama?
Türe bakıp ona göre bir beklenti içine girerseniz her şey tıkırında ilerliyor gördüğünüz gibi.
Yaklaşık ilk bir saati başka bir şey vaad ederken alınan bu dönüş sizi de benim gibi yaralamasın isterim:,)