Bazen gecenin sessizliğinde gökyüzünü izlerken benim dışında tüm hayatın aktığını hayal ederdim. Herkesin hayatının arka fonunda türü fark etmeksizin sevdiği parçalar çalıyordu ama benimki koca bir sessizliğin içinde en ufak hareketle koca gürültüler çıkararak ilerliyordu. Ne zaman rahatlatıcı bir parça…devamıBazen gecenin sessizliğinde gökyüzünü izlerken benim dışında tüm hayatın aktığını hayal ederdim. Herkesin hayatının arka fonunda türü fark etmeksizin sevdiği parçalar çalıyordu ama benimki koca bir sessizliğin içinde en ufak hareketle koca gürültüler çıkararak ilerliyordu. Ne zaman rahatlatıcı bir parça duyacaktım? Bunu hep beklemiştim ama gecenin içindeki hafif seslerle kendi müziğimi var ettim. Belki hayatım hâlâ hızlıca akmıyor ama olduğum yerde de saymıyorum. Bu dizi sanki kendimi sayıyormuşum gibi hissettiğim noktayı anlatıyor. Herkes kahkahalarla geçerken onlar sıradan bir hayatın içinde sıkışıp kalmışlardı. Ruhumuzdaki zincirleri beraber hissettik, hayattan beraber nefret ettik ve en sonunda beraber özgürleştik. Sevdiğim alıntılardan bazılarını ekleyeceğim.
“Hiçbir şey olmadan, hiçkimse beni sevmeden… Çok uzun süre böyle yaşarsam buruşup öleceğimi hissettim. Bu yüzden seni hayal ettim. Bir gün karşılaşacağım o kişiyi, seni. En azından senin için o kadar sıradan olmam herhalde, değil mi? Kimsin, bilmiyorum. Şu an nerede olduğunu bile bilmiyorum. Seninle hiç tanışmadık da. Sen kim olabilirsin?”
“Birine nasıl taparsın?”
“Destek olursun. Sen her şeyi yapabilirsin, her şey mümkün dersin.”
“Düşündüğüm insanların hepsinde beni rahatsız eden şeyler var. Beni hayal kırıklığına uğratan şeyler. Nefret ettiğim şeyler. Kıskandığım şeyler. Hepsinde beni mutsuz eden şeyler var. İnsanlarla sorunsuz bir şekilde anlaşıyor olabilirim ama aslında gerçekten hoşlandığım tek bir kişi bile yok. Bu yüzden mi farkında olmadan yoruluyorum merak ediyorum. Bu yüzden mi kendimi hep yalnız ve terk edilmiş hissediyorum?”
“Ama söylediğin an her şey gerçek olur. Tüm kelimeler böyledir.”
“Benim gibi çok insan var. Ben tek değilim ama neden tek benmişim gibi hissediyorum?”
“Ben özgürleşmek istiyorum. Nereye hapsedildiğimi bilmiyorum ama hapsedilmiş hissediyorum. Hayatımda beni rahatlatan hiçbir şey yok. Sıkışmış ve boğulmuş hissediyorum. Kanatlanıp uçmak istiyorum.”
“Birini nasıl kalbin çarpacak kadar seviyorsun anlamıyorum. Kimseyi sevmediğimden değil, kimseyi o kadar çok sevmedim. Benim kalbim sadece kötü şeyler olduğunda çarpıyor. Utandığım zaman, sinirlendiğimde, 100 metre koşusundan önce… Hep kötü şeyler için. Birinden hoşlandığım için kalbim hiç çarpmadı. Birinden gerçekten hoşlandığımda bence tam tersi oluyor. Kalbim daha yavaş atıyor. Sanki bir şeyden kurtulmuşum gibi. Hayatımda ilk kez huzurlu hissediyormuşum gibi.”
“Kalbinin atması bir şeyde şansın var diye düşündüğün zaman olur. Bir şey seninse, zaten senindir. Maaşını aldın diye kalbi hızlı atan gördün mü? Bana ait olduğunu biliyorum zaten, neden atsın ki? Ama senin olmadığında ve sen de bunu bildiğin zaman, olur da kader yüzüme güler diye düşündüğünde işte o zaman kalbin hızlı atmaya başlıyor. Sen bir şey için yanıp tutuştuğunda, ruhunun derinliklerinde onun sana ait olmadığını biliyorsundur.”
“Öldükten sonra nereye gideceğim umrumda değil. Cenneti yaşarken görmek istiyorum.”