Kişisel gelişimine takıntılı fakat pek de reaksiyona geçemeyen biri olarak bana iyi gelen bir kitap oldu. Kitaptaki bilgiler eminim hayatınızda çok işe yarayacaktır ama her türlü ilk adımı sizin atmanız gerekiyor ve ben hala bu konuda tereddütteyim. Kitapta aslında bu…devamıKişisel gelişimine takıntılı fakat pek de reaksiyona geçemeyen biri olarak bana iyi gelen bir kitap oldu. Kitaptaki bilgiler eminim hayatınızda çok işe yarayacaktır ama her türlü ilk adımı sizin atmanız gerekiyor ve ben hala bu konuda tereddütteyim. Kitapta aslında bu tereddütlerimin birkaçına da nokta atışı şeklinde değinmiş. İçimi rahatlatan kısımları tam olarak bunlar oldu. Azıcık bunlardan bahsedecek olursam:
1."Çok çabalamanıza rağmen başarıya ulaşamamak konusunda yakınmak, bir buz küpünü sıcaklığı -3,8 dereceden -0,5 dereceye çıkararak eritememekten yakınmaya benzer. Emeğiniz ziyan olmamıştır, sadece depolanmaktadır. Aksiyon 0 derecede gerçekleşecektir."
Çoğu zaman sonuçları hemen görmek isteyen biriyimdir. Çok çalışıyorum ama neden olmuyor, bu kadar zamandan sonra bir şeyler elde etmiyorsam yaptıklarımın ne anlamı vardı... gibi cümleleri kendime az sarf etmem. Evet maalesef bu konuda lineer ilerleyiş diye bir şey yok. Yaptıklarımızın etkisiz göründüğü süreç bunaltıcı ama devam edilmesi gereken nokta da tam olarak burası. İyi sonuçların gecikmeli olarak elde edileceğini akılda bulundurmak gerekiyor.
2."Hedeflerinizin seviyesine çıkmazsınız, sistemlerinizin seviyesine inersiniz"
Bu ikinci madde benim okurken oldukça düşündüğüm ve özümsedim bir ifade oldu. Hep güçlü bir hedefim, sağlam bir istencim olması gerektiğini düşünenen ama pek de buna sahip olmadığımın farkında olan biriyim aslında. Evet güçlü bir istenç güzel bir itici güç olabilir fakat asıl olayı halleden sistemimiz oluyor. Açıkçası bu noktada aklıma hep Forrest Gump geliyor. Forrest Gump'ın hiçbir zaman büyük hedefleri yoktu ama adım attı ve elinden gelenin en iyisini yaptı. Sonuç olarak hiç de peşinde olmadığı başarılar sonunda onun peşine düştü. Önemli olan sistem ya gerisi zırva (kendimi iyi hissetmeye çalışıyorum dokunmayalım lütfen)
3.“Şu anda kimliğiniz ne olursa olsun, ona sadece kanıtı olduğu için inanıyorsunuz. Yirmi yıldır her pazar günü kiliseye gidiyorsanız elinizde dindar olduğunuza dair kanıt var demektir. Her gece bir saat biyoloji çalışıyorsanız elinizde çalışkan olduğunuza dair kanıt var demektir. Kar yağarken bile spor salonuna gidiyorsanız formda olmaya baş koyduğunuza dair kanıtınız var demektir. Bir inanç için ne kadar kanıtınız varsa ona o kadar çok inanırsınız.”
Bu benim bildiğim ama arada unuttuğum ve tekrarlamamın oldukça önemli olduğuna inandığım bir durum. Kendine güvenme açısından oldukça önemli. Aptal cesaretin yoksa o kanıtlara baya baya ihtiyaç duyuyorsun. Ki yokluğu da stres yapıyor. Ben sırf bir ritmim olmadığı için hayatım boyunca çoğu sınava kendime güvenmeyerek girdim. Gerçi son zamanlarda bunu ritimsiz de hallettim ama sebebi yine kanıtlardı. Az ya da çok ama kesinlikle kendime göre çabaladığımı hatırlatmam çok işe yaradı. Evet burada kesinlikle kendine göre bir rutin oluşturmak çok önemli oluyor. Ben kendimi makine, robot olarak görmeye meyilli olunca problemi zor aştım.
4. "Pek çok insan motivasyon sıkıntısı çektiğini sanır, oysa aslında netlik sıkıntısı çekmektedir. Ne zaman ve nerede eyleme geçeceğiniz her zaman bariz değildir. Bazı insanlar bütün hayatlarını bir iyileşme yapmak için doğru zamanın gelmesini bekleyerek geçirir."
Evet bu gerekirse Parkinson yasası olarak olsun hayatımı her türlü en çok tehdit eden şey. Hastaneye gitmekten hiç haz etmem gerçekten ölecek olsam yine ertelerim ama bir kez randevu aldıktan sonra artık ona mecbur hissediyorum. Saati ve zamanı net bildikten sonra gitmem gerektiği aklımdan çıkmıyor ve günü geldiğinde her türlü gidiyorum. Sanırım bunu ders çalışma, dil öğrenme ve çizimde gelişme konusunda da hayatıma entegre etmeye bir yerden başlamam lazım.
5.“Yüksek öz kontrol sahibi insanlar baştan çıkarıcı durumlarda daha az zaman geçirme eğilimindedirler. Baştan çıkarıcı unsurlardan kaçınmak, onlara karşı koymaktan daha kolaydır.”
Ya ben bu tarz insanları genel olarak ilah falan gören biriyimdir. Çünkü onların uç örneği benim tam olarak. Ama bu noktada biraz da olsa nasıl öyle insanlar olabildiklerini ve öcü olmadıklarını anladım. Ve onlar gibi olabilirim ileride belki inancı da ufaktan içimi pırpır etti. İnş olurum artık ya 🤞🏻
6.“Bir alışkanlığa başlamayı başarır ve bağlı kalırsanız bazı günler içinizden onu bırakmak geleceği konusunda size garanti verebilirim. Bir iş kurduğunuz zaman hiçbir şey yapmak istemeyeceğiniz günler olacaktır. Spor salonundayken tamamlamak istemeyeceğiniz setler olacaktır. Yazma zamanı geldiğinde içinizden yazmak gelmediği günler yaşayacaksınız. Can sıkıcı, acı verici ya da tüketici olduğu zamanlarda yılmamak - bir profesyonel ile amatör arasındaki farkı yaratan budur.”
İşte bu son zamanlardaki kendim için o kadar spesifik ki. Çizim yapmayı oldukça sevdiğimi düşünüyordum ama bir süredir pratik yapmaktan nefret ediyorum. Artık daha sistemli olmam gerektiğini fark ettiğimden ve ders gibi öğrenmeye başladığımdan beri bu sıkıntıyı çekiyorum. Nefret etme seviyesine gelicem ama bir yanım da rahat bırakmıyor beni yani kafamda mutlaka çözülmesi gereken bir mesele bu. İstesem de görmezden gelemiyorum. Bu bilgi bu yüzden beni sevindirdi. Bir şeyin olağan/normal olduğunu bilmek daha az korkmamı sağlıyor. Ferahlıyorum bir miktar.
Evet tam olarak burada benim “KENDİME MEALLİ” incelememi bitirmiş bulunuyoruz. Az çok kitap ve İSTEMEDEN DE BENİM HAKKIMDA 🫠 bilgi edinmişsinizdir ve faydalı olabilmişimdir diye umut ediyorum. Buraya kadar bu kadar lakayt olmasam herhangi bir inceleme ekleyebileceğimi sanmıyordum. Doğaçlama sıkılmışken kafamdan geçeni yazayım derken böyle bir şey çıktı. Neyse benim için fena kitap değildi. Yeni şeyler öğrendim, bildiğim şeyleri anımsadım. İnş bundan sonra da efektif biçimde hayatımda uygulayarak kesilen ağaçları hiç etmem. Hoşkalın vs bi şey demem gerekiyormuş gini hissettim. Neyse sadetin bir sonraki incelemesinde görüşmek üzere esen kalın 🤗🫶🏻