Son sayfaları biraz sıktı egzersizler vardı uygulamalı falan asla yapmayacağım egzersizler.Genel olarak baktığımda güzeldi içinde kendime notlar çıkarabildiğim güzel sözler vardı. 2.kitabını da okuyacağım.Kitabın içeriğinde ikigai kelimesinin detaylı anlatımı,yaşlanma karşıtı sırlar,daha uzun yaşama ve hayatın amacını bulmaya yönelik püf noktalar,işin…devamıSon sayfaları biraz sıktı egzersizler vardı uygulamalı falan asla yapmayacağım egzersizler.Genel olarak baktığımda güzeldi içinde kendime notlar çıkarabildiğim güzel sözler vardı. 2.kitabını da okuyacağım.Kitabın içeriğinde ikigai kelimesinin detaylı anlatımı,yaşlanma karşıtı sırlar,daha uzun yaşama ve hayatın amacını bulmaya yönelik püf noktalar,işin ve boş zamanın bireysel gelişime dönüştürülebilmesi,dünyadaki en uzun ömürlü insanların bilgece sözleri,stres kaygı başetme yolları vs gibi daha saymadığım bölümler var.
Japonların zaten en uzun yaşayan ve sağlıklı bir hayat süren toplum olduğunu hepimiz biliyoruz.Kitaba ismini veren İkigai kelime anlamı varlık nedenidir.Hepimizin bir varlık nedeni vardır ve bizler uğrunda amaç edindiğimiz,hoşlandığımız şeyleri yapmalıyız.insanın ikigai'sini keşfetme yolunun içsesine yönelmesi olduğu sonucuna vardım.Yani sezgilerimiz ve merakımız güçlü içsel pusulalardır.Zevk aldığımız şeyleri takip edip hoşlanmadığımız şeylerden uzaklaşmak.Bize amaç kazandıracak ve mutlu edecek şeylerle uğraştığımızda tamamlanmış oluruz.
İkigainin 10 altın kuralı var:
1)Aktif kalım,emekli olmayın.
2)Ağırdan alın.
3)Midenizi tıka basa doldurmayın.
4)Çevrenizde iyi arkadaşlarınız olsun.
5)Bir sonraki doğum gününüze kadar şekle girin.
6)Gülümseyin.
7)Doğayla tekrar bağlantı kurun.
8)Teşekkürlerinizi sunun.
9)Anı yaşayın.
10)İkigainizi takip edin.
♧Kadim bilgelik tıka basa yemek yememeyi tavsiye eder.Bu yüzden Okinawalılar,aşırı yiyerek hücresel oksidasyonu hızlandıran uzun sindirim süreciyle bedenlerini yormak yerine kapasitelerinin yüzde 80'ine geldiklerini hissettiklerinde yemeği bırakırlar.
Tabi ki midenizin yüzde 80 dolulukta olduğunu nesnel bir şekilde bilmek mümkün değil.Karnımızın doymaya başladığını hissettiğimiz an yemeği bırakmalıyız.(O SIRADA MİDEMİN YÜZDE 1000'İNİ DOLDURAN BEN...)
Yediğimiz fazlada yemeğe,atıştırmalığa,öğle yemeğinden sonraki o elmalı turtaya Aslında gerçekten ihtiyacımız olmadığını biliyoruz Bunların hepsi kısa vadede zevk veriyor ama onları yememek uzun vadede bizi daha mutlu edecektir.
♧100 yaşına girmek üzere olan bir kadın röportaj sırasında şu şarkıyı söylemiş:
Sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmek için
Hoşlandığın her şeyden az az ye
Erken yat,erken kalk ve sonra çık yürüyüşe
Her gününü sükunetle yaşa ve keyfini çıkar yolcuğunun
Sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmek için
İyi geçirelim arkadaşlarımızla,
İlkbahar,yaz,sonbahar,kış
Her mevsimin mutlulukla çıkartırız tadını
Parmaklarımızın ne kadar yaşlandığına takılmamak işin sırrı
Onları çalıştırmaya devam ettirirsen,kutlarsın yüzüncü yılını
♧Yaşamak için nedeni olan herkes her türlü nasıla katlanır.
♧Yaşlıca bir doktor 2 yıl önce karısının ölümüyle girdiği derin depresyonu atlatamamış yardım için Frankl'a gitmişti. Frankl tavsiye vermek veya durumu analiz etmek yerine ona ölenin kendisi olması halinde ne olacağını sordu.Dehşete düşen doktor Zavallı karısı için bunun korkunç olacağını büyük acı çekeceğinisöyledi Frankl buna karşılık"Görüyor musun doktor onu bu acılardan korumuş oldun.Ama bunun için ödediğin bedel hayatta kalmak ve onun yasını tutmak oldu" açıklamasını yaptı.Doktor bir kelime daha etmedi. Frankl'ın elini sıktıktan sonra huzur içinde oradan ayrıldı.Hayatının bir amacı olmuştu ve böylece sevgili karısının acısına katlanabilmişti.
♧Direğe iple bağlanan bir eşek kendini kurtarmak için direğin etrafında dönüp durunca direğe daha yapışık,hareket edemez halde kalır.Aynı şey kendi korkularından ve rahatsızlıklarından kurtulmaya çalışıp acılarına daha fazla saplanan obsesif düşünme biçimine sahip insanlar için de geçerlidir.
♧Duygularınızı kabul edin.Bir dalgadan diğer dalgayla kurtulmaya çalışırsak kendimizi sonsuz bir denizde buluruz.Duygularımızı biz yaratmayız onlar bize gelirler ve onları kabul etmek zorundayız.
♧Duygularımızı kontrol edemeyiz ama eylemlerimizin sorumluluğunu alabiliriz."Şu anda ne yapmaya ihtiyacım var?Hangi eyleme geçmeliyim?" Bunu başarmanın anahtarı kendi içinize bakıp ikigainizi bulmaktır.
♧Defalarca ne yapıyorsak oyuz.Bu yüzden mükemmellik bir erdem değil,bir alışkanlıktır.
♧"Hepimiz öleceğiz.Bazı insanlar ölmekten korkuyor.Asla ölmekten korkmayın.Çünkü ölmek için doğdunuz."
♧" yaşlanabilir ve fiziksel olarak titreyebilirsin,damarlarındaki bozulmaları dinlemek için gece uyanık kalabilir,tek aşkını özleyebilirsin, dünyanın kötücül deliler tarafından harap edildiğini görebilir ya da onurunuzun zihnin alt kanallarında boğulduğunu fark edebilirsin.Öyleyken bile tek bir şey geçerlidir;öğrenmek. Dünyanın neden sallandığını ya da onu neyin salladığını öğren. Zihnin asla yorulmadığı uzaklaşmadığı,İşkence edilmediği korkmadığı ya da şüphe duymadığı pişman olmayı hiç hayal etmediği tek şey öğrenmektir.
♧ Herkesin bir özü vardır.Bu öze mabui denir.Mabui ruhumuz ve yaşam kaynağımızdır.Ölümsüzdür ve bizi biz yapar. Bazen ölen birininin mabuisi canlı bir kişinin bedeninde kapana kısılır.Bu durumda merhumun mabuisini serbest bırakmak için bir ayırma ritüeli gerekir.Bu durum genellikle kişi aniden öldüğünde olur. Özellikle genç yaştaysa ve mabuisi ölüler alemine gitmek istemezse.
Bir mabui fiziksel temasla ve kişiden kişiye geçer. kız torununa yüzük bırakan bir büyükannenin mabuisinin bir kısmını ona aktarmış olur fotoğraflar da insanlar arasında mabui geçişi için bir araç olabilir.
♧Sahip olduğumuz her şeyin ve sevdiğimiz herkesin bir gün yok olacağını asla unutmamalıyız.Bu hep aklımızda tutmamız ama karamsarlığa kapılmamamız gereken bir şeydir.Bir şeylerin kalıcı olmadığının farkında olmak bizi üzmemeli,anı ve etrafımızdakileri sevmemize yardımcı olmalıdır.
♧Güzelliği mükemmellikte değil,kusurlu ve eksik şeylerde aramalıyız.Bu yüzden Japonlar kusurlu ya da kırık bir çay fincanına büyük değer verir.Kusurlu,eksik ve kısa ömürlü şeyler gerçekten güzel olabilir çünkü gerçek dünyaya benzeyen sadece onlardır.
♧Hepimizin ikigaisi farklıdır,ama ortak olan tek şey herkesin bir amaç edinmeye çalışmasıdır.Bize anlamlı gelen şeylere bağlı kaldığımızda hayatı dolu dolu yaşar,ama bağlantıyı kopardığımız anda umutsuzluğa kapılırız.
6/10