Aslında bu filmle ilgili çok yazı yazıldığı için bir şey yazmayacaktım ama fikrimi değiştirdim 😂 izleyeli birkaç gün oldu ve ben çok etkileyici buldum. Genç savcı Emre Gündüz Yanıklar Kasabası’nda görevine başlar. Burada halk susuzluk ve obruklarla mücadele etmektedir. Tarla…devamıAslında bu filmle ilgili çok yazı yazıldığı için bir şey yazmayacaktım ama fikrimi değiştirdim 😂 izleyeli birkaç gün oldu ve ben çok etkileyici buldum.
Genç savcı Emre Gündüz Yanıklar Kasabası’nda görevine başlar. Burada halk susuzluk ve obruklarla mücadele etmektedir. Tarla ve bağlarda açılan obruklar yavaş yavaş kasaba tarafında da görülmeye başlar.
Emre Yanıklar’da geçirdiği ilk günlerde serinlemek için göle girer. Göl kenarında Murat isimli biriyle tanışır. Murat Yanıklar’ın Sesi isimli gazetede yazılar yazan bir gazetecidir. Önceki savcının görevini apar topar bırakıp gittiğini ve hatta zehirlendiğinden şüphe ettiğini söyler. Tanıştıkları an ikilinin arasında tuhaf ama yoğun bir “an” yaşanır. Ve sonrasında Emre Belediye başkanının bağ evine gider. Onunla ve çevresiyle tanışır. Murat’ın evi bu bağ evine çok yakındır. Bu kişiler Murat’ın “ahlaksız” olduğunu ve erkekleri ayarttığını,Yanıklar’da böyle şeylerin kabul edilmediğini söylerler.
Alkol alınan bu tanışma sofrasında çok hızlı gidilir. Gece bir ara sofraya Pekmez diye hitap ettikleri bir çingene kızı da katılır. Diğer herkes Pekmez ile gülüp oynarken Emre fenalaşır ve sızar. Ertesi sabah kendini evinde bulur ama gecenin bir kısmından sonrasını hatırlayamaz. Boynunda ise tuhaf bir kırmızı iz vardır. Sonraki gün karakolda Pekmez’in babası belirir ve kızının cinsel saldırıya uğradığını söyler.
Yarım akıllı olarak bilinen Pekmez’in başına ilk defa gelmiyordur bu olay. Önceden de böyle saldırılara uğramış ve hatta çocuğu bile olmuştur...Emre zihninde o geceye dair beliren küçük parçalar sebebiyle Pekmez’in bağ evinde,belediye başkanının oğlu ve çevresi tarafından saldırıya uğradığını düşünmeye başlar. Olayı çözerken kendinden bile şüphe eder. Fakat bu anda da Murat belirir. O geceyi kendisiyle geçirdiğini söyler. Emre sonra da Murat ile geçirdiği anlardan küçük parçaları hatırlamaya başlar.
Homo erotik olarak geçen bu eserde anlatılan o kadar çok şey vardı ki...say say bitmez. Küçük ayrıntılarda bile mesajlar var. Günümüz Türkiye’sinden gerçek insanlar gördüm sanki.
Alt sınıfın suya ulaşamaması ama belediye başkanı gibi bir üst sınıfın bu konuda hiç sıkıntı çekmemesi,cahil insanların güçlü kişi tarafından yanlış yönlendirilmesi,yolsuzluk,yozlaşma,ırkçılık,cinsel saldırı...ve şu da var ki; Çift olduklarına emin olmadıkları ama mimledikleri iki erkeğe ahlaksız diye nasıl saldırdılar...yani ciddi bir homofobi de söz konusu.
Şimdi burada spolu alana giriyorum***
Filmin sonunda aslında hiçbir şey çözülmüyor gibi bir şey. Pekmez’e kim saldırdı bilinmiyor. Emre o gece Murat’ın yanındaydı bence-Murat’ın Emre’nin boynunda bıraktığı iz ve Emre’nin hatırladıklarını görüyoruz çünkü- ama neler yaşadılar bilmiyoruz. Bu ikilinin arasındaki sahneler aşırı aşırı yoğundu. Fena gergin bir çekim vardı.
Filmin sonunda çifte kumrular olarak mimlenen Emre ve Murat,belediye başkanının yanlış yönlendirmesiyle halk ve onlar tarafından linç ediliyorlar. Onlar da obruklara kaçıyorlar ve film böyle bitiyor. Film böyle bitse de o kadar çok şeyi anlatıyor ki...