"Ah bir normal olsam." David Tennnant tam bir harika dostum Selamlar🙋♀️Film ünlü psikiyatrist ve İskoçya’nın en parlak akıllarından biri olan R.D. Laing’in hikayesini anlatıyor. 1960’lar ve 1970’ler boyunca Doğu Londra’daki Kingsley Hall’dan çalışma yapan Laing, zihinsel rahatsızlığı olan kişiler üzerinde…devamı"Ah bir normal olsam."
David Tennnant tam bir harika dostum
Selamlar🙋♀️Film ünlü psikiyatrist ve İskoçya’nın en parlak akıllarından biri olan R.D. Laing’in hikayesini anlatıyor.
1960’lar ve 1970’ler boyunca Doğu Londra’daki Kingsley Hall’dan çalışma yapan Laing, zihinsel rahatsızlığı olan kişiler üzerinde çeşitli cesur deneyler yaptı. Onun devrimci yöntemleri, hastaları üzerinde LSD ile deney yapmak, metanoya olarak bilinen kendini iyileştirme biçimi uygulamak, tıp mesleğinde öfke ve tartışmalara neden olmak ve dünya çapında ruh sağlığının tutumlarını ve algılarını radikal olarak değiştirmeyi içeriyordu.
"Delilik her zaman kişiliğin çökmesi olarak anlaşılmak zorunda değil. Bir büyük atılım olarak da düşünülebilir. Tutsaklık ve varoluşçu ölüm olduğu kadar, özgürleşme ve yeniden doğuşun da tohumlarını taşıyor olabilir."
Film çok iyidi.Diğer psikiyatri doktorlarından farklı olan Dr. Laingin tedavilerine tanık olduk.O diğer doktorlar gibi hemen elektrik vermiyor,hastalarını dinliyor kendi kendilerine iyileşeceklerini düşünüyor,evet yanlış duymadınız .O tam bir dahi.
"Oyun oynuyorlar, oynamıyor gibi oynuyorlar, oyunlarını oynamam gerek yoksa aralarına almazlar beni oyunu oynamalıyım, oyun oynandığını farketmeden."
Hastalarıyla tek tek ilgilenmesi çok hoştu.Hastalarıyla birlikte eğlenmesi, müzik dinlemeleri onları önemsemesi her yiğidin harcı değil :)+18 sahneler olmasa iyidi ya aşkın bu olduğunu düşündürtmeye çalışmak çok saçma bence çocuk doğduktan sonra kötü davranması ayrıca üzdü beni..
"Şizofrenik kişiler yok , şizofrenik iletişim modelleri var."
Sonu pek tatmin etmedi.Daha iyi bir son beklerdim. Kafamda farklı senaryolar vardı,ama olsun David Tennnantın oyunculuğu yeter :)Cidden çok iyi oynamış abartmak istiyorum.Her duyguyu geçirdi bize.
Karakter analizleri:
Angie:Çok iyi tatlı bir insandı bence ama kendine güveni yoktu ne yazık ki 😕sıradan biri olduğunu düşünüyordu ancak hiç de öyle biri değildi, kim o deli evde kalmak ister?Cesareti alkışlanır.
Sydney:En üzüldüğüm karakter oldu.Yaşadıkları hiç normal değil ben olsam bende delirirdim böyle bir acıya nasıl dayandın sen ?
Jim:İçlerinden en kötü kalplisi belki de hiç sevemedim bu karakteri.Sürekli karamsar olması ve sondaki hareket olmadı abi hakketti bence cezayı.
Maria:Güzel kalplim benim.Doğumdan sonra bunalım yüzünden düşmüş buralara sesler duyuyor bişeyler görüyor rahat bırakmıyorlar kızı.
John:Çok farklı karakterdi.Beş yıl birden bir trilyona kadar hiç üşenmeden saymış,sesler söyletiyor tabi sonunda gelip konuşması şaşırttı beni açıkçası hiç konuşmayacak sandım
Gelelim şizofren hastalığının tanımına:Şizofren bir bireyin davranışlarını, hareketlerini, gerçeği algılayış şeklini ve düşüncelerini çarpıtarak değiştiren, ailesi ve sosyal çevresi ile ilişkilerini bozan psikiyatrik bir hastalıktır. Ciddi ve kronik bir hastalık olan şizofrenide hastalar gerçeklikle arasındaki bağlantısını yitirerek farklı davranışlar sergilemeye, gerçek olmayan olaylara inanmaya ve kişiliklerini değiştirmeye eğilim gösterir. Hayat boyu süren bir hastalıktır ve bu nedenle sürekli olarak tedavi gerektirir. Doğru tedavi ile şizofreni hastalarında hastalık kontrol altına alınabilir. Bu sayede hastalar sağlıklı bir birey olarak yaşamını sürdürebilir, sosyal ilişkilerinde ve iş hayatlarında başarılı olabilir. Tedavi süreci, yapılan en küçük bir ihmalde hastalığın yeniden nüksünü tetikleyebileceğinden büyük bir özen ve hassasiyet gerektirir. Bu nedenle hastalığı kontrol altında bulunan kişiler de düzenli olarak psikiyatrik muayeneden geçirilmeye devam edilmelidir.