🌟🌟🌟🌟🌟 Şimdi izleyip bitirdiğim ve gayet de hoşuma giden bir belgeselle sizinleyim efendim.. Mısırın Sakkara kazı bölgesinde 2018'in ilk aylarında başlayan ve 2020 yılında ucu açık şekilde tamamlanan kazı çalışmalarının çok güzel bir anlatımı... Ucu açık bir şekilde diyorum çünkü…devamı🌟🌟🌟🌟🌟
Şimdi izleyip bitirdiğim ve gayet de hoşuma giden bir belgeselle sizinleyim efendim..
Mısırın Sakkara kazı bölgesinde 2018'in ilk aylarında başlayan ve 2020 yılında ucu açık şekilde tamamlanan kazı çalışmalarının çok güzel bir anlatımı...
Ucu açık bir şekilde diyorum çünkü devlet bütçe kesintisine gidip yaptığı yardımı kaldırıyor ve kazı alanı toplanıyor.
Bir yandan da toplanırken bölgeden yeni bir mezar odası bulunuyor bu da tabiki izleyicide "acaba devam edecek mi?" sorusunu uyandırıyor.
Belgeselde M.Ö. 800- 600 yılları arasında rahip olduğu sanılan Vahti isimli önemli birinin aile mezarını bulup ailenin hikayesini keşfediyorsunuz. Ne olmuş? Nasıl ölmüşler? Kimlermiş? Ne hayalleri varmış? Çok güzel şekilde işleniyor.
Onun dışında hayvan mezarları da bulunuyor ki beni en çok etkileyen kısım orası oldu. Hiç tanıklık etmediğiniz hayvanların mezarları çıkıyor. İnanamazsınız spoiler olmasın diye söyleyemeyeceğim tabiki açın izleyin..
Hem bilgilendirici hem sürükleyici...
Hele kazı alanında çalışanların hayatları..
Nesillerdir kazıcı olan ailelerin orada yatan mumyalara bakıp bu benim atam deyişi..
Çok enteresan hislere kapılıyor insan..
Osmanlı zamanında Mısıra yüzyıllar boyu hakimdik. Asla piramitlere ilişmedik kazı yapmadık.. Abdülhamid döneminde ingilizlerin izinli bazı kazılarından ve ingilizlerin mısırı işgalinden sonra bu kazılar yaygınlaştı sektör haline geldi ve uzun yıllar mumya tozu avrupada yüz kremi olarak satıldı. Mumyaların bezlerinde ve bedenlerinde keratin dahil birçok özlü kimyasal cildin bozulmasını önlüyor inancıyla turistlere ve avrupaya gençlik iksiri ve tozu olarak satıldı. Bir ceseti yüzüne sürme fikri insanın kanını donduruyor bilmiyorum..
Osmanlı zamanında piramitlere Yusufun Ambarları denirdi. Eski eserlerde böyle geçtiğini okumuştum. Hz Yusufun Kuran-ı Kerimdeki kıssasında 7 yıllık bolluk ve 7 yıllık kuraklık geldiğini ve 7 yıllık kuraklıkla mücadele etmek için 7 yıllık bolluk ve bereket yıllarında ekip biçip saklamak için silolar inşa edildiğini okuyan Osmanlı halkı piramitlere baktığında firavunları değil de Hz Yusufu hatırlarına getirmiş olacak ki onun ismiyle tesmiye etmişler ve ilişmemişler. Zaten İslamda ve Medeniyetimizde ölüye ve mezara duyulan saygı ve ihtimam yağma ve talanı ve kazı yapmayı yasaklamış hoş görmemiş ve izin vermemiştir. Bu bilgi de burada dursun.
İzleminizi şiddetle tavsiye ederim efendim buyrun buyrun buyrun...