Ayy sonunda listemde beklettiğim 500+ filmin arasından bu filmin varlığını hatırlayıp izleyebildim. Yaz tatilim o kadar sıkıcı ki evde yapabileceğim en iyi aktivite bir filmden diğerine atlamak. Birkaç yıl önce filmi izlemeyi denemiştim. İnternetimizin mükemmelliğinden dolayı devam edemeyip başlarda bırakmıştım.…devamıAyy sonunda listemde beklettiğim 500+ filmin arasından bu filmin varlığını hatırlayıp izleyebildim. Yaz tatilim o kadar sıkıcı ki evde yapabileceğim en iyi aktivite bir filmden diğerine atlamak.
Birkaç yıl önce filmi izlemeyi denemiştim. İnternetimizin mükemmelliğinden dolayı devam edemeyip başlarda bırakmıştım. Kim derdi ki tam da bugün favorilerime ekleyeceğimi..
Çok güzeldi be. Ne kadar övsem az kalır. Böyle kıymetli filmin az bilinmesi üzdü açıkçası. Ve İmdb puanı nasıl 6.9 olur¿¿
PÜÜÜÜ cidden.
Konusundan bahsedeyim; Başrolümüz Jonathan (Cillian Murphy) babasının ölümünün ardından intihara kalkışır fakat başarısız olur. Daha sonra tedavi görmek için bir hastaneye yatırılır. Biz de onun bu süre zarfında yaşadıklarını, tanıştığı kişileri ve onlarla olan muhabbetini izliyoruz.
Ya bi şey dicem. Filmde Jonathan 19 yaşında deniliyor ama öyle 19 mu olur kardeş?¿ O 19’sa ben daha doğmadım.
Film boyunca Jonathan’ın arkadan bizimle konuşmasını çok sevdim. Sanki bir arkadaşa anlatıyormuş gibi hissettirdi. Filmdeki diyalogları ayrıca beğendim. Jonathan’ın ilk başlardaki asi tavırları, doktorla sürekli alaycı konuşması olsun, zamanla hastanedeki insanlarla arkadaş olması falan… Hepsi harikaydı.
Yaşamanın aslında ne kadar kıymetli olduğunu, intihar yerine mücadele etmenin daha iyi bir seçenek olduğunu anlatan yapımları izlemeyi seviyorum. O yüzden bu filmin yeri özel benim için.
Sadece filmin sonlarına doğru yaşanan bir olay beni cidden çok üzdü. “Keşke yaşanmasaydı” dedim. Şu an spoiler olmaması açısından söylemeyeceğim ne olduğunu.
Onun dışında, Cillian Murphy rolünün hakkını bayaaa bayaaaaa vermiş. Filmden fazla Cillian’ın oyunculuğuna kapıldım açıkçası. Adam resmen Allah’ın VIP kulu. Şu ufacık pijamada bile yakuşıklu duruyor. Aynısını ben giysem Selena’nın beslemelerine benzerim.
Bi de Toby rolünün güzelliği şaka mı¿¿ Bazı karakterlerle gerçekte evlenebilme şansımız olsa keşke…
Filmin müziklerine diyecek söz bulamıyorum. Her biri tek kelimeyle harikaydı. 8.5/10
Ya ben yine kendimi kaptırıp birçok sahnede ss almışım. Onları da serpiştirivereyim şuraya;
“-Demek kendini öldürmeye çalıştın. Neden ölmek istedin?
+Ölmek istemiyorum. Yaşamak istemiyorum.
-Ölmekten korkuyor musun?
+İntihar etmek için gerekecek birkaç saniyeden korkmuyorum.”
“Çarşamba ziyaretçi günü. Bunu iple çekiyorum çünkü ağabeyim geliyor. O muhteşem biri.” (Bu sahnede içimdeki kardeş sevgisi arttı hüü)
“İçerideki insanlara karşı daha dikkatli olmanız gerekiyor çünkü sizi dışarıdakilerden çok daha fazla ciddiye alıyorlar.”
Ve yorumumu Toby üzümlü kekimin şiiriyle bitirmek istiyorum..
~Bu etten duvarların derinlerinde
Kızgın bir canavar bağırır.
Acı uyuduğumda duyulur,
Bütün rüyalarımı doldurur.
İçimdeki şeytanla baş etmek için
Bir ışık buldum.
Beni çağırdı ve bana yol gösterdi,
O ışık bana yol gösterdi.
Karanlık düşünce gözlerime,
İçimden bir ışık sızar.
Şeytanlar bağırınca imdadıma yetişir,
O ışık beni yüceltir.~