🌟🌟🌟🌟🌟 Oktay Sinanoğlu benim çok sevdiğim bir bilim insanı ve yazardır söze böyle giriş yapmak istiyorum. Milli bir değerimiz ve yurt dışında bizi çok iyi yerlerde çok kaliteli şekilde temsil etmiş göğsümüzü kabartmıştır. En hassas olduğu konu elbette Türkçedir. Bunun…devamı🌟🌟🌟🌟🌟
Oktay Sinanoğlu benim çok sevdiğim bir bilim insanı ve yazardır söze böyle giriş yapmak istiyorum. Milli bir değerimiz ve yurt dışında bizi çok iyi yerlerde çok kaliteli şekilde temsil etmiş göğsümüzü kabartmıştır. En hassas olduğu konu elbette Türkçedir. Bunun ile alakalı sayısız yayını ve konferansı vardır. Gerek yurt dışı gerek yurt içi...
Özellikle gençlerin okumasını tavsiye ettiğim bu eser cidden hayatınızda size çok şey katacaklar listesinde ilk on'a rahatlıkla girer. Şöyle ki ;
İnsan kelimelerle düşünür, konuşur, kendini ifade eder, ideoloji ve inançlarını kelimeler vasıtasıyla öğrenir, öğretir, yaşatır, yaşatır. Kelimelerle hayal eder, ufkunun hududlarını onunla tayin eder. Onun ile fikreder, zikreder, zerkeder, derkeder. Bunun için kelimeler insanın ve insanlığın mayasıdır, hamurudur. Bir insanı ele alalım. En çok kullandığı kelimeleri bir liste halinde toplayalayim ve inceleyelim. Sadece o listeye bakarak o insan hakkında çok şeye vâkıf olursunuz. O insanı, düşünce yapısını, ideolojisini, inancını, hayalini, ufkunu, üslubunu vs. birçok fikir edinebilir hatta o insanı ihata edebilirsiniz. Sınırlarını görebilirsiniz. Bundan dolayı dil ve kelimeler kritik öneme haizdir. Sizi siz de yapabilir bir başkası da..
Oktay Sinanoğlu bu eserinde bizi biz yapma derdinde aslında.. Türk milletinin ve Anadolu insanının dili kendine özgüdür. Bizim dünya görüşümüz ve karakterimizle asırlar boyu yoğrulmuş bir medeniyettir aslında...
Ve maalesef bunu günden güne kaybetmekteyiz.
Geçmiş asırlarda dünyanın en zengin dili olan Türkçe günümüzde öyle kurak bir hal almış ki insanımız kendini ifade etmekte anlamakta ve anlatmakta güçlük çekiyor kendisini.. Sanki kendi dilinde ifade edecek zenginlik yok gibi yabancı kelimelerle ifade etmeye çalışıyor kendisini..
Roma konsülünde diktatör Sezar bir yabancı kelimeyi Yunancaya dahil etmek istediğinde bunu mecliste görüşmüş ben sizin Romanın diktatörüyüm (tüm yetkilerin tek bir kişide toplanmasından kasıttır. Meşru bir lider de diktatör olabilir günümüzde bu kelime de anlam kaymasına uğramıştır.) dilediğime vatandaşlık verip dilediğimi vatandaşlıktan çıkarabileyim gibi dilediğim kelimeyi Latince ilan edebilirim demesi üzerine senatörlerden itiraz gelir ve "Sen bizim diktatörümüzsün doğru.. ama bu sana dilimizde bir değişiklik yapma hakkı tanımız çünkü bu senden sonrasını da etkileyecek sen sadece ömrün kadar hükmedebilirsin. Vatandaşlar senin hükmün altındadır lakin Latince senin hükmün altında değildir." minvalinde bir muhalefetle karşılaştığında kararından dönmüştür. Tıpkı bu misal gibi Türkçe günümüzde sessiz bir istila ile karşı karşıyadır. Askeri bir istila sizi tarih sahnesinden silmeye yetmez lakin kültürel bir istila sizi tarih sahnesinden silebilir.
Oktay Sinanoğlu da bu eserinde bu komu üzerinde durmuş ve daha keskin daha önemli saptamalarda bulunmuştur.
Herkesin okumasını şiddetle tavsiye ediyorum.