Spoiler içeriyor
🌟🌟🌟🌟🌟 Uzun zaman sonra tek seferde başla bitir yaptığım ve kendimi bu denli kaptırdığım bir türk dizisi olmamıştı. Karakterleriyle, müzikleriyle, şiirleriyle ve derinliğiyle beni çok etkiledi. Bu dizi ilk çıktığı vakit Adanalı gibi Hanımın Çiftliği gibi yöresel mizah ve öykü…devamı🌟🌟🌟🌟🌟
Uzun zaman sonra tek seferde başla bitir yaptığım ve kendimi bu denli kaptırdığım bir türk dizisi olmamıştı.
Karakterleriyle, müzikleriyle, şiirleriyle ve derinliğiyle beni çok etkiledi.
Bu dizi ilk çıktığı vakit Adanalı gibi Hanımın Çiftliği gibi yöresel mizah ve öykü anlatan vasat bir iş sanıp başlamamıştım. Arkadaşlarım severek izler aralarında teoriler ve hararetli anlatımlar yaparlardı. Ben de bu ara madem kafa tatilindeyim deyip bütün ön yargıları kırıp diziye başladım. Ve kısaca mest oldum.
Cidden mest oldum. Ya sen de ne abarttın vasat ve izlenmediği için erken final vermiş başarısız bir dizi işte diyebilirsiniz ama buna müsaade etmem ve sonuna kadar savunurum ve derim ki sizinle aynı diziyi izlememişiz o halde...
Bu dizinin nasıl olurda erken final vermek zorunda kaldığına inanın anlam veremiyorum ya..
Anlatacak malzemesi bitmiş hikayesi köhnemiş sürekli tekrara saran klişeler içinde boğulmuş onca dizi 1452. bölümünü çekerken ve ısrarla final vermezken bu dizi 26. Bölümde final verdi inanabiliyor musunuz ya.. Ve inanın minimum 3 sezon 100 bölümlük bir hikaye derinliği ve anlatacak mevzusu vardı.
20-26 arasına 2 sezon sığdırdılar. Ve bunun yüzünden birçok şey havada kaldı birçok şey es geçildi birçok şey üstünkörü anlatıldı ama buna rağmen bu dizi minimum 8 puan... Bana yaşattığı şeylerle 10/10.
Spoilerlı analiz lütfen istemeyen gerisini okumasın.
Evvela dizinin karakterlerinden ve bunu işleyişinden bahsetmek istiyorum ki bu dizideki her karakterin ismi Türk Edebiyatındaki bir klasikten alınmış.
Mehmed İnce karakteri ince Mehmedden, Mahur Karakteri Mahur Beste Şiirinden, İlhan karakteri Atilla İlhandan, Necati karakteri Necati Cumalıdan, Zeliş Karakteri Tütün zamanında vb gibi.. Neredeyse hiç ıska yok. Ve dizide gerek Atilla Ilhandan gerek Cahit Külebiden efsane şiirlere yer verilmiş ki bu öylesine değil senaryonun kilit noktası halinde..
Cahit Külebiyi ben bu dizi ile tanıdım ve cidden kaleminin sadeliği ve doğal içten duygu betimlemeleri beni mest etti. Herkese tavsiye ederim. Onun dışında esas oğlanımız (Maraşlı) Celal Kün ile esas kızımız Mahur Tüzel bir sahafta Aşkın Yakar'ın Kaybolan Yıllarım adlı kitabıyla tanışıyorlar. Hakkında çok tatlı kelime şakalarıyla birlikte jddh
Ya da Necati Karakterinin ki favori karakterimdir. Sevdiği kıza Anna Karinayı verip bunu oku ve aşk hakkında konuşalım derken aslında Anna Karinadaki gibi kendi annesinin babasını aldattığı ve aslında başkasından olduğunu bunun ailenin içindeki büyük sır ve kırılma noktası olduğunu onlarca bölüm öncesinde bir gönderme yapılıyor. Gene kitaplarla gene sanatla.. Muazzam bir olay ya...
Ben bu dizinin edebiyat yönüne hasta oldum düştüm aşık oldum. Keşke her dizi bu denli dolu olsa bu denli edebi yön taşısa dedim. Bu dizi resmen isminden kaybetmiş durumda adı Maraşlı değil de Mahur olsaydı 5 sezon sürerdi. Gönlümde yaradır ya...
Mahur ne güzel bir isim.. Türk Sanat müziğinde bir makamın adı ayrıca..
Dizinin komplike senaryosu da aslında tek seferde bitirmemin en büyük amilidir. Çünkü bir bölüm bitiyor ve öyle bir yerde bitiyor ki asla sonrakine geçmeden duramıyorum bakmışım 10 bölüm almış gitmiş devamını getirmesem olmazdı.
Bundan sonrası da izleyenler için anlatımlı analiz istemeyen geçsin.
Dizi Celal Kün adlı bir özel kuvvetler askerinin çocuğuyla gittiği festivalin silahlı saldırıya uğraması ve kızının vurulmasıyla başlar. Birçok kişi ölmüş ve yaralamıştır. Yaralananların arasında kızı Zeliş de vardır. Ölmez ama tramvadan sonra konuşamaz. Buna içerleyen Maraşlı Celal ise bunun peşine düşer ve saldırıyı kimin yaptığını bulmaya çalışır. Aslında saldırı başarılı bir Mit Saha Elemanı olan Mehmed İnceye yapılmış ve Mehmet İnce de saldırıda Şehit olmuştur. Mit de gerek saldırıyı yapanları bulmak gerek Mehmed İncenin peşinde olduğu operasyonu tamam etmek için Celal Kün'ü bünyesine alır ve kullanmaya başlar. Nasılsa o da ömrünü gerek yurtiçi gerek yurtdışı operasyonlarda geçirmiş nice askerini Şehit vermiş bir tim komutanıdır. Sert ve disiplinli ve içe dönük mizacı onu tam bir operasyon eri yapmış "Fazla operasyon görmüş insan konuşkan olmaz" mottosuyla bicilmis bir kaftan olmuştur. Aracı mayına basmış ve 46 gün komada yatmıştır. Komutanları Celale Maraşlı lakabını takmıştır. Zaten adam tam bir yürüyen Maraştır. Tek zaafiyeti kızıdır. Bu görevi de onun için kabuk etmiştir. Ve sık sık rüyasında bir geyik gormektedir. Geyik motifi her bölüme az yahut çok yerleştirilmiştir.
Mehmed İnce ise Arapça, Almanca, Fransızca, İngilizce gibi birçok dil bilen onlarca yurtiçi ve yurtdışı görev yapmış tam bir Mit ajanıdır. Türkiyenin (Sabancı,Koç,Ülker gibi) muteber ailelerinden biri olan Türel ailesinin Avrupa ve ortadoğu uyuşturucu, karalara aklama ve türlü suçlar ile pkk gibi örgütlere yardım ettiği istihbataratı ile aileyi yakın takibe almış bunun yüzünden de örgüt tarafından infaz edilmiştir. (Festival saldırısı)
Türeller ailesi havacılık başta olmak üzere birçok sektörde yer etmiş tekel olmuş ultra zengin ve tesirli bir aile iken Aziz Türel baba olarak ailenin başında karısı serap kanserden ölmüş en büyük oğlu Necati odadan çıkmaz kitap bağımlısı bir ayyaşın teki, ortanca oğlu ilhan hırslı, toy ve kibir sabihi şirket işleriyle uğraşan ve kankasi ozan ile şirketi batıran karısının da ozanla kendisini boynuzladığı basiretsiz aptalın teki ve esas kızımız Alina bozun canlandırdığı Mahur karakteri ise işinde gücünde kendi studyosu olan ve yılın fotoğrafçısı ödülünü almış Amerikalarda okumuş ailenin gurur kaynağı bir hanımdır.
Hergün geçtiği sokaklardan birinden geçerken bir sahafa girer Kaybolan Yıllarımı sorar Celal onu tersler ve ilk kıvılcım çakılır. Celalin amacı kızı kendine âşık etmek aileye girmek ve ailenin sırlarını ifşa etmek, kurdukları düzeni yıkmak vs.
Mahur manzara fotoğrafçısı olduğundan metruk bir fabrikayı çekim için Celale sorar o tarif eder ve Mahur fabrikaya gittiğinde dizimizin naif karizması olan Savaş kötüsünün bir savcıyı öldürdüğüne tanık olur fotoğraflarını çeker ve kendini olayların göbeğinde bulur. Celal çatışmaya girerek onun hayatını kurtarır. Bunun üzerine Mahurun yakın koruması olur. Ve başlar kıvılcım alevlenmeye...
Aslında herşey güzel giderken kırılma noktası Maraşlının Mahura aşık olması olur.
Ben normalde Burak Denizden nefret ederim Kaçak dizisinde sünepe bir rol oynamıştı ve hiç onu karizmatik sert bir rol olarak zihnimde canlandirmamistim. Ama Maraşlı gibi bir rolü bu kadar gerçek canlandırmış olması adamın oyunculuğuna aşık oldum hele ilerleyen bölümlerde resital oluyor resmen.. Tek kişilik gösteri.
Birinci favorim Necati ikincisi Maraşlı karakteri net..
Necati karakterine şöyle bir parantez açmadan geçemem. Dizinin en derin karakteri...
Dünya görüşü, duygu gecişi, yaşadıkları, felsefesi ve tabiki oyunculuk show ya show..
4000 kitap okumuş her karakteri zihninde defalarca yaşamış ve içselleştirmiş karun gibi zengin olmasına rağmen kendini kitaplara vermiş ve işi gücü o olmuş tek sosyal alanı köşkün mutfağı ve hizmetliler ve matarasındaki bitmeyen rom olan bu karakter her mutfağa girdiğinde bir Roma konsülü izliyordum sanki..
Her defasında hizmetlilere sevgili proleteryalar diye seslenen ve bir filozof gibi onlara hayat dünya kader ve kitaplardan sorular soran düşündürmeye çalışan boş bakışlara karşı matarasını tekleyip anlatmaya devam eden ve aralarındaki Behiye ile aşk yaşayan (can kulağı ile bi o dinlerdi.) Çok karmaşık ve derin tramvalar barındıran karakter. Bir adam hem ayyaş hem deli hem kötü karakteri nasıl oynar çıldırmalık ya cidden muazzamdı. Dizi zaten twist cenneti gibi twist içinde twist var. Tokatliyor sizi resmen.
Ağır spoiler bundan sonrası sadece izleyip bitirmişlere...
Necatinin baş kötü çıkması, Azizin oğlu değil de ömerin oğlu oluşu ve bunun için Türellerden intikam almak için onların kuyusunu kazan baş kötü oluşu ve ömeri öldürüşü ve kendi öz babasını öldürmüş olmasının tranvasıyla o evde sığıntı gibi yaşaması mı dersiniz yoksa aslında azizin öz oğlu olup da kendini öyle bilmesi ve azizle ilhanın ölümüne sebep olması mi daha büyük twistti aklım almıyor.
Hele hele Maraşlının Celal Kün değil Mehmed Ince olması...
Yüzün değişecek kimliğin değişecek.. jsjdj kurtlar vadisi, poyraz karayel karması senaryonsdjfj
Mehmed Ince Celal Kün (Kün arapçada ol demektir aslında isminde bile Celal ol diyerek aslında orijinalde başkası olduğunun göndermesidir.) karakterini kafasında oluşturup Maraşlı olmamasına rağmen sırf Mahur karakterinin gönlünü çelebilmek için onun çevresinde hiç olmayan ve ona ters olan (zıt kutuplar birbirini çeker.) Sert, maço, az konuşan, Anadolu erkeği kişiliğiyle ile aileye sızmış ve Mahuru kendine âşık etmiştir. O sırada kendi de Mahura aşık olunca Mahur beni değil Maraşlıyı seviyor onu kaybedemem diyerek kendi kurguladığı kişiliği kendi öz kişiliğine tercih etmiş ve çoklu kişilik bozukluğu dediğimiz (ajanların uzun mühlet bir rolden cikmadiginda artık o rolden çıkamadığı ve kendi kişiliğini kaybettiği türden bir hastalık) hastalığa tutulur ve rolden çıkamaz kafayı kırar. Ben Mehmet değilim Maraşlıyım ve Mehmed kim dergi an Mit duruma el atar ve adamın görevine son verilir. Tedaviye alınmak istenir ama bir çok olay ve vukuat olur. Ve böyle böyle ilerler.
Ya aslında bu dizi bir Mit ajanının kendi kurguladığı karakterden çıkamaz ve kendini o sanarsa ne olur? Onu izledik resmen..
Aslında onun çocukluktan kalma tramvalarını tetikleyen şeyler ve Mahuru kaybetme korkusu olmasaydı Maraşlı karakterini kendine bi zırh yapmayacaktı. Ama olanlar oldu.
Hele sonu.. ah ulan ah... tekrar unutsam da tekrar izlesem ya..
Neyse biliyorum çok uzattım. Ama buna değerdi doğrusu..