Amazon'da ne izlesem diye gezinirken karşıma bu dizi ve Vampire Diaries çıktı. Vampire Dairies'ın kaçıncı sezonunda olduğumu unuttuğum için bari bu animasyonu izleyeyim dedim. The Boys'un böyle bir yapımı olduğunu bilmiyordum. The Boys izlemeyi özlemiştim. O yüzden iyi geldi. Her…devamıAmazon'da ne izlesem diye gezinirken karşıma bu dizi ve Vampire Diaries çıktı. Vampire Dairies'ın kaçıncı sezonunda olduğumu unuttuğum için bari bu animasyonu izleyeyim dedim. The Boys'un böyle bir yapımı olduğunu bilmiyordum. The Boys izlemeyi özlemiştim. O yüzden iyi geldi. Her biri 13-14 dakikadan oluşan 7 bölümlük bir animasyon. Ve her bölüm birbirinden farklı. Ciddi anlamda farklı. Her animasyonun çizim tekniği bambaşka. Hepsini tek tek izlemek bir görsel şölen yarattı.(Kanları saymazsak)
Normalde diziyi daha çocuklara yönelik bir şey sanmıştım. +18 yazısını görmemiştim. Ama birkaç bölüm ilerdedikçe bildiğimiz The Boys evreni olduğunu anladım. Yine kan, dehşet ve bol bol kafa patlatma var. Cinsellik, çıplaklık, uyuşturucu falan hiç girmiyorum oralara.
Ama oldukça eğlendiğim ve izlerken zevk aldığım bir animasyon oldu. The Boys oyuncularının da kendi karakterlerini seslendirmesi ayrı güzeldi.
Bölümler hakkında tek tek yorum yapmayı düşünüyorum.
1. Bölüm: Lazer Bebek Gezintide
Çok tatlı bir bölümdü. Hatta en sevdiğim 2. bölüm diyebilirim. Kendimi Tom ve Jerry izler gibi hissettim. Daha çok çizgi film tadında bir çizimi vardı. Ayrıca hikayesi de çok güzeldi.
2. Bölüm: İsmi çok uzun erindim yazmaya
Farklı süper kahramanlarin ailelerini bulup öldürmelerini izliyoruz. Çizim tekniğini en sevdiğim animasyon buydu. Nedeni Rick and Morty'e çok benzemesi. Hatta Justin Roiland bir karakteri seslendiriyor. Sesini duyunca aşırı mutlu oldum. Kendi kendime dedim ki "Ayni Morty'nin sesine benziyor bu." Ve evet Morty'nin sesiymiş çünkü hahaahah
Çizim tekniği falan güzeldi ama hikayesi sıkıcı geldi. Biraz Rick and Morty tadı var ama The Boys evrenine benzemiyordu.
3. Bölüm:Torbacınız Benim
Ahhh Butcher'ım üzümlü kekim var bu bölümde. Bir yakışıklı çizmişler ki bi de. Ama seslendiren kişi Karl Urban değildi. Buna çok üzüldüm. Ama seslendiren kişi de fena değildi. Yine aynı aksan, aynı ses tonu, ayni ego vardı o seste. Bu bölümde de Butcher'ın yine süper kahramanları öldürmeye çalışmasını izliyoruz. Fena bi bölüm değildi.
4. Bölüm:3D'deki Boyd
Vermek istediği mesaj bakımından en iyi bölümdü. Gerçekten düşününce çok anlamlıydı. Sondaki ters köşe de ayrı güzeldi. Bu bölüm hakkında spoi vermek istemiyorum gidin izleyin.
5. Bölüm: Sıkı Dostlar
Bu bölümü izlerken kahkaha attım. Çok saçmaydı. Özel gücü boklarla konuşup yönetmek olan bir kızı izliyoruz. Hayatımda gördüğüm en boktan bölümdü hahaahahsh
Ama bu bölümün çizim tekniği çok tatlıydı. Kendime anime izler gibi hissettim. Özellikle tuvaletin bu kadar harika olması ayrı saçma. Renkler, çizimler o kadar güzeldi ki.
6. Bölüm:Nübyeli Nübyeliye Karşı
En sevmediğim bölüm olabilir. Yorum yapma isteği bile gelmedi. Direk geçiyorum.
7. Bölüm:John ve SunHee
Çok küçükken Yumurcak TV'de bi anime vardı. İzlerken insan huzurla doluyordu. Ve hep o evrende yaşamak isterdim. Hatta annem onları taklit ettiğimi falan söylerdi. Bu bölümü izlerken o hissi yeniden yaşadım. Çizimler çok güzeldi. Çok huzur vericiydi.(Savaş kısımlarını saymazsak). Anime izlemeyi sevmiyorum derdim ama çizim tekniğini en sevdiğim bölümün anime olması her neyse.
8. Bölüm: Bir artı bir iki eder
Gelelim en sevdiğim bölüme. Çünkü bu bölümde Homelander var. Ve seslendiren kişi Antony Star. O yüzden konusu ne olursa olsun en sevdiğim bu olurdu. Ama konusu da güzeldi gerçekten. Homelander'ın Seven'a ilk katıldığı zamanları izliyoruz ve Black Noir ile arasındaki ilişkinin nasıl geliştiğini görüyoruz. Black Noir seni hala çözemedim ama neyse.
Homelander'ın kendi içindeki çatışması ve başlarda sadece yardım etmeye çalışan iyi bir insan olması beni şaşırttı. Sonradan nasıl birine dönüştüğünü görünce insan anlam veremiyor.
Kısacası güzel bir animasyondu. Kısa bir zamanınızı ayırıp bakın derim. İyi seyirler.