Spoiler içeriyor
Bir PDF kitap indirme sitesinde tesadüfen bulup indirdiğim bir kitaptı. Kitap ünlü Çinli yazar ve şair Emi Siao’nun (Siao San/Xiao San diye de geçiyor) fotoğraf sanatçısı olan eşi Eva Siao’nun anılarını barındırıyor. Ben ikisinin de kim olduklarını bilmiyordum. Kitap sayesinde…devamıBir PDF kitap indirme sitesinde tesadüfen bulup indirdiğim bir kitaptı. Kitap ünlü Çinli yazar ve şair Emi Siao’nun (Siao San/Xiao San diye de geçiyor) fotoğraf sanatçısı olan eşi Eva Siao’nun anılarını barındırıyor.
Ben ikisinin de kim olduklarını bilmiyordum. Kitap sayesinde öğrendim. Emi Siao komünist bir yazar-şair ve aynı zamanda Çin Komünist Partisi ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu olan Mao Zedung’un yakın dostlarından biri.
Bu arada Emi Siao Moskova’da Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi’nde okurken Nazım Hikmet ile tanışmış ve yakın arkadaş olmuşlar. Aynı yurt odasını paylaşmışlar. Hatta aralarına bir kız dahi girmiş. Tabi bu dostluklarına zarar vermemiş. Nazım Hikmet eserlerinde hep Emi’den bahsetmiştir. Birbirlerinden haber alamadıkları uzun bir dönemde ikisi de birbirinin öldüğünü zannetmiş. Tabi sonrasında 1952’de Prag’da yapılan Dünya Barış Konseyi toplantısında tekrar bir araya geliyorlar. Merak eden varsa eğer,kitapta Nazım Hikmet ile ilgili kısım oldukça kısa.Tanışmaları Eva’nın Emi’nin hayatına girmesinden çok önce olduğu için ayrıntı yok.
Eva’nın anıları çok akıcıydı. Burjuva sınıfından olan Eva küçükken babasını kaybediyor ve gerçek hayatla yavaş yavaş tanışmaya başlıyor. Genç kızlığında fotoğrafçılık öğrenmeye başlıyor.
23 yaşındayken hayatına Emi giriyor. Moskova’da tanışıyorlar. Emi 38 yaşında. İlk eşini (Çinli biri) kaybetmiş sonra da Vassa isimli bir Rus kadınla evlenmiş. Allan adında bir oğlu var. Fakat tanıştıklarında Emi Vassa’dan ayrılmış durumda. Sonra Eva ile hayatını birleştiriyor.
Şimdi en akıcı bulduğum ve merak uyandıran yerlerinden bahsedeyim. İki çocuklarıyla birlikte Çin’de yaşayıp Çin’in Kültür Devrimine birinci elden tanık olmaları mesela. Mağarada yaşamaları ve bombalamalardan kaçmaları...sonra ise ayrılık...Eva ve Emi 5 yıllığına ayrılıyorlar.
Eva Çin’den ayrılıyor. Birkaç aylığına Guomindang’ın kampında esir tutuluyor. Sonrasında salıverildiğinde Kazakistan’a,Çimkent isimli bir şehre gidiyor. Burada 5 yıl boyunca çocuklarıyla gerçekten çok zor şartlarda yaşıyorlar ama Eva tamamen kendi ayakları üzerinde durabilen bir kadın olmayı öğreniyor.
Beni en çok içine çeken bir diğer kısım ise Eva ve Emi’nin ajan olmakla suçlanıp haksız yere 7 sene boyunca demir parmaklıklar ardına gönderilmeleri oldu. Bu bölümleri çok daha hızlı bir şekilde okudum.
Eva Siao yazar olmaktan çok fotoğrafçı olduğu halde bence hayatını ve anılarını çok güzel ele almış. Her bölümde o dönem yaşadığı yeri ve
dönemin mevcut durumunu çok güzel anlatmış. Önceleri fotoğrafçılığı daha çok geçim derdiyle yaparken sonrasında gerçek tutkusunu keşfediyor.
Sık sık ayrılık ve kavuşma yaşayan bu çiftin
hayatı her zaman bir şeyler öğrenerek ve çalışarak geçmiş. Eva Emi’yi çok sevmiş ve ondan çok şey öğrenmiş. Emi de onu çok sevmiş.