Spoiler içeriyor
Su Shiyu hem arkadaşlarıyla birlikte kurduğu küçük bir medya şirketinde çalışan hem de yemek bloggerlığı yapan genç bir kadındır. Haowei Coffee isimli büyük bir şirketle işbirliği yapacaklardır. Toplantı için Haowei Coffee’ye gittiğinde binanın asansöründe keşişe benzeyen çok kısa saçlı ve…devamıSu Shiyu hem arkadaşlarıyla birlikte kurduğu küçük bir medya şirketinde çalışan hem de
yemek bloggerlığı yapan genç bir kadındır. Haowei Coffee isimli büyük bir şirketle işbirliği yapacaklardır. Toplantı için Haowei Coffee’ye gittiğinde binanın asansöründe keşişe benzeyen çok kısa saçlı ve sade giyimli bir gençle birlikte asansörde kalırlar. Shiyu bu genç adamın yardımı sayesinde toplantıya yetişir fakat sonra toplantıda kötü bir haber alır. İş arkadaşlarından biri sunulacak planı çalıp şirketten ayrılıp kendi için kullanmıştır.
Shiyu durumu Haowei Coffee’nin yönetim kurulunda olan Lin Bey’e açıklamaya çalışır ama Lin Bey de o gün bir çıkmaza girmiştir aslında. Oğlu Lin Wei, şirketteki Ceo pozisyonunu bırakıp dağda yaşayacağını söylemiştir.
Shiyu’nun yolu aynı gün içinde birkaç kez asansörde karşılaştığı bu genç adamla kesişir ve sonra bir şekilde onun Haowei Coffee’nin eski ceosu Lin Wei olduğunu öğrenir. Lin Wei MIT’e henüz 17 yaşında kabul edilen ve Forbes 30 listesine henüz 30 olmadan giren,aile işinin yanında kendine ayrı bir şirket de kurmuş olan,iş hayatına çok erken yaşta girmiş dahi birisidir. Haowei Coffee’ye bir sürü iş bağladığı bu dönemde aniden saçlarını kısacık keserek,hayatındaki her türlü lüksü ve telefonunu geride bırakarak bir köye yerleşir. Artık meditasyon yapacak,et yemeyecek,aşk yaşamayacak,sade bir hayat sürüp çok nadir yetiştirilen Portakallı Yasemin çayı üretecektir. Çayı üretene kadar böyle yaşayacağına dair kendine bir yemin verir.
Wei işi bıraktığı için iş bağladığı kişiler Haowei Coffee ile anlaşmalarını geri çekmeye başlar. Küçük şirketine bir iş arayan ve mağdur olan Shiyu’ya Wei’nin babası bir teklifte bulunur. Eğer oğlunu dağdan indirip şehre yani işine dönmeye ikna ederse ona iş ayarlacaktır. Çaresiz olan Shiyu bu teklifi kabul eder.
İkili birbirini tanıdıkça hayata bakış açıları değişmeye başlar ve Wei,Shiyu’yu tanıdıkça ettiği yemini tutması zorlaşır.
Şimdi diziyle ilgili sevdiğim şeylerden bahsedeyim. Böyle köy hayatını anlatan bir Çin dizisi izlememiştim hiç. Ve bir keşiş gibi yaşayan bir karakterin yazılmasını farklı buldum. Köy manzaraları,Dai etnik topluluğunun bayramları ve gelenekleri vs oldukça güzeldi. Bir tarafta hayatını acele ederek yaşayan,ne kadar çok eşyası olursa o kadar mutlu olacağını düşünen maksimalist -hatta yer her materyalist- bir kadın,bir tarafta da hayatı oldukça yavaş yaşayan,çok eşyanın kendine yük olacağını düşünen minimalist bir adamın olması konseptini sevdim. AMA;
Bunlar diziyi tamamen beğenmem için yeterli olmadı maalesef. Dizide eksiklikler var.
Bazı şeyleri öğrenene dek canımız çıktı.
Wei’nin sırtına binen yük,geçmişindeki acılar ve dayısıyla arasının kötü olma sebebi çok çok geç anlatıldı bence. Geç anlatılan şey sadece bu da değildi. Wei’nin yeteneklerine çok sonra değinildi. Bu kadar dahi biri olarak anlatılan Wei dizide uzunca bir süre Shiyu için sadece çevresini ve kaynaklarını kullanan yüzeysel biri gibi gösterildi. Ticari zekası bu kadar övülen bir karakter için bu durum çok saçma geldi bana. Yapabileceği şeyleri daha önceden görebilirdik.
Romantizmi istediğim kadar alamadım. Bir yerden sonra Wei ve Shiyu’nun ilişkisi beni sıktı hatta... Wei’nin dayısı Jin Xingchen ve sekreteri Bai Ruan’ın ilişkisi az anlatıldığı halde-hatta sahneleri ortadan kırpılmış gibi görünüyordu-daha bile ilgi çekici geldi 😂
Neyse. Bence potansiyeli harcanan bir diziydi. Aynı konuyu Koreliler alıp dizi yapsa çok daha iyi yaparlardı bence. Benden söylemesi. Bu diziyi çok boş vaktiniz varsa izleyin derim. Ben “orta karardı” diyorum.