4 sezon, 32 bölüm, bir sürü yer, bir sürü insan, ana olaya ulaşmak için işlenen bir çok olay, bir sürü ceset, bol bol noluyoamklamak... Her şeyden önce raf Allah seni kahretsin. 4. sezonun 9 bölüm olduğunu bildiğimden dolayı, 8. bölümün…devamı4 sezon, 32 bölüm, bir sürü yer, bir sürü insan, ana olaya ulaşmak için işlenen bir çok olay, bir sürü ceset, bol bol noluyoamklamak...
Her şeyden önce raf Allah seni kahretsin. 4. sezonun 9 bölüm olduğunu bildiğimden dolayı, 8. bölümün sonuna sadece bakakaldım. Bunun aynısını uploadda da yaşamıştım. Sadece ekrana bakıp, uzun süre hayatı sorgulamış ve elimdeki hiçliği düşünedurmuştum. Hayat da zaten budur işte, bir takım hiçlikler.
Dizi hakkında ne desem bilmiyorum cidden, normalde başrolünde kadın olan dizilerden uzak durmayı tercih ederim. Bunun sebebi genelde dizideki karakterlere cinsiyetlerinden ibaretmiş gibi muamele edilmesi ve tüm erkek karakterlerin çöp gibi yazılması oluyordu. Bu dizi kendini bu saçma sapan olaydan arındırıp size müthiş karakterler sunuyor. Bütün karakterlerin kafa yapısına, diğer karakterlerle ilişkilerine, kafa karışıklıklarına, gelişimlerine, isteklerine ve istemediklerine, geçmişlerine şahit oluyorsunuz ve dizide az karakter yok. Hepsine böyle değer verip seyirciye tanıtması, bunu yormayan bir şekilde yapması cidden yeni nesil dizilerde çok bulunmayan bir şey.
Olay Vilenella ile Eve arasında geçiyor olmasına rağmen kimi zaman başrolleri karıştıracak gibi oluyorsunuz. Diziyi tanımlayacak herhangi bir ifade de bulamıyorum sabahtan beri; kedi fare oyunu desem değil, güçlü kadınlar desem değil, siyasi bir takım olaylar desem değil, suikastçilik desem tam olarak o da açıklamaz, işte böyle kapsamlı ve her bakımdan bu kapsamlılığının hakkını veren bir dizi killing eve.
Oyuncuların kalitesine, daha doğrusu oyuncu ve karakter uyumunu o kadar sevdim ki, oyunculara başka karakter yakıştıramıyorum. Dizi çekimlerinin ve oyuncular arası dinamiklerin çok iyi olduğu ekrana bile yansıyor, dizinin en iyi özelliklerinden biri de bu bence.
Dizi sizi dünyanın her köşesine götürüyor, oraları gezdiriyor, ufak bile olsa oranın kültürü ile insanını size yansıtıyor. Müthiş kamera açıları, inanılmaz manzaralarla cidden tam duvar kağıdı yapmalık bir sinematografi sunuyor size. Yan oyuncuların aksanlarının, hatta görünüşlerinin bile bulundukları şehre uygun olması ile de her defasında büyüleniyorsunuz.
Ve uyum... Dizi kendi içinde dans ediyor resmen. Müzikler, karakterler, sinematografi, kamera açıları hepsi ahenk içerisinde ve temaya uygun.
Günde bir kez Konstantin'in bir dakikalık kahkahasını dinlemeden yapamıyorum.