Spoiler içeriyor
BU YILIN EN BEĞENDİĞİM TAYLAND BL’İ. Bu yıl önceki yıllara göre çok daha az bl izledim ve daha yıl henüz bitmedi ama cümlemi bir tık yukarıya taşıyıp “YILIN EN İYİ BL DİZİSİ” diyorum hatta 😂 Diziyi beğendiğim için çok uzun…devamıBU YILIN EN BEĞENDİĞİM TAYLAND BL’İ. Bu yıl önceki yıllara göre çok daha az bl izledim ve daha yıl henüz bitmedi ama cümlemi bir tık yukarıya taşıyıp “YILIN EN İYİ BL DİZİSİ” diyorum hatta 😂 Diziyi beğendiğim için çok uzun bir yazı yazdım,uyarıyorum baştan 😂
Jom genç bir mimardır ve eski bir evin restore edilme işini üstlenmiştir. Bir erkek arkadaşı vardır fakat okumak için 2 yıl önce İngiltere’ye gitmiştir. Bu kadar süre uzak mesafe ilişkisi sürdürmüşlerdir ama artık hasret sona erecektir.
Jom bir gece ilginç bir rüya görür. Restore ettiği eski evde biri ona seslenmektedir. Aniden
kendini hiç tanımadığı ve daha önce hiç görmediği genç bir adamla birlikte görür. Uyandığında şaşkınlığı üzerinden atsa da tuhaf şeyler yaşamaya devam eder. Çalıştığı bu eski eve gittiğinde nedense buranın ona çok tanıdık geldiğini fark eder. Evin eski sahiplerine ait fotoğraflar görür ve evde bir sandıkta çizimler bulur. Evin eski genç beyinin fotoğrafı ve çizimlerden birindeki genç adam rüyasına giren kişiye çok benzemektedir.
Yaşadığı bu tuhaflıkların üzerine erkek arkadaşı Tayland’a döner. Fakat iyi bir haberle gelmemiştir. Jom’a başkasıyla evleneceğini söyleyip onu terk eder. Aldatıldığının farkına varan ve terk edilen Jom o gece kendini kaybedene dek içer. Saldırıya dahi uğrar. Sonra da arabasıyla bir kaza yaparak nehre düşer. Suyun altında rüyasına giren o çocuğu -fakat biraz daha farklı bir haliyle- yeniden görür. Fakat nehir kenarında uyandığında yanında Ming adında başka biri vardır. Ming bayılan Jom’u kendi annesinin yanına götürür.
Jom uyandığında eve geri dönmeye çalışır fakat çevreyi,insanları hatta her şeyi çok tuhaf bulur. Kısa süre sonra da zamanda geçmişe gittiğini fark eder. 1928 yılına gelmiştir. Tayland’ın Siam Devriminden önceki dönemindedir. Korkan Jom,Ming’in yanından ayrılmaz. Aynı gün ikili -yeniden- nehre düşer ve onu yine rüyasında gördüğü genç adam kurtarır. Bu genç adam bölgenin zengin ailelerinden Palathip ailesinin oğlu olan Yai’dir. Yai 20 yaşındadır ve hep başkalarının kendisi için kararlar vermesiyle büyümüştür.
Ailesinin büyük bir arazisi vardır. Bu arazide bir ana ev,bir misafir evi, bir de ablası Ueang Phueng ve Robert isimli yabancı eşinin kaldığı bir ev vardır. Ming ve annesi Robert Bey için çalışmaktadır. Fakat Küçük Bey Yai’yi de iyi tanımaktadırlar.
Yabancı olduğu bir zaman diliminde bulunan ve durumunu,kim olduğunu Yai’ye açıklamayan Jom hafızasını kaybettiğini söyler. Yai de ani bir kararla Jom’u yanına hizmetçisi olarak alır. Çünkü aslında o da Jom ile aynı rüyayı görmüştür ve onu kanlı canlı karşısında görünce kim olduğunu merak etmeye başlar.
Jom burada zaman geçirirken kendi zamanından tanıdığı kişilere çok benzeyen kişilerle tanışır ve evin genç efendisine çekilmeye başlar. Genç Efendi Yai de kim olduğunu hatırlayamadığını söyleyen ama bir sürü yeteneği olduğu ortaya çıkan gizemli hizmetçisine özel hisler beslemeye başlar. Fakat Yai için planlanan bir gelecek vardır. Bir efendinin bir hizmetçiye hem de hemcinsi olan bir hizmetçiye duyduğu aşkın kabul göremeyeceği yıllarda yaşamaktadırlar. Hem de Jom bu zamana ait biri değildir.
Dizi Violet Rain mahlaslı birinin novelından alınmış. Bir özel bölüm ve ikinci sezon geleceğine dair şeyler gördüm. (Zaten bu şekilde final veren dizimize ikinci sezonu almak zorunda olduğumuzu düşünüyorum) Hatta The Hidden Moon isimli yan bir öyküsü de dizi olacakmış. Bu diziden James karakterinin de öyküsü anlatılacak diyorlar. Ben beklemedeyim. Neyse biz diziye dönelim.
Dizide BL -hatta GL- unsuru dışında ilginç ve hatta bazen biraz ürkütücü bir zaman karmaşası anlatılıyor. Buna sınıflar arası aşk,kadının toplumdaki yeri,homofobi ve güç için dönen entrikalar da eşlik ediyor. Dizi yer yer Tay lakornları tarzına da kayıyor.
Başrollerin performansı çok başarılıydı. Çok doğallardı,çok tutkululardı. Tutkuları çok yoğundu. Jom’u oynayan bir yerlerden tanıdık geliyor diyordum ki meğer Bad Genius’tan tanıyormuşum. Yai’yi oynayan aktör,Jom’u oynayana göre daha çaylak. Kendisini de çok beğendim ama sadece birkaç sahnede bakışları ile ilgili bir durum hoşuma gitmedi.
Halihazırda büyük gözleri olduğu için bazı şaşırma sahnelerinde gözleri kocaman olmuş 😂 (sadece bu) Jom tecrübesini daha çok belli ediyor ama ben ikisini de çok beğendim.
Müzikleri beğendim. Çekim yerleri,kostümler,hep aynı olan kampüs dizilerinden farklı bir konu görmek
vs çok güzeldi.
Dizide Plumeria çiçeği imgesi çok kullanılınca ne anlama geldiğini merak ederek araştırdım. Tayca’da “sefalet” anlamına gelen ve zehirli de olan bu çiçek “zorluklar karşısında direnme gücü,ruhsal varlıklarla iletişim kurabilme,ruhsal bağlılık,yeni başlangıçlar ve yaratılış,” gibi anlamlara sahipmiş. Budizm’de de ölümsüzlüğü simgeliyormuş. Bunlar diziye o kadar çok uyuyor ki.
Demem o ki; Dee Hup House yine güzel bir iş yapmış. Lovely Writer’i çok beğenmiştim. Step By Step’in de prodüksiyonunu vs çok beğenmiştim. Bu diziyle ilgili diyebileceğim şey şu; arada komedi müziği tarzı şeyler olmasa,biraz lakorn tarzına kaymasa ve çekim tarzı daha dramatik olsa aşırı sanatsal ve aşırı ikonik bir dizi olabilirmiş. (Ama ben böyle de çok beğendim)
Burada birkaç ayrıntıya da girmek istiyorum. Spo uyarısı veriyorum***
İlk bölümlerde Ohm’a çok kızıyoruz ama aslında anlıyoruz ki Ohm’un kaderi Fong Kaew. Ve Jom’un da Yai. Jom’u nehre düştüğünde kurtaran Yai’nin muhtemelen 1800’lü yıllardaki hali. Ve muhtemelen Jeed,Ohm,Fong Kaew,Jom vs hepsinin kaderi birbiriyle bağlantılı.
Finalde görüyoruz ki Yai Jom’un zamanına gidiyor. Ama nasıl? İkisi de mi zaman yolcusu oluyor? Yoksa Yai reenkarne olup -hatta yine Palathip ailesinde reenkarne olup-geçmiş yaşamını mı hatırlamaya başlıyor?
Ve en son sahnede de Jom’un bu sefer 1800’lü yıllara gidip Yai’nin başka bir hayatıyla tanıştığını görüyoruz. Kaderleri bir olan bu iki adam muhtemelen kurgu boyunca birbirlerinin her yaşamında tanışıp tekrar tekrar aşık olacaklar diye düşünüyorum. Yai’nin Jom için “ben senin geçmişinim,sense benim geleceğimsin” demesi çok hoşuma gitti.
Çok keyif alarak izledim. Özel bölümü,yeni sezonu ve yan öyküsünü merakla bekliyorum.