Büyünün Tanrı tarafından verilen bir hediye olduğuna inanılan ve büyü seviyelerinin bireyin statüsünü belirleyen bir dünyada büyü kullanan herkesin yüzünde büyü kullanıcısı olduğuna dair bir işareti vardır. İşaretsiz yani büyü yapamayan birinin gen havuzunu bozduğu için yaşaması kesinlikle yasaktır ve…devamıBüyünün Tanrı tarafından verilen bir hediye olduğuna inanılan ve büyü seviyelerinin bireyin statüsünü belirleyen bir dünyada büyü kullanan herkesin yüzünde büyü kullanıcısı olduğuna dair bir işareti vardır. İşaretsiz yani büyü yapamayan birinin gen havuzunu bozduğu için yaşaması kesinlikle yasaktır ve öyle birini saklamak da büyük bir suçtur.
Yaşlı babasıyla ormanın derinliklerinde diğer insanlardan uzaklarda yaşayan Mash Burndead, işaretsiz yani büyü gücüne sahip olmayan bir gençtir. Oğlunun varlığını bütün insanlardan saklayan baba, Mash’ın şehre inmesine kesinlikle izin vermez. Büyü yapamayan oğluna da kendini koruması için fiziksel antrenmanlar yaptırtan baba, bütün gün oğlunu düzenli olarak çalıştırır. Küçüklüğünden beri bu antrenmanları yapan Mash, kendisi de farkında olmadan muhteşem bir insan üstü fiziksel güce ulaşır. Artık tek bir hafif yumruğu bile masaları ortadan ikiye ayıracak hale gelmiştir.
Bir gün babasının kendisine koyduğu tek kuralı çiğneyen Mash, babasından habersiz şehre iner. Farkında olmadan işaretsiz yüzü bütün şehre ifşa olur ve Büyü polisi tarafından fark edilir. Normalde kurallar gereği polis tarafından teslim alınması gerekirken, polis bu gencin karakterini çok sever ve onunla bir anlaşma yapar. Anlaşması prestijli ve sınava girenlerin sadece yüzde %3’ ünü kabul eden Easton Büyü Akademisine girip, sadece her yıl en üstün öğrenciye verilen “ İlahi Vizyoner “ ünvanını almaktır. Bu ünvan öyle önemli bir ünvandır ki “ Tanrı tarafından seçilmiş büyücü “ anlamına gelmektedir ve bu ünvanı alan gençler, toplum tarafından büyük bir saygı görürler. Görevi gereği işaretsiz birini ailesinden alıkoyup gereken işlemleri başlatması gereken polis memuru, Mash'ın bu ünvanı alarak toplum tarafından kabul görüp hayatta kalmasını ister. Sıfır büyü gücüne sahip Mash, acaba büyü okuluna girip “ İlahi Vizyoner “ ünvanını alabilecek miydi ?
Sanki 12 bölümlük Japon absürt komedisi tarzında bir nevi Harry Potter izlemiş gibiyim. Birçok benzerlik var. Büyü Bakanlığı, okuldaki Gryffindor-Slytherin misali houselar, Quiddicth oynamaları, aldıkları dersler olsun birçok sahne tam bir Harry Potter. Hatta bazı karakterler de çok benziyordu. Okul müdürü Dumbledore ve okulun bir numaralı zengin bebe zorbası da aynı Draco Malfoy çakmasıydı. Böyle diyorum ama bunların dışında geriye kalan bütün özellikler tam bir Japon absürt power up animesi tarzı. Yani tamamen de Harry Potter çakması diyemem. Bu tarzda sevdiğim çok daha başka absürt animelerim var ama bu yine de güzel zaman geçirtti ve heyecanlı bir yerde de bitti. Eğer sonraki sezonları güzel yaparlarsa çerezlik bir animeden etkileyici bir seriye geçebilecek bir potansiyeli var gibi. Hadi bakalım hayırlısı …