Spoiler içeriyor
Bitmez dediğim dizi nihayet bitti:") Diziye ilk başladığımda bitince boşluğa düşeceğimi sanıp üzülüyordum ama beklediğim kadar üzülmedim bitmesine, belki de bunda başlamak için can çekiştiğim başka bir diziye başlamam etkili olmuştur ama şimdilik bunları geçelim ve dizi hakkında düşündüklerime gelelim;…devamıBitmez dediğim dizi nihayet bitti:") Diziye ilk başladığımda bitince boşluğa düşeceğimi sanıp üzülüyordum ama beklediğim kadar üzülmedim bitmesine, belki de bunda başlamak için can çekiştiğim başka bir diziye başlamam etkili olmuştur ama şimdilik bunları geçelim ve dizi hakkında düşündüklerime gelelim;
Öncelikle dizinin bir kitap uyarlaması olduğunu söyleyeyim -zaten çoğunuz biliyorsunuzdur- ama yorumlardan anladığım kadarıyla dizi kitaptan daha çok sevilmiş ve ben de daha güzel olduğunu düşünüyorum. Dizinin çoğu karakteriyle bir türlü kalıcı bir bağ kuramadım. Bunda onların değişken özellikleri etkili oldu tabi. Yani bir sezon en sevdiğim olan karakter diğer sezon sahnelerini izlemeye dayanamadığ kadar sinir bir karakter oluyordu. Tam tersi de geçerli. Genel olarak karakterlerin hepsi bencildi, birbirlerine karşı değil, insanlığa karşı. Sadece kendi sevdiklerini düşünüyorlardı ama karakterleri hep birlikte birkaç satırla anlatamayacağım için tek tek düşüncelerimi yazıyorum şimdi;
ELENA: Dizinin başlarında sevdiğim bir karakterken sonlara doğru en gıcık olduğum karaktere dönüştü. Sevemedim Elena'yı. Bütün ilgi kendisinde olsun isteyen, kendisiyle herhangi bir bağ kurmuş bir erkeğin başka hiçbir kızla bağ kurmaya hakkı olmadığını düşünen ve insanlığını kapattığında en en en gıcık olduğum karakterdi. Katherine'le tıpatıp aynı olmalarına rağmen insanlığını kapattığında 'bi*ch olmak bir insana hiç mi yakışmaz' demekten kendimi alamıyordum ( evet bi*ch snndjcjsjdjdjjsjcjdj) Stefan'la sevgiliyken abisinden hoşlanmaya başlaması, ama buna rağmen Stefan'la olmaya devam etmesi, hala Stefan'a aşık olduğunu düşünürken sırf bencil duygularından emin olmak için abisini öpmesi, her ikisini de aynı konuda unutlandırması, Damon'la birlikte olup Stefan'ı hala yanında tutmaya çalışması ve Stefan Rebekah'yla birlikte olduğunda sanki kendisine mühürlüymüş, kendisinden başka kimseyle birlikte olmaması gerekiyormuş gibi davranması ve daha nice nice halleri beni delirtti neredeyse. Genel olarak sevmedim yani, ama yine de mutlu olmayı hak ettiğini düşünüyordum ve oldu da, sonda mutsuz olsa çok üzülürdüm.
STEFAN: En sevdiğim karakterlerden biri Stefan'dı. İnsalığını kapattığı bölümler hariç tabi sjxjdjdjjsbx gerçekten izlerken 'herkes insanlığını kapatsın bu adam hariç' diyordum çekilmez biri oluyordu yani sjsnxjjssj. Ama sonu beni çok üzdü. Mutlu olmaya bu kadar yakınken başkalarının mutlululuğu için kedisini feda etmesi gerçekten çok üzdü beni. Keşke sonu öyle bitmeseydi.
DAMON: Damon ne kadar karmaşık bir karakterse ona karşı hislerim de o kadar karmaşıktı sndjdndnndnd tam sevmeye başlayacakken yine gözümden düşüyordu. Damon gerçek anlamda 'birey' olmayı asla başaramayan bir karakterdi. Yani Elena'dan ayrılır ayrılmaz insanı dinden imandan çıkaran biri olman çok can sıkıcıydı Damon. Dizinin diğer bazı karakterleri gibi Damon'da sevdikleri hariç herkese bencilidi. Aman Elena'ma bir şey olamsın dünya yansın umrumda değil.😣
BONNİE: Dizide en en en sevdiğim, kusursuz bir karakterdi. Ama fedakarlığının sonuçları onu hiç mutlu etmedi. Sen mutlu olmalıydın Bonnie.
MATT: Dizinin çoğu fanı tarafından sevilmeyen, ama benim sevdiğim bir karakterdi. Damon'ın tam tersi olarak 'birey' olmayı başarmıştı en azından. Yaptığı her şey insanların vampirlerden uzakta, güvenli hor hayat yaşamaları içindi haklı olarak. Çünkü diziyi izlerken yeterince anladık ki bir vampir insanlığını kapatana kadar iyi kalpliymiş. Matt'in yaptıklarını hep destekledim. Dizide en dik duruş sergileyen karakterdi bana göre. Vampilerden nefret ettiği için vampirlerden gelen tedaviyi asla kabul etmemesi bile onu sevmem için yeterli bir sebepti.
CAROLİNE: Dizide genel olarak sevdiğim bir karakterdi ama Stefan'la hiç olmadılar ya sjxbsjxjsjxj. Caroline'ı birlikte olduğu tüm erkeklerle yakıştırıyordum ama Srefan olamadı. Senarist gerçekten Klaroline shipini harcadı ama bence Klaus'u hiç hak etmiyordu. Klaus'ta sütten çıkmış ak kaşık değil tabi biliyorum sjxjsjsjnd ama Klaus'un aşkını hak etmedi. Mükemmel bir anne olduğunu söyleyebilirim.❤
ALARİC: Çok üzüldüm ona sevdiği herkes hayatından çıktığı için. Ama belki de kızları çektiği acılar karşlığında bir hediyeydi ona. Harika bir baba, harika bir dost ve harika bir öğretmendi. Seni sevdim Ric.❤
JEREMY: Tam olarak ablasının başına bela olan gereksiz ergendi ilk başlarda, ama sonradan sevdim onu. Öldügünde çok ama çok üzülmüştüm. En çok ağladığım sahnelerden biriydi. Ama dirilip tekrar gelip tekrar diziden çıktıktan sonra -bu sefer ölmeden- yokluğunu o kadar da hissetmedim sjxndndnndnd.
ENZO: Başlarda varlığını gerksiz bulsam da Bonnie ile olan sahnelerinde çok sevdim onu. Mutlu olmayı hak ediyordunuz. Ama sen de biliyorsun ki yaşadığın acılara rağmen Bonnie olmasa gereksizdin:(
KATHERİNE: Her ne kadar dizinin en havalı vampiri olsan da kötü kalpliydin ya. Yani kötü olmak için insanlığını kapatmana bile gerek yoktu ssjjsdjdjjdjd -o halini düşünemiyorum- salt kötüydün yani. O yüzden seni sevmedim ama olduğun sahneleri izlerken heyecandan ölüyordum. Diziye ayrı bir hava kattın bence.
TYLER:Kendi halinde tatlı bir karakterdi. Ölümünü hem çok gereksiz, hem çok üzücü buldum. Bence ölmese de olurdu. Sevdim onu.❤
Veeeee KÖKENLER: Bence kökenler diziden çıkınca dizi saçmalamaya başladı ve bir an nasıl toparkayacaklarıı bilemediler. Keşke diziler hiç ayrılmasalardı ya. KLAROLİNE SHİPİNİ HARCADINIZ!!!
Eveeet söyleyecekelrim bu kadar. Bence dizinin açık ara en heyecanlı sezonu 6. sezondu. Tek seferde bitirmiştim o sezonu. Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim❤