Adam bir türlü anlamıyordu. Beyin üzerine onlarca kitap ve araştırma okumuştu. Bu konuda kendisini önemli bir şekilde geliştirmişti ama gene de anlayamıyordu. Nasıl olur da bir başka insanı bu kadar net içinde hissedebilirdi ki. Onu gördüğü her an, sahip olduğunu…devamıAdam bir türlü anlamıyordu. Beyin üzerine onlarca kitap ve araştırma okumuştu. Bu konuda kendisini önemli bir şekilde geliştirmişti ama gene de anlayamıyordu. Nasıl olur da bir başka insanı bu kadar net içinde hissedebilirdi ki. Onu gördüğü her an, sahip olduğunu sandığı bütün organlarının aslında ne kadar bağımsız ve başına buyruk olduklarını bir kez daha algılıyordu. Yıllardır beraber yaşadığı kalbi artık başkası için atıyordu, beyni desen çoktan olay yerini terk etmişti. Kendi hücreleri bile dinlemiyordu adamı. Bir insanın hücresi neden bir başkası için kendi vücuduna ihanet ederdi ki... Ama adam bir şeyden çok emindi. Tüm hücrelerinin kendisini terk edeceğini de bilse, onu gördüğü tek bir anı bile dünyada hiçbir şeye değişmezdi.
📚
Yazarın tanımıyla Nöro-Roman . Sinirbilimci olan yazar Serkan Karaismailoğlu'nun üçlü serisinin ilk kitabı. Diğerleri de Araknoid Mater ve Dura Mater .Resmin tümüne hakim olmak isteyenlere bu sıraya göre okumasını öneriyor yazar.
'Ne anlama geliyor bu Mater'ler?' diye sorarsanız hemen cevaplayayım ; beynin zarları. Beynin çalışmasının yer yer aralara sıkıştırılmış bilgileriyle gerilim, aşk, acı gibi kimyasal tepkileri işleyen muhteşem bir seri.
Yazar romanı yazma amacı hakkındaki soruya tek cümleyle cevap veriyor: “Limbiğe dokunmak istedim..."
Yazar müzik dinlemenin önemine de değinmiş kitapta. Şöyle diyor;
"Beyin görüntüleme üzerine yapılan yeni çalışmaların bizimle paylaştığı sonuçlar inanılmaz aslında. Normalde beyin görüntüleme sırasında bir iş yaptığında, beyninde o işi yapmakla sorumlu bölgeyi renkli bir şekilde görürüz. Aktif bölge dışında beynin geri kalan büyük kısmı karanlık görünür. Sadece müzik dinleyenlerin beyninden elde edilen görüntüleri kesinlikle görmen lazım. Beyinde birbirleriyle alakası olmayan birçok bölge aynı anda aktifleşiyor ve karşımıza rengârenk bir beyin görüntüsü çıkıyor. Sanki nöronların, beyninin içinde senden habersiz devasa bir parti veriyorlarmış gibi. Diğer taraftan bir de senin yaptığın gibi bir enstrüman çalma durumu söz konusuysa işte o zaman beyin tam bir karnaval alanına dönüyor. Niye biliyor musun? Çünkü bir müzik aleti çalmak işitsel, görsel, duysal ve motor korteksin hep beraber çalıştığı oldukça etkili bir egzersizdir. Haftada sadece bir saat enstrüman çalmanın bile birkaç ay sonunda beynin hafıza, işitme ve motor işlevlerinden sorumlu bölgelerinde büyüme ve aktivite artışı sağladığını biliyoruz.”
Kitap okurken müzik dinlemeyi çok sevmemin bir sebebi beynimmiş demek🙃
Çılgın şey😁
Okul yıllarımda hep sevmişimdir, bilgiyi hikayeyle harmanlayarak anlatan hocalarımı. Hem daha kalıcı oluyor hem de zevkli. Öğretmen olsaydım şayet bu yolu denerdim ben de net 😌
Macera, bilim ve heyecan üçlüsünü sevenler kitap başına🤓