sayın okuyucular, kemerlerinizi bağlayın. kaptanınız bendeniz solabily, bu dizi hakkındaki görüşlerimi uzuuuuuuuuun uzadıya yazacağım. başlıyoruz... öncelikle dizinin güncel süresinin kısa olması -3 haftada dizi bitti ve neredeyse her gün bölüm vardı- , bölümlerin süresinin uzunluğu ve 12 bölümde bitirmeleri genel…devamısayın okuyucular, kemerlerinizi bağlayın. kaptanınız bendeniz solabily, bu dizi hakkındaki görüşlerimi uzuuuuuuuuun uzadıya yazacağım.
başlıyoruz...
öncelikle dizinin güncel süresinin kısa olması -3 haftada dizi bitti ve neredeyse her gün bölüm vardı- , bölümlerin süresinin uzunluğu ve 12 bölümde bitirmeleri genel anlamda hem mantıklı hem de iyiydi. ha tüm bölümler birden gelse yine bir oturuşta bitirilir miydi, kesinlikle bitirilirdi zira bölüm sonları sonraki bölümü izlemek için dehşet merak uyandırıyordu. burdan anlayacağınız üzere dizi sürükleyici.
dizinin sürükleyici olmasının temel nedenlerinden biri hemen hemen hepimizin bildiği -türkler olarak daha çok vampir-köylü oyunu olarak bildiğimiz- mafya oyununun güncelliği olduğunu söyleyebilirim. bir grup insan tarafından kişi sayısına bağlı olarak artan mafya sayısıyla birlikte bir doktor ve bir polis, geri kalanların da sivil olduğu bu hayatta kalmanız gerektiği bir çeşit hayatta kalma oyunu. mafyalar vs polis, doktor ve siviller... bu karşıt takımlarda son hayatta kalan kişinin/kişilerin kazandığı bu oyunda yapmanız gerekenler basit: görevinizi yerine getirmek ve doğru stratejilerle kazanmaya çalışmak.
peki, bu oyun gerçek hayatta olsaydı ne olurdu? işte dizinin asıl konusu da tam olarak bu. bir lise sınıfının katıldığı bir gezide, bir binaya sıkışıp kalırlar ve bu oyuna mecburi olarak tabii tutulurlar. istedikleri şey de basit ha, ya görevini yerine getirirsin ya da ölürsün. tabii görevin varsa... sivilsen de vay haline, sivil olduğuna kendini inandırdııın inandırdın. aksi halde yaşama süren çok da uzun olmaz.
bu dizide de bunları çok görüyoruz. yaşamak için her yol mübahtır diyen gençler birbirlerini mi boğmuyorlar, birbirlerini 48 yerinden mi bıçaklamıyorlar, kafalarına balta mı geçirmiyorlar, binadan mı atlamıyorlar... efendim bu liste uzaaar gider.
tabii sadece mafya tarafından da ölmediğin için, günün gecesinde mafyayı bulmak amacıyla birini idam etmen gerektiğinden ötürü seçilen kişinin delirip kendini öldürmesi de en az diğer ölümler kadar tuhaf ve rahatsız edici.
neyse özetleyelim.
dizinin sürükleyici olmasının nedenlerinden bahsediyorduk, eveeeet..
konu: konusu ilgi çekici.
oyuncular: kesinlikle bu yeni yüzleri başka dizilerde görmek istiyorum zira izlerken hepsinden keyif aldım. karakterlerini benimsetmeyi başardılar.
olayların gelişimi: kimse "aa biz oyuna girdik hadi öldür-yaşat yapalım" demediği için ve türlü ihtimalleri deneyerek oradan kurtulmaya çalıştıkları için artı puan aldılar.
şimdi bu nasıl gerçek olur sorusuna gelince geri kalan yazıda bolca *SPOİ* olacağını belirterek anlatmaya devam ediyorum.
2. bölümde gösterilen bir sahneden ötürü bir oyunun içinde olduklarını ve oyunun kurucusunun da yoon seo'nun yakın arkadaşı olan jungwon olduğunu tahmin etmiştim ve final bölümüyle bu tescillenmiş oldu. bu oyunu kurma nedeni de bir yarışma. tabii onun aklındaki normal bir şekilde oyun. fakat yaşadıkları -zorbalıklar- yüzünden intihar ediyor. ailesi de onun kurduğu oyunun içine bu çocukları hapsedip ölümü yüzlerce kez tatmalarını istiyor. kızlarının intihar sebebi bu çocuklar diyerek... yani çocukların yaşadıkları aslında sanal gerçeklik gibi düşünebilirsiniz. vücutlarına takılmış kablolarla her seferinde bu oyunun içinde yaşamaya devam ediyorlar, öldükten sonra hafızaları silinip tekrar oynuyorlar tıpkı bir kısır döngünün içindeymiş gibi... işte benim için saçma olan kısım da buydu. pekala, gerekçeyi anladım ama yine de anlamsız. hepsinin suçu yok bence ki onları cezalandırmak size kalmadı. yasal yollara başvurabilirdiniz.
yani bu oyun tek seferlik olup ders verme amacı güderek evlere dağılsalardı daha iyi olabilirdi. ne de olsa bu çocukların da aileleri var. elbet hepsinin ortadan kaybolması şaşırtacak. dediğim gibi finalin bu kısmı beni tatmin etmedi. bunun dışında süper bir dizi. işleyiş mükemmel.
ek1: ve junhee.. sana özel parantez açacağım sınıf başkanım. yeri geldi senden şüphelendim, yeri geldi yine senden şüphelendim. twitterda seninle ilgili bi tivit attım ve globale açıldım yine de senden şüphe ettim ancak boşunaymış. çünkü fazla iyiydin (her anlamda) ve bu işin içinde bir bokluk çıkar sandım. affet.
ek2: bu arada yoon seo, junhee ilk ölümle burun buruna geldiğinde "keşke seni sevdiğimi sana söyleseydim." gibi bir şeyler söylemişti. ulan bari yaşamaya devam ettiğinde açılsaydın ya çocuğa. belli yani çocuk da sana boş değil. bu korkutucu oyunda ufak bir romantizm de görebilirdik yani.
ek3: ve herkesin hüzünlendiği ama benim çok güldüğüm bir sahneden bahsetmek istiyorum. ilk 4 bölümden birinde -toplu katliamın olduğu bölümde- kısa saçlı kız, hoşlandığı (inanılmaz yakışıklı ve havalı ve iyi ve kaslı olan) çocuğa "seni koruyacağım" dedi ama çocuk 15 dk sonra falan toplu katliamda öldü. yani maalesef güldüm,,,,,,,
diziyi kesinlikle tavsiye ederim koşun izleyin.
8/10