Bu yıl çıkan en underrated animenin gönderisini yazmaya başlıyorum. En underrated dememin sebebi ise aramadığım sürece ne internette videolarına rastlamam ne de izleyen bir kişiyi bulmam. Bence insanların bu animeyi izlememesinin 2 sebebi var. Bu 2 sebepte zaten animenin sahip…devamıBu yıl çıkan en underrated animenin gönderisini yazmaya başlıyorum. En underrated dememin sebebi ise aramadığım sürece ne internette videolarına rastlamam ne de izleyen bir kişiyi bulmam. Bence insanların bu animeyi izlememesinin 2 sebebi var. Bu 2 sebepte zaten animenin sahip olduğu tek kusurlar.
1. Kusur teknik bir olay, animenin animasyonlarının kötü olması. Aşırı kötü değil, çoğu yerde insanın dikkatini çekmiyor ama bazı yerlerde gerçekten göze çarpıyor.
2. Kusur ise animenin geç açılması. İlk 3 bölümü izlemeden animenin tam olarak neyi anlatacağını, ne yapmaya çalıştığını tam anlamıyla anlayamıyorsunuz. 4-8 bölümleri arasıda anime ortalama bir anime edasıyla ilerliyor. Fakat 8. Bölümden sonra olaya S seviye mekanlar, mezun seviye hayaletler, tanrılar gibi şeyler girince anime zirve seviyesine yani animeyi izleyenlerin veya mangayı okuyanların neden bu animeyi bu kadar övdüklerini anlayacağınız kısma giriş yapıyor. Yani uzun lafın kısası animenin açılması tam olarak 8 bölüm sürüyor. Bu süre de bir kişinin animeyi bırakması için yeterli bir süre. Fakat bu gönderiyi eğer okuyorsanız sizden ricam lütfen pes etmeyin ve sabredin. Beklediğiniz zaman ve bu bölüm sayılarına ulaştığınız zaman bu animenin neden en başarılı korku animesi olduğunu anlayacaksınız.
Animenin var olan 2 kusurundan da bahsettikten sonra sonunda animeyi övmeye başlayabilirim.
İlk olarak karakterler. Başrolde olan 3 karakterimiz var (Eiko biraz destek karakteri gibi duruyor ama ben onu da başrolden sayıyorum.) Ve 3 karakterde birbirinden psikopat mükemmel karakterler. Biri korkmaktan zevke gelen bir mazoşistken biri ruhlara işkence eden bir sadist. Bir diğeri ise artık stalkerlık seviyesini de aşmış (ama o kişiler için hangi terim kullanılır bilmiyorum) bir insan (ya insanın nefes alış verişini stalklamak ne demek). Bu birbirinden manyak üç karakteri izlemesi aşırı zevkliydi. Özellikle yayoi, sadece bu animede değil izlediğim tüm animelerden bir karakter listesi yapsam ilk 100'e girecek bir karakter.
Hikayeye geçicek olursam ana hikaye çok yönlü bir yapıya sahip. Ortada ilk başta bir tane hikaye, amaç varken bu sonraları 2,3 ve 4 olarak artıyor. İlerde bu sayı daha da artar mı bilemiyorum ama mangayı da okumuş biri olarak artmaya çok müsait. Ana hikayeleri spoiler olmaması için anlatmayacağım o yüzden şimdi de kısa hikayeler yani arclardan bahsetmeye başlayacağım. Bu arcları mangaka kendi mi yazmış yoksa japonyadaki korku hikayelerinden toplayıp sonra bunlara kendi yorumunu mu katmış bilmiyorum ama her 2 şekilde de aşırı başarılı bir iş ortaya koymuş. Her seferinde bir önceki hikayeden daha ürkütücü, daha tiksindirici hikayeler yazmayı nasıl başarmış anlayamıyorum. Korkutma özelliği olarak üst seviye korku filmleri ile kapışacak bir iş ortaya koymuş.
Biraz da animenin sahip olduğu başarıya değinmek isterim. Az önce saydığım tüm özellikler animenin olmakla birlikte aynı zamanda manganın da bir başarısıydı. Şimdi ise animenin tek başına başarılı olduğu bir şeye değineceğim. Bu değineceğim şey ise müzikler. Opening müziği mükemmel bir müzik. Şarkıyı indirdim arada açıp dinliyorum. Her hafta bölümü izlerkende asla Opening'i atlamadım ki bazı animelerde Opening'i bir kere bile dinlemeyen ben için bu büyük bir olay. Bir diğer harika olan müzik ise mezun seviye hayaletlerin serbest bırakıldığı an çalan müzik. Orijinal bir parça mı orasını bilmiyorum ama eğer değilse de bu müziği kullanmak ile çok doğru bir seçim yapmışlar. Bu müzik her çaldığı an tüylerim diken diken oldu, tehlikeli bir şeyin serbest bırakıldığı hissiyatını harika bir şekilde veriyor bu müzik.
Bu animenin ne kadar iyi olduğunu elimden geldiğince anlatmaya çalıştım, umarım siz de bu animeye başlarsınız ve bu harika seri daha fazla insana yayılır. Bu animeyi izlemenizi kesinlikle ama kesinlikle tavsiye ederim.
9/10