Ferhan Şensoy'u izlemeye başladığımdan beri kitaplarını okumak istiyordum. Geçen izlediğim 40 Ambar oyunundan bu kitaptan bahsetmişti kendisi. En çok okunan ve en fazla baskısı çıkan kitabıymış. Ben de o zaman eklemiştim listeme. Zaten 40 Ambar oyununda hikayenin çoğunu anlatıyor. Kitapta…devamıFerhan Şensoy'u izlemeye başladığımdan beri kitaplarını okumak istiyordum. Geçen izlediğim 40 Ambar oyunundan bu kitaptan bahsetmişti kendisi. En çok okunan ve en fazla baskısı çıkan kitabıymış. Ben de o zaman eklemiştim listeme. Zaten 40 Ambar oyununda hikayenin çoğunu anlatıyor. Kitapta daha ayrıntılı sadece.( Ve de daha abartılısı.)
Ben de bugün kütüphaneye herhangi bir Ferhan Şensoy kitabı var mi diye bakmaya gittim. Ve şansımdan sadece bu kitabı vardı. Hem de 92 yıllı 2. baskı. En son kitabı 90'larda biri almış. Sonra ben kitabı tozlu raflarından çıkarmışım sanırım.
Kitap aslında anı türünde geçiyor ama olayların ne kadarı doğru ne kadari yanlış bilmiyorum. Ama hızlıca size bahsedeyim. Belki Biyosfer 2'yi duymuşsunuzdur. Ben duymamıştım ama bu kitaptan sonra araştırdım. Oldukça bilindik bir projeymiş. 80'li yılların sonu 90'lı yılların başında yapılan kendi ürettikleri oksijenle hayatta kalma projesi gibi bir şey. Bir nevi biz yapay bi oksijen ortamı oluşturursak uzayda da bunu kullanırız diye düşünmüşler. Ve bu projeye ne paralar yatırılmış bir bilseniz. Ama proje başarısız olmuş. Deney için kullanılan çoğu hayvan ölmüş. 2 insan da oksijensizlikten bayılmış mı ne. Şimdi diyeceksiniz bunun Ferhan Şensoy'la ne alakası var. Hemen geliyorum oraya da. Ferhan Şensoy'u izleyen Teksaslı bi kadın Ferhan Şensoy'a ortak proje fikriyle geliyor. Benimde Teksas'ta projem var gel beraber bir şeyler yapalım diyor. Neyse Ferhan abimiz gidiyor. Bu tiyatronun asil sahibi daha doğrusu para babası olan kişi bu Biyosfer 2'yi yapan kişi. Biyosfer 2'de bir nevi Nuh'un gemisi. Ferhan abimiz de diyor ki benim de böyle bir fikrim var. Nuh'un Gemisi diye bir oyunu gemiyle turneye çıkıp oynayalım. Onlar da biz bunu Türkiye'de yapmayız diyorlar. Ferhan abimiz de çekip geliyor. 40 Ambar'da anlattığı olay böyleydi. Kitapta biraz daha Amerika'da kalıyor ve Amerika macerasını daha dolu dolu anlatıyor. Verdiği isimlere ve tarihlere de bakınca olaylar doğru gibi geliyor.
Kitabı çok eğlenerek okudum. Zaten bir iki sayfa okuyum diye elime aldığım kitabı bütün işimi bırakıp bir oturuşta bitirdim. Ferhan Şensoy'un böyle bir etkisi var. Bir başladı mi bırakamıyorsunuz.
Kitabın dili de kendine has ve çok güzeldi. Başlarda birkaç yazim hatasını görünce hemen anladım "Bu Ferhan Şensoy'un özel dili" dedim. Bir de onun sesiyle okuyunca o cümleleri daha bi anlamlı oluyor.
Kitap bol olaylı bol karakterli hiç sıkmadan ilerledi. Diline bayıldım. Kesinlikle diğer kitaplarını da okuyacağım.