💠💠💠💠💠 Enler serimizin bugün ki konuğu özel bir konuk... Kendisi Rafta ekli olmadığı için böyle paylaşıyorum. Avrupa kütüphanelerinin sırrı çözülememiş en garip kitabı... Voynich el yazmaları; Yale Üniversitesi’nin Beinecke Nadir Kitaplar ve El Yazmaları Kütüphanesinde, şimdiye kadar kimsenin okuyamadığı bir…devamı💠💠💠💠💠
Enler serimizin bugün ki konuğu özel bir konuk...
Kendisi Rafta ekli olmadığı için böyle paylaşıyorum.
Avrupa kütüphanelerinin sırrı çözülememiş en garip kitabı...
Voynich el yazmaları;
Yale Üniversitesi’nin Beinecke Nadir Kitaplar ve El Yazmaları Kütüphanesinde, şimdiye kadar kimsenin okuyamadığı bir kitap bulunmaktadır. 15. yüzyıldan kaldığı kabul edilen Voynich El Yazması, dilbilimsel bir muamma olarak kabul edilmekte ve keşfedildiği ilk günden beri ilgili insanları büyülemektedir.
Polonyalı sahaf Wilfrid M. Voynich’in,1912’de İtalya’da satın aldığı, üzerinde anlamsız sembol ve resimler bulunan bu el yazmasını bugüne kadar pek çok kişi yorumlamaya çalıştı. Dünyanın her yerinden akademisyenler, filozoflar, sanat tarihçileri ve belki de en önemlisi kriptograflar kitaptaki dili veya kodu çözmeye çalıştılar.
Çok kişi hayatını umutsuzca bu kitabın gizemini çözmeye adasa da kimse tam olarak başarılı olamadı. Alan Turing bile, Voynich el yazmasının kodunu çözemedi. Devamında bu gizemli kitap, Nadir Kitaplar Koleksiyonu’nda MS 408 koduyla yerini aldı.
22,5 x 16 cm boyutlarındaki Voynich El Yazması, tamamı elle üretilmiş yaklaşık 200 sayfa görüntü ve metin içeriyor. Ancak yapılan incelemeler, kitabın orijinal halinin 270 sayfadan fazla olduğunu ortaya koyuyor. Kitap sayfaları dana derisinden elde edilen parşömenden yapılmış.
Ayrıca el yazısı analizinden elde edilen bulgular kitabın bir kişi değil bir ekip tarafından yapıldığını ortaya koyuyor. 2-8 kişiden oluşan bu ekip kitabı tamamlamak için bir ay kadar çalışmış gibi gözüküyor. Farklı yazarların farklı yazma biçimlerine sahip olması ve farklı şifreleme mekanizmaları kullanması da el yazmasının sırrını çözmeyi zorlaştırıyor.
2009’da Arizona Üniversitesi’ndeki bilim insanları, kitap üzerinde karbon tarihleme testleri yaptılar. Bunun sonucunda kitabın 1400’lerin başına ait olduğu anlaşıldı. Voynich el yazmasındaki metnin gerçek bir dil mi yoksa sadece anlamsız karakterler mi olduğu konusunda da bir fikir birliği yok. Kitabın en ilgi çekici kısmı ise astrolojik diyagramlar, egzotik bitkiler ve çıplak insanları betimleyen çizimleri olarak kabul ediliyor.
Voynich El Yazması’nın açık ara en olağanüstü yönü, içindeki şifreli metindir. Bu kitabın büyük çoğunluğu bilinmeyen bir dilde yazılmıştır. Voynich El Yazmasının dili günümüzde Voynichese veya Voynich Kodu olarak bilinmektedir.
El yazmasının altı ana bölüme ayrıldığı genel olarak kabul edilmektedir. İlk ve en geniş bölüm 130 sayfa içeriyor. Bu bölümün botanik ile ilgili olduğu anlaşılıyor. Bitki ve şifalı otlar ile ilgili çizimlerin yer aldığı bu bölümde, çizimlerin altında açıklamalar yer alıyor. Ancak açıklamaların ne olduğu anlaşılmıyor. Ayrıca bitkilerden çok azı tanımlanabildi. Birçok görüntünün, birden fazla bitkinin karışımını gösterdiği düşünülüyor.
Astronomi ve astroloji bölümü olarak kabul edilen sonraki 12 sayfayı yıldız, güneş, ay ve zodyak sembollerinin görüntüleri oluşturuyor. Bir sonraki bölüm olan biyoloji ise en ilginç çizimlerin olduğu bölüm olarak kabul ediliyor. Bu bölümde çıplak kadın figürleri; bu figürleri birleştiren ne olduğuna anlam veremediğimiz garip bağlantılar; damarlar, kollar, hangi faunaya ait olduğu belli olmayan şüpheli hayvan resimleri var.
Bir sonraki bölüm ise kozmoloji ile ilgili. Bu bölümde ortaçağ kozmolojisiyle uyumlu olan daireler ve geometrik şekiller yer alıyor. Beşinci bölüm farmakoloji. Bu bölümde bitki ve şifalı otlar ile kavanoz ve şişelerin görüntülerinin karışımı bulunuyor. Son bölüm ise çizim içermiyor. Bu nedenden dolayı araştırmacılar bu bölümün tam olarak ne ile ilgili olduğunu anlayamadı. Ancak yemek tarifleri olduğuna inanılan kısa paragraflar yer alıyor.
“Voynich Decoding” yani bu el yazmasının deşifre edildiğine ilişkin başlıklar keşfinden bu yana hemen hemen her yıl duyuruldu. Nitekim, sayısız alandan uzmanlar, Voynich El Yazması dilini deşifre etmeye çalıştılar. İlerleyen süreçte de süper bilgisayarlar bunu yapmak için kullanıldı
Voynich Elyazması’nın bir aldatmaca olabileceğini de elbette süreçte akıllara geldi. Ancak yapılan analizler, kitabın uydurma olabileceği iddiasını da çürüttü. Kitabın bir kadın sağlığı rehberinden bir büyücülük kitabına kadar bir çok şey olduğu iddia edildi. Ancak, henüz hiçbir iddia doğrulanmadı ve tüm çabalar sonuçsuz kaldı. Bugüne kadar, Voynich El Yazması’nın anlamı belirsizliğini korudu.
Voynich Elyazması, Yale Üniversitesi’nin çevrimiçi kütüphanesinde dünyanın her yerinde araştırmacıların ilgisine açık durumda. Bu kitabın tüm sayfalarına, (http://brbl-dl.library. yale.edu/vufınd/Record/3519597) adresinden ulaşılabiliyor.
Yakın zamanda istatistikçiler ne tür şifreleme yöntemlerinin tuhaf karakter dağılımları verdiğini keşfetmek için el yazması üzerinde yeni bir çalışma yapmayı başladılar. Bu sayede dilin nasıl inşa edildiği hakkında oldukça iyi bir fikir edineceklerini umuyorlar. Ancak yazılı metinleri deşifre edip edemeyecekleri konusunda henüz bir fikir sahibi değiller. Bunun için o döneme ait başka bir kaynak el yazmasının bulunmasına ihtiyaçları var. Başarılı olup olmadıklarını zaman içinde göreceğiz.
Bir de elbette bir kişinin kitabın kodunu kırmasını gerçekten isteyip istemediğimiz sorusu var. Bunu yapmak, bu tuhaf, asırlık bulmacanın sonu anlamına gelecek. Bu aynı zamanda el yazmasının hayal gücümüz üzerindeki etkisinin de sonu olacak.
Bknz.
Kryptos, Çözülemeyen Şifreli Mesajlar Barındıran Bir CIA Heykeli