Spoiler içeriyor
En az 7-8 senedir odamda rafımda duruyor ve okunmayı bekliyordu. Bugün için bekliyormuş demek. İki kız kardeşi anlattığını biliyordum ama 1937 yılının Şanghay’ını,Çin’in Japonların egemenliği altındaki yıllarını vs anlattığını bilmiyordum. Bu yüzden okurken şaşırdım. Çünkü bu son bir sene içinde…devamıEn az 7-8 senedir odamda rafımda duruyor ve okunmayı bekliyordu. Bugün için bekliyormuş demek. İki kız kardeşi anlattığını biliyordum ama 1937 yılının Şanghay’ını,Çin’in Japonların egemenliği altındaki yıllarını vs anlattığını bilmiyordum. Bu yüzden okurken şaşırdım. Çünkü bu son bir sene içinde tesadüfen karşıma bu konuda birkaç kitap çıkıp durdu. Uzun bir yazı olacak,baştan uyarayım.
Pearl ve May. 21 ve 18 yaşındaki kız kardeşler.
Hikayemizin anlatıcısı Pearl. Ülke Japonlarla savaşmaya devam ederken Şanghay’ın tarafsız bir bölgesinde her türlü sıkıntıdan uzak yaşayan bu güzel kardeşler modellik yapmaktadır. Tabi ailelelerinin gözbebeği beyaz teni ve minyon vücuduyla May’dir. Uzun vücudu ve çabuk yanan teniyle Pearl hep May’in gölgesinde kalan ve ailesinden sevgi göremeyen çocuk olmuştur. Fakat çalışkandır,üniversiteden yeni mezun olmuştur,akıcı olarak dört dil konuşur. May Koyun yılında doğmuştur,Pearl de Ejderha yılında. Pearl’in Çince adı Zhenlong İnci ve Ejderha karakterlerinden meydana gelmektedir.
Annelerinin ayakları çok küçükken bağlanmış ve kadın her türlü Çin geleneğine göre büyütülüp kızlarının babasıyla sadece 14 yaşındayken görücü usulü evlenmiştir. Ama Pearl ve May değişen Şanghay’ın modern kızları olduklarına inanırlar. İstedikleri yerlerde çalışacak,gece hayatına akacak,aşk evliliği yapacak ve özgür olacaklardır. Ama bu hayalleri bir gece babalarının kumar borcuna karşılık iki kızını Amerikalı-Çinli bir tüccar aileye gelin olarak satmasını öğrenmeleriyle son bulur.
Bunca yıldır rahat içinde yaşayan iki kız kardeş babalarının kumar borcu olduğunu dahi bilmemektedirler. Evlenecekleri kişiler de kendileri gibi kardeştir ve Amerikan vatandaşıdırlar. Başlangıçta bu evlilikten kaçmak isteseler de babalarının onları Amerika’da çok rahat bir geleceğin beklediğini söylemesiyle bu büyük borca karşılık mecburen evlenmek zorunda kalırlar. Evlilik töreninden sonra damatlar Amerika’ya önden gider,kızların biletleri daha sonrası için ayarlanır. Amerika’ya gitmekten kaçınan kızlar bir süre sonra bombalamalar,Japonların saldırıları gibi sebepler yüzünden gitmek zorunda kalırlar. Yolculukta çok acı şeyler yaşarlar. Ama bu yolculuk bir Ejderha olan Pearl ve Koyun May için sadece bir başlangıçtır. Amerika’da insan olarak bile görülmeyen iki Çinli kadının ülkeye giriş yapması oldukça zordur. Amerika’ya kabul edilebilmeyi bekleyen iki kardeş birgün hayatlarını değiştirecek bir şey yapar ve bunu sır olarak saklar. İçlerinde bir yerlerde ise hala o modern ve özenilen,güzel Şanghay kızları vardır.
Çok akıcı bir şekilde okudum. Hergün 100-150 sayfa aktı gitti. Ve kitabı da trajik bir hikaye anlatmasına rağmen beğendim. Lisa See anladığım kadarıyla hep eski Çin’in hikayelerini ve kadınlarını anlatmış. Açıkçası diğer kitaplarını da merak etmeye başladım. Bir tanesinden film yapılmış (Snow Flower And The Secret Fan). Birinden daha yapılacakmış ama yapım aşamasındaymış.
Pearl ve May karakterleri kurgu olsa da hikayeden bazı karakterler gerçekmiş. İsminin açıklanmasını istemeyen bazı kişilerin isimleri kısaltmalı ya da kendi isminden farklı olarak geçiyor. Yazar Lisa See bu kitabı ortaya çıkarmak için bir sürü kişiyle konuşup onların hikayelerini dinlemiş ve ortaya bu çıkmış.
Kitap bir sürü şeye değinmiş. Şanghay’ın o zamanki durumu,Japonların acımasızlığı,göçmen olarak ya da Amerikalıyla evli Çinli bir kadın olarak Amerika’ya girme prosedürleri,ülkede kaçak yaşayan Çinliler,Amerika’da Chinatown’un kurulma aşamaları,Çinli ailelerin gelenekleri ve kadın erkek eşitsizliği vs Ben Lisa See’yi araştırmasam gerçekten de Çinli bir kadın olduğuna inanırdım. Gelenekleri vs güzel yansıttığını düşünüyorum.
Şimdi çok daha ayrıntılı bir yere geliyoruz****
Kadınların zaten toplumdaki yerinin o dönemde nasıl olduğunu biliyoruz. Ama durum Çinli kadınlar için çok daha sert. Çok katı gelenekler var. Pearl ve annesinin yolculuğun başlarında yaşadığı acımasız ve iğrenç şeyleri unutmaya çalışıp annelerinin hikayesinden bahsedeyim.
Sadece onun hikayesi bile kendi başına beni mahvetmeye yetti. 14 yaşında evlenmek zorunda kalıyor ve henüz kendisi çocukken çocuk sahibi olmak için istemeye istemeye “o işi” yapmak zorunda kalıyor. Ne için? Aileye erkek çocuk vermesi için. Erkek evlat aşağı,erkek evlat yukarı. Kadının Pearl için olan bir tabiri beni çok üzdü. “Bir inci,istiridyenin içine giren bir parça kumdan oluşur. Babam beni evlendirdiğinde çok gençtim,on dört yaşındaydım. Yapmak zorunda olduğumuz karı koca işi görevimdi ve yaptım,ancak babanın içime yerleştirdiği şey kum gibi tatsız ve nahoştu. Ama bak,incim meydana geldi.”...Kitaptaki kadın erkek eşitsizliğine dair ifadeleri her okuduğumda çıldırmamak için kendime hakim oldum.
Şimdi gelelim May’e. May ablasının kendisi için yaptığı gibi o da ablası için fedakarlıklar yaptı ve onu çok seviyordu ama bazen de içindeki bencilliği ortaya çıkarıyordu. Gerçekten çok bencil birisiydi. Güzel olduğunu bilip bunu insanları manipüle etmek için kullanması-hatta bunu çok küçük yaşta öğrenmesi-,her konuda en iyi şeyi kendisinin almayı istemesi beni çok sinir etti. Hele ZG mevzusu...bu mesele kitabın sonlarına doğru açıklandı ama ben May’in ZG’den hamile kaldığını tahmin ediyordum. Ablasının hoşlandığı adamla birlikte oluyor...ondan hamile kalıyor. Bebeğin babasını kitabın son anlarına kadar saklıyor. Sonra yolculukları başlıyor ve çocuğu göçmenler merkezinde gizli gizli doğuruyor. Çocuğu da ablasına veriyor. Çocuk,ablasının çocuğu olarak büyüyor. May’in iyi yanları da vardı ama...ne bileyim şuan hala ona çok kızgınım.
Daha çok ayrıntıya girmek istemiyorum. Zaten çok uzun bir yazı oldu. Çok üzücü bir hikayeydi ve açık bir sonla bitti. Sam’e ayrı üzüldüm. Onun da hayat hikayesi çok üzücüydü. Hep Pearl ile çok tutkulu bir aşk yaşamalarını bekledim. Ama birbirlerine güvenen ve birlikte çalışan bir çift olmanın ötesine geçemediler.
Kitap biterken Pearl Çin’e gitmeye çalışıyor ve “belki de ZG ile tekrar karşılaşacaktır” diyoruz içimizden ZG’nin onun için neler hissettiğini bile bilmeden.