Sevgili Raf Radyo dinleyicileri 🎙️ Efsane bir parça ile daha sizlerleyiz... 🎧 Gamzedeyim Deva Bulmam - Tatyos Efendi Tatyos Efendi (Tatyos Enserciyan) Osmanlı döneminde, 1851 yılında İstanbul’da doğmuş Ermeni asıllı bir Türk musikisi sanatçısı, bestekâr ve güftekârdır. Tatyos Efendi, babası…devamıSevgili Raf Radyo dinleyicileri 🎙️
Efsane bir parça ile daha sizlerleyiz...
🎧 Gamzedeyim Deva Bulmam - Tatyos Efendi
Tatyos Efendi (Tatyos Enserciyan) Osmanlı döneminde, 1851 yılında İstanbul’da doğmuş Ermeni asıllı bir Türk musikisi sanatçısı, bestekâr ve güftekârdır.
Tatyos Efendi, babası Monakyan’ın en yetenekli çocuğuydu. Monakyan, Ortaköy Ermeni Kilisesi’nin musikişinaslarındandı. Tatyos Efendi de çocuk yaşta dayısından kanun dersi almaya başladı, sonrasında kemanda kendisini geliştirdi ve yüz yıldan uzun süredir dilden dile dolaşan “Gamzedeyim Deva Bulmam” eseri başta olmak üzere birçok kıymetli şarkısını bizzat kendisine ait beste ve güfteleri ile bize miras bıraktı.
Tatyos Efendi 16 Mart 1913 tarihinde hayatını kaybetti ve “Tatyos, 1913 Çalgıcı” olarak kilise defterine kaydı yapıldı. Fakat asıl kayıt, ciğer dağlayan ve yürek sızlatan eserleriyle Anadolu insanının hafızasına yapıldı ve başta “Gamzedeyim Deva Bulmam” olmak üzere eserleri hiç eskimeden ve eksilmeden o günden bugüne ulaştı. Tatyos Efendi hikayesi ile kendisinden yüz yıl sonrasını bile büyüledi.
Tatyos Efendi en fazla, en yakın iki dostu yazar-gazeteci, besteci Ahmet Rasim Bey ve gazinodan arkadaşı kemençeci Vasili ile vakit geçirirdi.
Bir akşam Beyoğlu'nda Ahmet Rasim, Vasili ve Tatyos Efendi, “Ehl-i aşkın neşvegah-ı kuşe-i meyhanedir” ile başlattıkları musiki meşkine, “Bilsen ne bela geçti şu biçare serimden” semaisiyle devam ettiler. Tatyos Efendi bu gece bir başka çalıyordu. Daha önce görülmemiş, duyulmamış bir keder halindeydi sanki. Keman onun yerine konuşuyor, adeta ağlıyordu. Gece boyunca kemanı elinden hiç bırakmadı. “Mani oluyor halimi takrire hicabım” gibi gam dolu içli şarkıları peş peşe çaldı.
Gece nihayete ererken meyhanede birkaç müşteri ve sandalyeleri toplayıp yerleri süpüren birkaç çocuktan başka kimse kalmamıştı. Vasili ve Ahmet Rasim Bey de tam gitmeye hazırlanırken Tatyos Efendi kemana uzanmış, sanki saatlerdir çalan o değilmiş gibi kemanı omzuna yerleştirip, hafifçe başını kemana eğerek, dudaklarında acı bir tebessümle o ana kadar duyulmamış, Gamzedeyim Deva Bulmam isimli o uşşak şarkıya giriş yaptı.
Gam-zedeyim deva bulmam/Garibim bir yuva kurmam/Kaderimdir hep çektiren/İnlerim hiç reha bulmam
Elem beni terk etmiyor/Hiç de fasıla vermiyor/Nihayetsiz bu takibe/Doğrusu takât yetmiyor
Ehl-i dilin yoktur kadri/Uğraşma gel Tatyos gayri/Eserin çok kıymetin yok/Git talihine küs bari
Bu gece ilk kez çalınan Gamzedeyim Deva Bulmam makamı, güftesi, bestesi ve kimsenin bilmediği hikayesi ile meyhanede kalanların hıçkırıklara boğuyordu.
Tatyos Efendi, “Gamzedeyim Deva Bulmam” eserini ilk kez söylemesinden bir ay sonra ince hastalığa yakalandı. Daha doğrusu evveliyatında da var olan veremi tekrar nüksetti. Yıllardır onu suskunluğa gark eden kara sevdası artık dayanılmaz hale gelmişti.
Ahmet Rasim, Tatyos Efendi’nin halinden ne olduğunu hissediyordu fakat Tatyos Efendi sorularını cevapsız bırakmakta ısrar ediyor, derdini anlatmıyordu. Ahmet Rasim her ne kadar Tatyos’un son şarkısı Gamzedeyim Deva Bulmam şarkısının sözleri sayesinde olan biten hakkında çıkarımlar yapabiliyor olsa da bilmeceyi bir türlü çözemedi. Kısa bir süre sonra da göçünü toplayıp bu diyardan gitti Tatyos. Ölümünden sonra adı kilise defterine şöyle işlendi: Tatyos, 1913, Çalgıcı.
Tatyos Efendi’nin naaşı Kadıköy'de bir kilisenin ayin salonuna getirildi, iki elin parmaklarını geçmeyen kalabalığa ibretle bakan Ahmet Rasim, daha dün Galata'da, Beyoğlu'nda onu dinlemek için yüzlerce kişinin akın ettiği salonları düşününce insanların vefasızlığına hayıflandı. En yakın dostu böyle mi uğurlanacaktı?
Cenazesinde üç bacısı, dul eşi, Ahmet Rasim, Vasili, kendisiyle yıllardır çalıştığı iki sazende ve kilisenin uzak köşesinde ağlayan bir kadından ibaret küçük bir topluluk uğurladı son yolculuğuna Tatyos'u...
Gamzedeyim Deva Bulmam şarkısını ilk kez söylemesinin ardından Tatyos'ta büyük bir değişiklik olduğunu Vasili de Ahmet Rasim de sezmişti fakat ikisi de meseleyi çözememiş, Tatyos’un ağzından tek kelime alamamışlardı. Tatyos’un cenazesinde çözülen düğümü Vasili ve Ahmet Rasim’in anlattıklarından şu şekilde biliyoruz:
Tatyos’un, Ortaköy'de bir çocukluk aşkı varmış. Kendi cemaatinden olan kızın ailesi aniden Erivan'a göçünce kavuşamamışlar. Tatyos da sonradan şimdiki eşiyle evlendirilmiş. O şarkıyı söylediği ilk gece kızın İstanbul'a döndüğünü ve otuz yıldır evlenmeyip kendisini beklediğini öğrenmiş Tatyos.
Kemani Tatyos Efendi Gamzedeyim Deva Bulmam hikayesi, maalesef yarım kalmış bir aşk hikayesidir.
Ahmet Rasim Bey, Tatyos'un kilisede yapılan cenaze töreninin sonunda oturduğu yerden kalkarken kilise sırasına bırakılmış bir zarfı fark etti. Zarfın üzerinde, “Tatyos ile birlikte defnedilecektir” yazıyordu.
Zarfı, otuz yıl önceki çocukluk aşkı olan kadın, Ahmet Rasim Bey'e fark ettirmeden onun yanındaki sıraya koymuştu. Ahmet Rasim, fark edince zarfı alıp usulca ceketinin cebine koydu.
Zarfın kendi yanına konulmasının bir tesadüf olamayacağını düşünüp, zarfın içindekileri okumanın belki de Tatyos'a karşı ifa edilecek son görev olacağına kanaat getirdi. Yalnızca Ahmet Rasim Bey tarafından görülen ve yarım saat sonra Tatyos'un naaşı ile birlikte toprağa verilen zarfın içindeki kağıda, Gamzedeyim Deva Bulmam sözleri karşılığında şu dizeler yazılmıştı:
Gam-zedesin devan benim/Garip kuşsun yuvan benim/Çektiğimiz yeter gayri/Kaderimsin inan benim
Takat yetişmez eleme/Bülbül imrenir çileme/Bizim şu kara sevdamız/Kalsın öteki aleme
Elbet kadrini bilirim/İste canımı veririm/Küsme talihine Tatyos/Çok durmam ben de gelirim