Hikayenin geçtiği evrende Tayland 1960 yılında korkunç bir salgın hastalıkla karşı karşıya gelmiştir. Bu hastalığın sonucunda her yıl erkek nüfusu giderek azalır. Suni döllenme gibi şeylere başvursalar da doğan çocukların %99,99’u hep kızdır. Günümüzde sadece 314 erkek kalmıştır. Doğan erkek…devamıHikayenin geçtiği evrende Tayland 1960 yılında korkunç bir salgın hastalıkla karşı karşıya gelmiştir. Bu hastalığın sonucunda her yıl erkek nüfusu giderek azalır. Suni döllenme gibi şeylere başvursalar da doğan çocukların %99,99’u hep kızdır. Günümüzde sadece 314 erkek kalmıştır. Doğan erkek çocuklarının bir kısmı ailelerinin izniyle onlardan alınıp Çiftlik adı verilen,gözden uzakta bir yerde lüks,rahat,ilgi ve yüksek koruma ile büyütülürler. Yetişkin olup aile kuranlar ailesiyle birlikte “Aile” adı verilen her türlü lüks imkana sahip bir köye gönderilir. Erkekler bu evrende ulusal hazinelerdir.
Hikayemizin evreninde Ready,Set,Love isimli bir yarışma programı vardır. 4 yılda bir yapılan bu yarışma 7.sezonunu çekmeye başlar. Bir kısmı canlı yayınlanan yarışmada 50 bekar kız,5 bekar erkekten biriyle evlenmek için birbiriyle yarışır. Kazanan kız,seçtiği erkekle Aile köyüne taşınıp devletin en iyi imkanlarına sahip olacaktır.
Ana karakterimiz Day,hasta kız kardeşine bakmak için bir sürü yarı zamanlı işte çalışan genç bir kadındır. Ebeveyn olarak sadece annesi olmuştur ve annesini de küçükken kaybetmiştir.
Yarışmanın yeni sezonunda son 5 kadın yarışmacı, bir süt şişesinin üzerindeki kodla çekiliş yapılarak seçilir. Talih Day’e güler ve kız kardeşinin gönderdiği binlerce koddan bir tanesi yarışmacı olmasını sağlar. Day başlarda bu yarışmayla hiç ilgilenmese de Aile köyüne girebilirse kız kardeşini tedavi ettirebileceğini öğrenir. Fakat yarışma hiç de kolay görünmemektedir. Seçilen ilk 45 yarışmacı Aile köyünden gelen hem anne hem de bir babanın olduğu ailelerde doğan elit kızlardır.
Day yarışmada ilerledikçe yarışmanın gerçek amacını fark eder ve Çiftlik’in aslında nasıl bir yer olduğunu öğrenir. Gerçek hayatta hiç bir erkekle karşılaşmadığı halde Son isimli erkek yarışmacı da ona bir yerlerden tanıdık gelmeye başlar.
Prodüksiyon,görsel efektler,görüntüler,hikaye çok güzeldi. “Duvarın Ötesinde” diye bir şarkısı da çok hoşuma gitti. Fakat bu kadar kısa olmasıyla -sadece 6 bölüm- potansiyelini harcamışlar. Devamı gelecek gibi bitti ama anlatılabilecek bir sürü hikaye vardı ve hikaye finalde başka bir yere kaydı. Bu arada havada kalan soru işaretleri de var benim için. Ben ayrıntı insanıyım.
Dizinin Squid Game’den ilham aldığı belli ama aşırı ciddi bir havadan uzak. Romantik komedi gibi de ilerliyor. Tamamen ciddi bir havada,bilim kurgu ağırlıklı ilerlese nasıl olurdu merak etmiyor değilim. Önceden başka dizilerde gördüğüm 3-4 tane oyuncu vardı. Güzel oynamışlar. Paper,Valentine,Bovy karakterlerini çok sevdim. Bu arada keşke Day karakteri başlarda bu kadar salak salak davranmasaydı diyorum 😂
Sezonlarca bölüm çıkabilecek bir hikayeyi kısa tutmaları beni üzdü ama yine de izletti kendini. Güzeldi. Çerezlik olarak bakılabilir.
Burada spoya giriyorum**
Potansiyeli harcanmış dedim ya,eğer dizi biraz daha uzun olsaydı anlatılabilecek bir sürü aile dinamiği ve hikaye vardı. İki anneli evde büyüyen kız çocukları,Aile köyündeki dinamikler,Çiftlik’e götürülmesin diye kız çocuğu gibi büyütülen erkek çocukları-Son gibi tıpkı-, Çiftlik’te büyümeyip şehirde gizli gizli büyütülen erkek çocukları,elinden oğulları zorla alınıp Çiftlik’e kapatılan ve psikolojik şiddet gören anneler vs vs
Dizi Paper ve Chun çifti sayesinde ilgimi çekmişti. Paper Çiftlik’te büyüyen bir erkek ve Chun da Çiftlik’e karşı direnen bir direniş grubuyla şehirde gizlice büyüyen bir erkek. Paper’dan bir kızla evlenip Aile köyüne taşınması bekleniyor ama Paper erkeklere ilgi duyuyor. Chun ile hikayeleri daha çok ayrıntıyı hak ediyor. Jenny ve eşinin hikayesi de öyle mesela.
Neyse,bu da bitti. Devamı da gelirse güzel olur umarım.