Hikaye Xian Le isimli antik bir ülkede başlıyor. Ülkenin Veliaht Prensi Xie Lian nazik ve azimli karakteri,güzel yüzü ve yetenekleriyle herkesin çok sevdiği birisidir. Prens Xie Lian 17 yaşına geldiğinde ülkede bir Tanrılara Adak Sunma töreni yapılır. Ritüel gerçekleştirilirken küçük…devamıHikaye Xian Le isimli antik bir ülkede başlıyor.
Ülkenin Veliaht Prensi Xie Lian nazik ve azimli karakteri,güzel yüzü ve yetenekleriyle herkesin çok sevdiği birisidir. Prens Xie Lian 17 yaşına geldiğinde ülkede bir Tanrılara Adak Sunma töreni yapılır. Ritüel gerçekleştirilirken küçük bir çocuk şehirdeki yüksek bir kuleden aşağı düşmeye başlar. Xie Lian düşen cocuğu kucaklayarak onu kurtarır. Çocuğu kurtarması halk tarafından çok övgü toplar ama Rahipler için ritüeli bölen bu durum bir felaketin habercisidir.
Rahiplerin öngörüleri gerçekten de doğru çıkar.
Aynı yıl Xie Lian bir Tanrı olur ve Cennet’e yükselir. Cennet’te yaşamaya başladığında fanilerin dünyasında büyük bir savaş yaşanır. Fanilerin savaşlarına ve işlerine karışmaya izni olmadığı halde Xie Lian Cennet’ten iner ve savaşı bitirmeye,insanları kurtarmaya çalışır. Fakat kuralı çiğnediği için de Cennet’ten kovulur. Bunun sonucunda fanilerin arasında aç ve sefil bir hayat sürmeye başlar. Hurda ve çöp toplayarak geçinmeye çalışır. Kendi için yapılan tapınakların hepsi yıkılır ve kendine dua eden,inanan tek bir kişi kalmaz. Tanrılar için bu önemlidir çünkü ruhani güçlerinin bir kısmını da kendilerine dua edip inanan kişilerden almaktadırlar.
Aradan geçen bir süreden sonra Xie Lian ikinci kez Cennet’e yükselir fakat bu sefer Cennet’ten anında kovulur. Artık Üç Diyarı’n (Cennet,Fanilerin dünyası ve hayalet ile iblislerin yaşadığı Hayalet Şehrin) maskarası,yüz karası olmuştur.
800 yıl daha geçer. Xie Lian tekrar Cennet’e yükselir. Burada tanıdık yüzlere rastlada da Cennet onun yokluğunda çok değişmiştir.
Neyseki Üç Diyarın Maskarası olarak tek konuşulan kişi sadece kendisi değildir. “Çiçeğe
Uzanan Kan Yağmuru” adıyla da bilinen bir iblis de çok ün sahibi olmuştur. Hakkında birbirinden farklı söylentiler dolaşan bu iblis
Cennet’in hem nefret,hem korku hem de saygı duyduğu Hua Cheng adında biridir. Geçmişte,muazzam gücüyle Cennet’in bütün tanrılarına meydan okumuş ve birkaç tanrıyla olan savaşındaki acımasız zaferinden sonra tanrılar kendisinden korkar ve onunla karşı karşıya gelmek istemez olmuştur. Bazı faniler dahi Hua Cheng’e inanır ve onun takipçisidirler.
Xie Lian bu yükselişinde Cennet İmparator’u için bir görevi üstlenir. Fanilerin dünyasının Kuzey’inden çaresiz insanların kutsanma duaları yükselmektedir,halk korkunç bir olayla karşı karşıyadır. Xie Lian İmparator yerine bu olayı çözerse,dua eden fanilerin duaları kendi sunağına yönlendirilecektir ve böylece Fanilerin dünyasında pek kullanamadığı ruhani güçlerini tekrar kazanmaya başlayacaktır.
Görevi üstlenen Xie Lian fani dünyasına bir yolculuğa çıkar. Ve başladığı bu yolculuk diyarlar arası bir yolculuğa dönüşür.
Türlü türlü olaylar yaşar, geçmişinin hayaletleriyle tekrar karşılaşır ve birbirinden farklı kişilerle tanışır. Ama en farklısı da tamamen tesadüf eseri tanıştığı San Lang isimli gençtir. Geniş bilgi dağarcığı ve kaliteli giyimiyle Xie Lian bu gencin evinden kaçan soylu bir çocuk olduğunu düşünür. Onu yanına alır ve bir süre birlikte yaşayıp bazı yolculuklara çıkarlar. Ama bir süreden sonra bu gencin üç diyara nam salmış Hua Cheng olduğunu düşünmeye başlar. Tuhaf olan şudur ki San Lang bazen Xie Lian’ı kendinden çok daha iyi tanıyormuş gibi de konuşmaktadır.
Kimdir bu San Lang?
Öncelikle @menhus’a çok teşekkür ederim.
Bu seriyi okumayı uzun süredir istiyordum ama çevirinin bitmesini bekliyordum. Onun sayesinde bu kitap serisinin çevirisinin bittiğini öğrendim ve kitaplara onun sayesinde ulaştım. Çok teşekkür ederim tekrardan 💕
Kitap çok ünlü olan Mo Dao Zhu Shi/The Untamed’in yazarının diğer kitap serisi. Tıpkı ona benzer şekilde BL içeriyor ve efsun,büyü,rün gibi şeyler de var. Ama burada hikaye The Untamed’teki gibi dövüş sektleri arasında değil de bahsettiğim üç diyarda geçiyor ve karakterlerin çoğu da tanrı. Çok karakter var. Kimisinin iki adı falan var. Ben bu tarz antik Çin dizileri de izlediğim için alışkınım. Ama ilk kez bu tarzda kitap okuyacakların dikkatli okumasını tavsiye ederim.
İlk kitap bitti. Kimi yerde güldüm,kimi yerde de kalbim pır pır etti. Çok güzeldi. Çok ayrıntılı ve zekice düşünülmüş bir kurgusu var. En son bu tarzda Word Of Honor/Faraway Wanderers okumuştum ama bu Word Of Honor’dan çok çok daha iyi. En azından okuduğum kadarı için bunu çok rahatça söyleyebilirim. Bu kitap serisinin neden bu kadar çok fanı var şuan çok iyi anlıyorum.
Ne olursunuz spo vermeyin,sonraki kitaba geçiyorum hemen ben.
Not: uygulama Novel versiyonunu bir türlü yüklemiyor diye ben de yorumumu manga versiyonuna eklemek istedim.