Tamirci Çırağı Gönlüme bir ateş düştü yanar ha yanar Ümit gönlümün ekmeği umar ha umar Elleri ak yumuk yumuk, ojeli tırnakları Nerelere gizlesin şu avucum nasırları Otomobili tamire geldi dün bizim tamirhaneye Görür görmez vurularak başladım ben sevmeye Ayağında uzun…devamıTamirci Çırağı
Gönlüme bir ateş düştü yanar ha yanar
Ümit gönlümün ekmeği umar ha umar
Elleri ak yumuk yumuk, ojeli tırnakları
Nerelere gizlesin şu avucum nasırları
Otomobili tamire geldi dün bizim tamirhaneye
Görür görmez vurularak başladım ben sevmeye
Ayağında uzun etek, dalga dalga saçları
Ustam seslendi uzaktan oğlum al takımları
Bir romanda okumuştum buna benzer bir şeyi
Cildi parlak kağıt kaplı, pahalı bir kitaptı
Ne olmuş nasıl olmuşsa aşık olmuştu genç kız
Yine böyle bir durumda tamirci çırağına
Ustama dedim ki bugün giymeyim tulumları
Arkası kuşlu aynamda taradım saçlarımı
Gelecekti bugün geri arabayı almaya
O romandaki hayali belki gerçek yapmaya
Durdu zaman, durdu dünya, girdi içeri kapıdan
Öylece bakakaldım gözümü ayırmadan
Arabanın kapısını açtım, açtım girsin içeri
Kalktı hilal kaşları, sordu kim bu serseri
Çekti gitti arabayla egzozuna boğuldum
Gözümde tomurcuk yaşlar ağır ağır doğruldum
Ustam geldi, sırtıma vurdu, unut dedi romanları
İşçisin sen işçi kal giy dedi tulumları.
Cem Karaca
🎸🪇🎭🔧
Dönemin ünlü aşk romanlarına atıfta bulunan bu eseriyle ilgili Cem Karaca bir röportajında şöyle anlatıyor:
“O dönem benim bir deniz motorum vardı. Motorun sürekli orası bozuluyor, burası bozuluyor. Şarkıda babacan bir usta vardır. Çırağının sırtına vurur falan filan… Öyle babacan ustadır ama arada ‘Oğlum 15’i 16’yı getir bakalım’ diye bağırır. Benim bu şarkıyı yaptığım yıllar 73- 74 yılları. Öyle bir serüvenin sonunda, orada aşırı horlanan, paylanan bir tamirci çırağı tanıdım. Motorun bir parçasını götürdüğüm ya da bir parçasını değiştirmeye götürdüğüm dükkanlardan birinde. Ondan sonra hikayeyi kurguladım. Esasında fakir çocuk zengin kız öyküsü vardır ya Yeşilçam’daki. ‘Hanımefendinin şoförü’ gibi. İşte bu, hikayenin sinemaya çekilmiş değil de şarkıya dönüştürülmüş bir halidir. Ama kendi içinde bir ilk olduğu için çok ilgi çekti. Nereye gitsem, nerede konser versem insanlar ısrarla ‘Tamirci Çırağı’nı söylememi istiyorlar. Oysa o dönem şarkıya yüklenen bakış estetik olmaktan ziyade politikti. ‘İşçisin sen işçi kal’ deyince ben Karl Marx’mışım gibi yaklaşıyorlardı. Tamam politik bir motif var, ama bu benim her şarkımda vardır.”