Kitabı ya da bildiriyi* okuyanın Marksizm, komünizm, leninizim vs. Hakkında az çok fikir sahibi olduğu kanasındayım. Yine de mevzu bahis konuya gelirsek; marksizm nedir ? Öncelikle burada birkaç cümle ile marksizmi tam ve bütüncül bir analiz şeklinde açıklamak mümkün değildir…devamıKitabı ya da bildiriyi* okuyanın Marksizm, komünizm, leninizim vs. Hakkında az çok fikir sahibi olduğu kanasındayım. Yine de mevzu bahis konuya gelirsek;
marksizm nedir ?
Öncelikle burada birkaç cümle ile marksizmi tam ve bütüncül bir analiz şeklinde açıklamak mümkün değildir benim de bunu baştan sona anlatacak yüksek iktisadi niteliğim yok zaten. Marksizmi anlayabilmek için öncelikle Karl Marx ve engels'in içinde yaşadığı dönemi iyice kavramak gerekir. Karl Marx dediğimiz kişi çocukların annelerin babaların genel olarak ailenin tamamını fabrikalarda çalıştırıldığı hatta sermaye sahiplerinin vakıflardan derneklerden çocukları ( bir çoğu dilenci) alıp ve belki hiç ücret ödemeden günde 18 saate varan çalışmaya tabi tutan bir dönemde yaşamış biri. Aynı zamanda komünist hareketin içinde olan bir adam. Dolayısıyla onun bir parçasıdır demek yanlış olmaz. Peki bu komünizm dediğimiz şey ne ? (Tüketimin merkeziyetleşmesi, proleter iktidarında bir Cumhuriyet kurulması, halkın silahlandırılması amacında olan işçi tabanlı bir hareket.)
Şuradan başlamak istiyorum Marksizm ya da Karl Marx'ın dikkat çektiği önemli noktalardan biri "yabancılaşma" kavramıdır. " İnsanların yaşam koşullarında her türlü maddi manevi *alçalmanın* sebebi sermayedir " diyor Karl Marx. proleter sınıfın safi ürün ortaya çıkaran bir makine olarak görülmesi ve proleterlerin kendi hayatları üzerindeki zaman denetimsizliğinin daha doğrusu bu denetimin burjuva elinde olması insanın özellikle işçi sınıfının kendine yabancılaşmasına yol açar. İnsan denen mahlukat *madden ve *manen var olan bir varlıktır. Onu sadece maddeden ibaret görmek de kapitalizmin en büyük yanlışlarından biri ola gelmiştir. Dolayısıyla da karl marks konu üzerinde durmakta haklıdır.
*Yazmaktan yoruldum jsjs belli sürelerle gelir editlerim. Çıkardığım notlar 5-6 sayfayı buluyor. Bu yüzden belki de editlemem sjsj yine de devamını getirmek isteyen birileri olursa yoruma yazabilir :)
Ama gramsci ve Karl Marx'ın proleterlerin kurtuluşu üzerindeki çözüm yollarına dair ayrılıklarına değinmeden geçemeyeceğim çünkü sonradan düzeltme yapamayabilirim :)
Marx' göre işçi sınıfı ya devrimicidir ya da hiç. İşçi sınıfı kendi iktidarını kurmak zorundadır dolayısıyla burada da tüm yükü işçi sınıfa yüklediğini de söylenebilir. Gramsci ise tam tersine bugün Türkiye'de de örneğini gördüğümüz kuşatmacı bir yaklaşım ile sürer örneğin sendikalar vs.
Karl Marks sosyalist anlamında bir devrimcidir sendikalaşmaya karşıdır.
---------------------
*Düzeltme yaparsam;
Ekonomik determinizm
Emek değer teorisi
Politik ekonomi
Ve sermaye konularına değineceğim :)