- 08.04.2024 - 09.04.2024 - Ümit Yaşar Oğuzcan, bu şair hakkında söylenebilecek o kadar güzel şeyler var ki. Kendisi aşkın şairi olarak tanınır. Bir söyleşide aşkı “Aşk, ben olmaktan çıkıp, o olmaktır.” şeklinde tanımlamıştır. Kalemi o kadar güzel ki, 267…devamı- 08.04.2024 - 09.04.2024 -
Ümit Yaşar Oğuzcan, bu şair hakkında söylenebilecek o kadar güzel şeyler var ki. Kendisi aşkın şairi olarak tanınır. Bir söyleşide aşkı “Aşk, ben olmaktan çıkıp, o olmaktır.” şeklinde tanımlamıştır. Kalemi o kadar güzel ki, 267 sayfalık Aşka Dair Nesirler kitabını birkaç saat içerisinde bitirebilirsiniz. Yazdıklarının güzelliğini tarif etmekte zorlanıyorum, o kadar güzel yazıyor. Kendisi bankacılık işiyle uğraşmış bir şairdir, kendini çok talihsiz biri olarak tanımlar. Çocukluğundan itibaren çok fazla talihsiz olay ve hastalık geçirdiği için hayatından bezdiğini söyler. Ve birçok kez intihara teşebbüs ettiği de bilinmektedir. Şairin oğlu Vedat Oğuzcan da Galata Kulesi’nden atlayarak intihar etmiştir ve ölmüştür. Ümit Yaşar Oğuzcan’ın oğlunun ölümü üzerine de şiiri vardır. Ben henüz tüm kitaplarını okuyamadım ama hepsini kesinlikle okumayı düşünüyorum, en çok sevdiğim şair kendisi. Şiir sanatını en çok bu şairin dizelerinde hissediyorum. Bu kitabını da çok eskiden okumuş olmama rağmen tekrar okumak istedim. Özellikle Sahibini Arayan Mektuplar kısmı çok çok güzeldi. Beşinci Mektup çok güzeldi. Kitaptaki beğeneceğim yerleri eklemeye kalksam kitabı neredeyse komple eklemem gerekir bu yüzden yalnızca en en çok beğendiklerimi ekleyeceğim.
“Aydınlık! Sen en güzel aydınlık! Bizi bırakma. Kalplerimizde girmediğin köşe kalmasın. Çek, kurtar bizi insan yaradılışımızın korkunç karanlığından, içimizde, ta derinlerde kükreyen o vahşi hayvanı sustur. Düşüncemizi tırmalayan o kanlı pençelerden kurtar bizi. Unutulmuşların dünyasında biz unutulmak istemiyoruz.”
“Seven insanın bir suçlu gibi ezik olması neden? Sevmek ve sevilmek hakkımızı kullanıyorsak bundan kime ne? İnsan olarak aşktan başka övünecek neyimiz kaldı? Erdem yalan söylemek mi? Hırsızlık etmek mi? Katil olmak mı? Yoksa esirleri fırınlarda yakmak mı erdem? Bir milletin gençliğini savaş meydanlarında yok etmek mi? Yalnız sofular mı erdemli bu dünyada? Çıkarını düşünenler mi namuslu? Aşka saygı duymayanlar utansın yaşadıklarına, sevenler değil.”
“Sevginin bedeli yine sevgiyle ödenir, altınla değil. Sevilmekse; sevmenin mükâfatıdır ancak, karşılığı değil. Bir sevgiye eş bir başka sevgi olamaz. Çünkü her sevgi birbirinden büyüktür. Sevgi tartılamaz, sevgi ölçülemez. Sevgi; gram değildir, mesafe değildir. Derinlik sanırsınız, yüksekliktir o. Sevgi; dudak değildir, göz değildir, saç değildir. Sandalye değildir sevgi, yatak değildir, çarşaf değildir. İçki değildir, içemezsiniz, fakat her şeyden güzeldir sarhoşluğu. Geçip karşısına seyredemezsiniz, manzara değildir, tablo değildir, heykel değildir. Okuyamazsınız, kitap değildir. Bilmece değildir, çözemezsiniz. İsteseniz de içinizden atamazsınız, kan değildir, kesip damarınızı akıtamazsınız. Siz ağladıkça o güçlenir içinizde. Akmaz, gözyaşı değildir. Kuş değildir uçmaz, çiçek değildir koklanmaz. Bitmez, çile değildir. Ne desen o değildir sevmek. Sevgiyi tarif etmeye kalksam, seni anlatırdım.”
“Artık aldanmak istemiyorum. Beni sevgilerinin ölümsüzlüğüne inandır, korkulardan, şüphelerden kurtar. Hiç aldanmamışların o engin iç rahatlığına hasretim. Ayıkla, arıt beni. Bütün insanlar aldanıyormuş, sürekli bir aldanmaymış yaşamak… Ne çıkar? Ben artık aldanmak istemiyorum ya! Sen ona bak…”
“Sevgilerimizi söyleyemez olduk
Göremez olduk nice güzellikleri
Yalanı öğrendik
Utanmayı öğrendik
İnandık sonraları
Bütün yaratıklardan üstün olduğumuza
Büyük zekamız
Önce kafesi, zinciri, zulmü icat etti
İyilik, güzellik ve doğruluk adına
Hiçbir şey kalmadı inandığımız
Aradan bin yıllar geçip
Atom parçalanıncaya kadar
Zaten paramparça olmuştu insanlığımız”
“Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam, seni özlediğim içindir. Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni; seni özlediğim içindir. Yaşıyorsam; içimde umut varsa, yine seni özlediğim içindir. Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!”
Puanım: 10/10 ⭐️