10/10 🍀 Parasızlıktan sürüm sürüm sürünüyoruz. Yaşlandığımızda elimize geçecek servet neye yarar ki? Bu genç yaşta geçinmek için, üstüme iki parça giysi almak için borç verecek birilerini aradıktan sonra uzun yıllar ardından elimize geçecek servetin hayali ne işe yarar? 🍀Bir…devamı10/10
🍀 Parasızlıktan sürüm sürüm sürünüyoruz. Yaşlandığımızda elimize geçecek servet neye yarar ki? Bu genç yaşta geçinmek için, üstüme iki parça giysi almak için borç verecek birilerini aradıktan sonra uzun yıllar ardından elimize geçecek servetin hayali ne işe yarar?
🍀Bir insanı kazanmanın en kolay yolunun aynı şeyleri paylaşıyormuş gibi yapmak, kusurlarını görmezden gelmek, her yaptıklarını övmek ve yap çekmek olduğunu anladım. Oyun oynadığınız belli olsa da en akıllı insanlar bile dalkavukluktan hoşlanıyor. Bu yaptığım dürüstçe değil belki ama istediğinizi elde edebilmek için insanlara uyum sağlamak, onları biraz pohpohlamak gerekiyor. Suç dalkavukluk yapanda değil, dalkavukluktan hoşlananlarda.
🍀Harpagon: Hırsız var! Hırsız var! Katiller, caniler, soyguncular... Adalet! Tanrım imdat, yetiş! Ben bittim, öldüm, boğazımı kesitler, paramı aşırdılar. Kim çaldı? Nereye kayboldu? Nerede? Nereye saklandı? Nasıl bulacağım bu alçağı? Nereye bakayım, nereye bakmayayım? Burada olmasın,yoksa şurada mı? (Kendi kolunu tutar.) Yakaladım seni haydut! Ver paramı. Hay aksi! Kendimi tutmuşum. Kafayı yemek üzereyim, neredeyim, kimim ben, ne yapıyorum farkında değilim. Ah! Ah! Zavallı paracıklarım, sevgili dostum,bizi ayırdılar. Seni kaybettim,en büyük dostumu, yaşam nedenimi, mutluluğumu çaldılar. Benim için her şey bitti artık. Sensiz yaşayamam ki. Daha fazla dayanamayacağım, ölüyorum, öldüm, gömdüler beni. Canım paracıklarımı geri getirerek beni diriltecek kimse yok mu buralarda? Veya kimin çaldığını söyleyecek? Ne dedin sen? Hay Allah kimse yokmuş. Bu işi kim becermişse zamanını iyi seçmiş, o hain oğlumla konuşurken işi halletmiş. Adalet istiyorum! Bari gidip polis çağırayım ve tüm ev halkını sorguya çektireyim... Hizmetçileri, uşakları, oğlumu, kızımı, hatta kendimi bile! Bu ne kalabalık? Kimi görsem içime bir şüphe düşüyor. Bak şunlara... Aralarında konuşuyorlar. Soyguncudan mı bahsediyorlar? Yukarıdan gürültü geliyor. Hırsız orada mı acaba? Yalvarıyorum hırsızı bilen varsa bana söylesin. Aranıza saklanmış olmasın sakın? Herkes halime gülüyor. Bu soygunda hepsinin parmağı var, göreceksiniz er geç ortaya çıkacak. Çabuk yetişin! Polisler, jandarmalar, subaylar, yargıçlar, mahkemeler, idam sehpaları, cellatlar yetişin... Herkesi astıracağım. Sonunda paracıklarımı bulamazsam kendimi de asacağım.
Bu okuduğum ilk Moliere kitabıydı ve muhtemelen son olmaz çünkü oldukça beğendim puandan da anlayabileceğiniz üzere. Normalde tiyatro kitaplarını okumam yani elim pek gitmez ancak okulda bu kitabın tiyatrosu yapıldı ve söylemeden geçemeyeceğim ama harika yapılmıştı. Haliyle de ilgimi çekti ve okuma kararı aldım. İyi ki de almışım,bundan sonra Moliere akıp gider.
/Alıntıları yazana kadar güneş 10 kere doğup battı.