Film iyice soğuduğuna göre ben de bir şeyler söylemek isterim. Halihazırda ekşide de yazdıklarımı sadeleştireyim. Spoiler olabilitesi mümkün fakat olmaz belki bi başlayayım yazmaya... Evvela, oyunculuk ve sinematografiği mükemmele yakın bir film. Method oyunculuğunda gelinebilecek en iyi yerlerden biri; kentin…devamıFilm iyice soğuduğuna göre ben de bir şeyler söylemek isterim. Halihazırda ekşide de yazdıklarımı sadeleştireyim. Spoiler olabilitesi mümkün fakat olmaz belki bi başlayayım yazmaya...
Evvela, oyunculuk ve sinematografiği mükemmele yakın bir film. Method oyunculuğunda gelinebilecek en iyi yerlerden biri; kentin kullanımı ve ışığın bu kadar ustaca ayarlanması bir görüntü yönetmenliği ustalığı. Bu açıdan kısaca değerlendirecek olursak, filmin atmosfer kurma açısından çok başarılı olduğunu rahatça söyleyebiliriz. fakat ben genelde bunlar yerine daha çok senaryo ve karakter, özellikle de karakterin psikolojisi üzerine yazmayı severim...
Batman&joker hikayesine daha derinlemesine bakmamız gerekiyor; Batman düzen (ing order) bir karakter ise, joker bir karmaşa (ing chaos) karakter. Çizgi romanlardan itibaren tam olarak birbirlerine zıt yaratılmışlar; Batman kare çeneli, joker sivri, Batman tek renkli, joker rengarenk, Batman ciddi ve tok sesli, joker laubali ve ince sesli, Batman yapılı, joker cılız. Yaratılıcıların aklında bir ying ve yang olduğunu görmek çok kolay. Ve gerçekten de öyle, Batman in varlığı ancak Joker ile mümkün. Batman, jokersiz varolamaz, fakat bir laf oyunu yapmıyorum, joker, Batman siz varolabilir. Aralarında bir statüko yok.
Tim Burton ın çektiği Batman filmi bir Reagan dolayısıyla da neo liberal propagandası yapıyordu, Nolan ın filmleri ise 2000 ler Bush güzellemesi. Onları da tek tek açıklamak lazım aslında başka başlıklar altında. Hiç yoksa Bane karakterinin Fransız sosyalist devrimcilerini andıran kıyafetleri, Batman in belini kırması ama öldürememesi bile bir alegoriydi. Bu filmde ne görüyoruz mevzu biraz orada. Kitle iletişim araçlarının artışı, neo-liberalizmin 25 yıllık pratikleri ve sermayenin giderek tek elde toplanması, artan yalnızlık ve fakirlik...
Joker karakteri her zaman için irrasyonel ve gerçek dışıdır. Başına gelen her şey için toplumu suçlar, kendi işlediği suçları safsata argümanlar ve popülist ifadelerle meşrulaştırmaya çalışır, kapitalizmi umursamaz. Yukarıda bahsi geçen film sırasına göre; suç şebekesi yönetiyor olabilir, kökensiz bir vandallıkla terör uygulayabilir veya toplumu cezalandırabilir.
Guy debort un dediği gibi; "imajların gerçekliğin yerini almasıyla sahtelik de yeni gerçekliğin yerini alır". Joker bir bahanedir; gerçek değildir ve olamaz fakat Batman in ortaya çıkması için sebeptir. Sistem joker i yaratmaz, aksine Batman i yaratır. Batman bir faşist gölgedir; tüm kanunların üstünde davranır, güvenlik gerekçeleriyle insanları izleyebilir, Demokles'in kılıcı gibi toplumun üzerinde sallanır. Bütün bunları da Gotham'ı joker ve joker gibi irrasyonel terör korkusuyla meşrulaştırır. O Gotham korunur ki kentin sermayesi gene Wayne Endüstriye ve o endüstrinin durmadan ürettiği silahlara akabilsin.
Bu filmde de aynı gerçekdışılığı görmek mümkün. Toplumun dışına itilmiş bir karakter olan Arthur, kendi irrasyonalitesi içinde onlardan intikam alıyor. Film sizi durmadan "toplum bizi deli ediyor" mesajıyla dövüp duruyor, bu deliliğe katılmaya, bir çeşit "anarşizme" davet ediyor. Halbuse Arthur un eylemlerinin hiçbirinin haklılık payı yok, insanları öldürüyor ve hala empati yerine kendini acındırmaya devam ediyor. Sistem onu yaratmıyor; aksine sistem ondan çoktan vazgeçti, Joker sermayenin istediği bir bahanedir sadece, gerçek olmasını kimse istemez. Ama aksine sistem Batman i yaratıyor, çünkü sistemin bir göze ihtiyacı var.
Her şey mükemmel olsa bile Joker varolabilir, çünkü kaynağı mantık dışındadır, bir bug gibidir. Fakat her şey yolunda olursa bir Batman ortaya çıkmaz.
Eğer jung un ifadesiyle bakacak olursak; Batman karakteri Bruce Wayne için bir persona ise, joker onun gölgesidir. Bu korku unsuru onu legalleştirir ve haklı kılar.
Hasılı kelam, "tarihte her şey iki kere gerçekleşir, ilki trajedi, ikincisi komedidir..." marx